Ev yerine, marina kirası ödüyorlar! Tekneleri dört yıl önce yuvaları oldu

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr -İstanbul’da yaşayan Gülçin ve Zeki Güler çifti, milyonlarca insan gibi sabahları işe gidiyor, kentin yoğun temposu ve karmaşası içinde hayatlarını sürdürüyordu. Beden Eğitimi ve Spor Bölümü mezunu olan Gülçin, uzun çalışma saatleriyle spor antrenörlüğü yaparken, İşletme Bölümü mezunu Zeki ise kurumsal bir şirkette beyaz yakalı olarak çalışıyordu. Onlar da İstanbul’da yaşayan pek çok insan gibi iş hayatının yoğunluğu içinde sıradan bir yaşam sürüyordu. Ta ki dört yıl önce teknede yaşamaya karar verene kadar. Gülçin bu fikrin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı:

Satın aldıkları teknede tam zamanlı yaşamaya karar veren Gülçin ve Zeki Güler çifti, tekne henüz yapım aşamasındayken firma yetkilileriyle bir araya gelerek ihtiyaçlarını belirledi ve tasarımı buna göre şekillendirdi. Sonradan değiştirilmesi zor olan detayları en başından planlayan çift, diğer düzenlemeleri ise teknede yaşamaya başladıktan sonra edindikleri deneyimler doğrultusunda yaptı. İlk kez böyle bir yaşamı deneyimlediklerini belirten Güler çifti, zamanla ihtiyaçlarını daha iyi tanıyarak teknelerini kendi yaşam tarzlarına uygun hâle getirdi.
Teknede günlerinin genellikle denize ayaklarını sokup güzel bir kahveyle başladığını söyleyen Gülçin, “Sonrasında günlük işlerimizi hallediyor, içeriklerimizi üretiyor, teknemizle ve kendimizle ilgileniyoruz. Bazen teknede sakin bir gün geçiriyoruz, bazen de şehirdeki işlerimize vakit ayırıyoruz. Aslında hayatımızın çok büyük bir kısmı pek çok insanın yaşamı gibi geçiyor. Onlardan farklımız, günün sonunda evimize döndüğümüzde bizi denizin karşılıyor olması. Biz teknede kedilerimizle birlikte yaşıyoruz. Hatta teknemiz, bir sürü kediye ev sahipliği yapıyor. Bu yüzden sabah uyandığımızda ilk işimiz, onların kahvaltısını hazırlamak oluyor. Önce onların ihtiyaçlarını hallediyoruz, ardından teknemizin rutin kontrollerini yapıyoruz. Yani güne başlamadan önce ilgilenmemiz gereken minik dostlarımız var” dedi.

‘İŞ VE ÖZEL HAYAT ARASINDA DAHA İYİ BİR DENGE KURUYORUZ’
Gülçin ve Zeki Güler çifti, genellikle marinada yaşıyor. Hava ve deniz koşulları uygun olduğunda ise İstanbul’un hemen karşısındaki adalara gidip, vakit geçiriyorlar. “Bazen de Boğaz’a açılıp İstanbul’u denizden izlemenin tadını çıkarıyoruz” diyen Gülçin, “Yani çoğunlukla marinadayız ama fırsat buldukça denize açılıp küçük kaçamaklar yapmayı da çok seviyoruz. Düzenli olarak işe de gidiyoruz ama eskisi gibi bütün günümüzü işe ayırıp kendimize vakit bulamadığımız günleri geride bıraktık. Artık iş ve özel hayat arasında daha iyi bir denge kurabiliyoruz. İçeriklerimizin de büyük bir kısmını teknede çekiyoruz. Yani teknede yaşarken çalışmayı tamamen bırakmadık fakat işlerimizi bu yaşama göre düzenledik” diye konuştu.
‘HARCAMALARIMIZ AZALDI’
Teknede yaşamaya başlamalarıyla birlikte harcamalarının ciddi anlamda azaldığının altını çizen Gülçin, “Bunun en büyük nedeni, karadayken boş zamanlarımızı değerlendirmek için sürekli bir şeyler yapma ihtiyacı duymamızdı. Birçok insan gibi hafta sonlarımızı veya akşamlarımızı alışveriş merkezlerinde, dışarıda etkinlik yaparak geçiriyorduk. Tekne hayatına geçince bu alışkanlıklarımız da değişti. Açıkçası aylık giderlerimizi hiç oturup hesaplamadık ama önceki hayatımızla kıyasladığımızda ciddi bir düşüş olduğunu söyleyebiliriz. Ancak teknede yaşamak ekonomik açıdan ‘kesinlikle daha avantajlıdır’ demek doğru olmaz. Çünkü herkesin bütçesi, beklentileri ve yaşam tarzı farklı. Üstelik ülkemizde denizcilik gerçekten pahalı bir alan. Biz kendi adımıza konuşursak; karadaki ev kirasını, günlük harcamalarımızı ve sosyal yaşam masraflarımızı da hesaba kattığımızda teknede yaşamak bizim için daha avantajlı oldu” ifadelerini kullandı.

‘HER ŞEYİN MÜKEMMEL OLMASINI BEKLEMEYİN’
Teknede yaşam için gereken bütçenin, beklentilere ve yaşam tarzına göre değiştiğini anlatan Gülçin, “Sadece teknenin fiyatını değil; bakım, bağlama, sigorta, yakıt, ekipman ve günlük giderleri de hesaba katmak gerekir. Bu nedenle herkes için geçerli tek bir rakam yoktur. Önemli olan, bütçenize uygun bir tekne seçip beklentilerinizi gerçekçi belirlemektir” dedi ve ekledi:
“Teknede yaşamak isteyen ama cesaret edemeyen birinin kendine sorabileceği en güzel soru: Ya yapamazsam değil, ya yapabilirsem? olmalı. Çünkü bazen alıştığımız hayatın dışına çıkmadığımız için neleri başarabileceğimizi hiç öğrenemiyoruz. Tabii ki böyle bir karar verirken araştırmak, hazırlık yapmak ve gerçekleri bilmek önemli. Ama her şeyin mükemmel olmasını beklerseniz belki de hiç başlayamazsınız. Biz denedik ve bugün geriye dönüp baktığımızda ‘iyi ki denemişiz’ diyoruz. O yüzden isteyen herkese, önce küçük bir adım atmasını ve kendine bir şans vermesini öneriyoruz.”
Sende Yorum yap