Delikanlı edebiyatı ve tazminat!
Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu temsil ettiği kurumu bağlayan skandallar nedeniyle hem kamuoyu, hem de Ankara’daki büyükleri nezdinde hayli yıprandı.
Görev süresinin bitmesine sekiz ay var. Bitmesi diyorum, 2027 Haziran’ına kadar koltuğunu korur, korursa yeniden aday olur mu bilemem, lakin gelmiş geçmiş “en kötü TFF başkanı” olarak hatırlanacağı aşikar.
Son icraati ne kadar çaresiz olduğunu ve artık tutunacak desteği kalmadığını gösteriyor.
A milli takım teknik direktörü olarak ilan ettiği Sergen Yalçın’dan söz ediyorum.
Ve adına methiyeler yazdığı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapmak için bakanlık kapılarını aşındırdığı, Of kaymakamını arayıp ikametini aldırdığı Vincenzo Montella’yı, işler kötü gidince plaketle uğurlayan Hacıosmanoğlu’ndan elbette.
Tıpkı MHK başkanlığı arayışındaki gibi kapılar yüzüne kapanınca, Sergen Yalçın’a kurtarıcı olarak sarılmak vizyonuna ve misyonuna yakışır bir hamle oldu.
Lakin, 4 yıllık sözleşmenin sadece 8 aylık döneminin kendisine ait olması ve sonraki TFF yönetimini yok sayması nezaket kurallarıyla bağdaşmadı.
TAZMİNATI ÜSTLENİN
İddiaya göre Yalçın’ın yıllık 2.5 milyon euro maaşının yanı sıra, tazminatını da gelecek yönetime miras bırakan Hacıosmanoğlu, bu defa sorumluluktan kaçmamalı.
Kendisi, 8 yönetim kurulu üyesiyle Türk futbolunu idare etmeye çalışıyor.
Liyakat ve adalet hak getire; artık ne kadar idare edebilecekse. Bir yurttaş olarak merak ediyorum; Hacıosmanoğlu Haziran ayında TFF başkanı olamaz, yeni gelen yönetim Sergen Yalçın ile çalışmayı kabul etmezse, tazminatını cebinden ödemeyi düşünür mü?
Bence düşünmesi gerekir. Bodrum’daki villalardan teki yeter.
Birileri, “Sergen delikanlı adamdır, gerekirse her şeyi bırakır gider” diyormuş.
İyi, güzel de; o zaman niçin dört yıllık sözleşme yapıp, tazminat maddesi koydunuz?
Neden ucunu açık bırakıp, “Başarısız olursa, yolu da açık olur” demediniz?
Hacıosmanoğlu, MHK eski başkanıyla yaptığı 3 yıllık kontratın gerekçesini de açıklayamamıştı.
Şimdi bu sorulara cevap beklemek saflık olur değil mi?
Yolda yürüdükleriniz!
“Yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz” diyen TFF başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na bir sorum var;
Yabancı hakem ve yabancı VAR hakemleriyle ilgili söylemlerinizin üzerine soğuk su içip, MHK başkanlığına Antony Taylor’u getirdikten sonra “her şeyine kefil olduğunuz” eski MHK başkanı Ferhat Gündoğdu ile “aleme örnek” gösterdiğiniz hakeminiz Yasin Kol’u cezaevinde ziyaret ettiniz mi?
Kader birliği yapılan yol arkadaşlarını unutmak olmaz.
Dolayısıyla Metris’e ve Kandıra’ya gitti iseniz takdir ederim.
Gitmediyseniz, ne kadar vefalı olduğunuzu sorgularım.
İçimiz dışımız yabancı
Tarih 12 Ekim 2024, TFF başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu yabancı VAR hakemiyle ilgili soruyu yanıtlıyor:
“600 sene dünyayı yönetmiş bir milletin evlatlarıyız. Şimdi evlatlarımıza güvenmeyeceğiz de yabancıya mı güveneceğiz?”
Sonuç;
Önce yabancı VAR hakemi, sonra derbiye yabancı hakem, ardından yabancı eğitimci ve nihayet yabancı Merkez Hakem Kurulu başkanı ile MHK üyesi iki yabancı.
Geriye ne kaldı?
Federasyon başkanı mı?
Oldu olacak onu da devşirelim bitsin bu çile.
Sende Yorum yap