Kalite ve güç farkı
Evet, dün maça gelen 50 bin taraftar çok üzüldü. Yapacak bir şey yok. Barcelona’nın futbol çizgisi ile Galatasaray’ın çizgisi çok farklı. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanacak takımların başında dün gece seyrettiğimiz Barça geliyor.
Tamam ilk yarı sarı-kırmızılılar çok direndi. Bu yüzden devreyi de berabere bitirdiler. İkinci yarı fizik olarak futbolcuların çoğu oyundan düştü. Katalan ekibi de istediği gibi oyunu kontrol etti, gol pozisyonuna girdi, fileleri havalandırdı. Resmen, temsilcimizin gücü yetmedi. Yetmesi de mümkün değil, adamların kadrosu çok kaliteli.
Dünyanın en iyi teknik direktörlerinden Flick, harika bir sistem kurmuş. Hiç zorlanmadan da üç puanı aldılar. Galatasaray ilk yarıdaki futbolu devam ettirebilseydi, skor böyle olmazdı. Leao, Batrakov’un golünün pasını verdi. 3-4 kere de rakip kaleye gitti ama verdiği paslar yerini bulmadı. İkinci yarı zaten sahada yoktu. Osimhen uzun bir sakatlıktan çıktı, o da eski temposunda değil ve devamlı ofsaytta kalıyor.
Torreira ile Lemina da çabukluklarını kaybetmişler. Süper Lig’de bunu anlamıyoruz ama Avrupa’nın iyi takımıyla oynayınca ortaya çıkıyor. Kasımpaşa maçında Barış Alper karşılaşmanın yıldızıydı. Dün gece de sağ bekte oynadı, resmen takımın sağ tarafı çöktü. Batrakov ilk yarıda çok iyiydi. İkinci yarı arkadaşları hücuma çıkmayınca o da kayboldu gitti.
Esas sorun ise defansta. Tamam Sanchez’i yere göğe sığdıramıyoruz ama öyle değil, çok hata yapıyor. Artık tadı kaçtı cinsinden hatalar. Okan Buruk atletik bir kadro sahaya çıkarmış, o kadronun da oynayacağı bu kadar. Ne çok kaliteli bir sağ beki ne de Şampiyonlar Ligi seviyesinde bir sol stoperi var. Dün geceki maç için taraftar karalar bağlamasın. Bizim bütçelerimizle Barcelona kalitesinde bir takım kuramayız, Türkiye’de hiçbir takım da kuramaz. Sonuçta Barcelona galibiyeti hak etti, fazla söyleyecek bir şey yok.
Sende Yorum yap