Galatasaray ve Beşiktaş’ın ‘kahve’ ile imtihanı!

Galatasaray’ın Caffè il Gala markasıyla kafe sektörüne gireceğini açıklamasının ardından Beşiktaş da 1903 Coffee Co. ile bu alana adım atıyor. Caffè il Gala’nın ilk şubesi Mecidiyeköy meydanda, Beşiktaş 1903 Coffee Co’nun ilk şubesi ise Tüpraş Stadı’nda açılacak.
İyi de futbol kulüpleri neden kahve/kafe işine giriyor? Yeni gelir kaynakları yaratmak için mi? Bakın kahve dünyasının önde gelenleri bunun matematiğini şöyle çıkartmış:

■ Günde 50-67 bardak: Ortalama büyüklükteki sabit masrafları olan dükkânın masrafı çıkar.
■ Günde 70-90 bardak: Yatırımın 3 yıl içinde geri çıkartılmasını sağlayan seviye.
■ Günde 100 ve artı bardak: Yatırımcının yüzünü güldüren ‘altın oran’… Mecidiyeköy meydan olması itibarıyla Caffe il Gala’nın günlük 100+’ya ulaşması daha mümkün. ‘Her gün stada ulaşıp kahve alma zorunluluğu’ndan dolayı Beşiktaş’ın işi biraz daha zor. Akaretler’e açılsaydı, Caffe il Gala kadar şansını artırırdı…
Peki, bu iş sürdürülebilir mi? Bunu da 22 yıldır gıda sektöründe olan, kafe işletmeciliği bilgisine güvendiğim Tanju Taner Dönmez’e sordum. İlk aldığım cevap “Dezavantajları, avantajlarından daha çok.

‘Kavukcu’dan dolayı GS, 1-0 önde’
Dönmez’in açıklamaları şöyle: “G.Saray’ın Abdullah Kavukcu avantajı var. Bildiğim kadarıyla sahibi olduğu gıda zincirini, Caffe il Gala işine sokmayacak. Ancak yılların tecrübesi var. O yüzden bir Beşiktaşlı olarak şunu söyleyebilirim: G.Saray, 1-0 önde başlar bu işe. Ancak Beşiktaş da Emre Kocadağ’ın tecrübelerinden yararlanırsa, işler değişir. İki takım da bu işi kıvırabilir mi? Operasyonun başındakilere bağlı…
Sosyalleşme olur mu?
Peki neden dezavantajları daha fazla? Dönmez güldü: “Kahveciler, sadece kahve içilen değil, sosyalleşilen yerlerdir. Takım konseptli dükkânlarda imkânlar kısıtlı olur.” Okumuş adam tabi, “Maç muhabbetlerinden dolayı, o lüks kafeler mahalle kıraathanelerine dönebilir!” diyemedi, “İmkânlar kısıtlı” dedi. Dönmez’e göre “Kahve dünyası, her gün büyüyen bir cadı kazanı.” “Oradan pay alabilirler mi?” diye sorduğumda umutsuz konuştu: “İnşallah ben yanılırım ama çok ihtimal vermiyorum.” Bana göre de Beşiktaş’ın kahvecisi statta olduğu için riski yok. Ancak Caffe il Gala’nın önünün maç günlerinde ‘taraftarın toplanma alanı’na dönüşmesi ve müşteri olabilecek rakip taraftarların tepkisini çekebilmesi gibi açık riskleri var.
Amaç, halka arz mı?
Günde satılacak 100+ kahvenin iki güzide kulübümüzü zengin etmeyeceği kesin. Büyük kazanç için 81 ili kapsayacak zincir kurulması şart… Bu noktada da akla şu soru geliyor: Amaç, ‘Yılda 50 merkeze ulaşacak bir kahve zinciri oluşturuyoruz, ciro da şu şu şu olacak’ vaadiyle halka arz mı? Konuşulan şu: G.Saray yönetimi, yıl sonuna kadar Mağazacılık AŞ’yi halka arz etmeye hazırlanıyor. Başkan Dursun Özbek’in Genel Kurul’dan aldığı yetki doğrultusunda 600-700 milyon dolar değerleme üzerinden Mağazacılık AŞ’nin halka arzı sayesinde borsadan 100 ila 150 milyon dolar arasında kaynak sağlanacak. Sürdürülebilirlik şart… İnşallah iki kulübümüz de kahve fincanlarında boğulmazlar.

Haftaya salı görüşürüz…
Categories: Galatasaray ve Beşiktaş’ın ‘kahve’ ile imtihanı!
Sende Yorum yap