Hatalar Dansı
Fenerbahçe’nin bu sezon yaşadığı sıkıntılar; İsmail Kartal’ın hatalı tercihleri, kadro mühendisliğinde yapılan hatalar ve sürekli düşen oyuncu performansları olmak üzere üç temel nedene dayanıyor. Sarı- lacivertlilerin dünkü derbide taraftarlarına yaşattıkları hayal kırıklığını da yine bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.
Öncelikle, İsmail Kartal’ın derbide sahaya sürdüğü on birin çok doğru olduğunu söyleyemeyiz. Sol stoperde Archie Brown ve santrforda Lukaku tercihleri son derece hatalıydı. Nitekim Skriniar, 55 dakika boyunca kendi bölgesiyle beraber Brown’un açıklarını da kapatmakla uğraştı. Lukaku ise yine beklentilerin çok uzağında kaldı. Derbinin santrforu açık bir şekilde Vedat Muriqi olmalıydı. Yapısı ve özellikleri derbiye çok daha uygun olan ve Lukaku’ya göre de çok daha formda bulunan Muriqi’nin derbiye yedek soyundurulması ve kulübede de 83 dakika bekletilmesi son derece hatalıydı.
Bir başka hata da İsmail Kartal’ın oyun anlayışıydı. Topu Galatasaray’a bırakıp, Lukaku’nun indireceği uzun toplarla tehlike yaratmaya çalışmak çok doğru bir anlayış değildi. Nitekim ikinci golü de Brown’un Lukaku’ya bu şekilde göndermeye çalıştığı bir topun dönüşünde kalelerinde gördü sarı- lacivertliler. Oysa ender de olsa pasla çıktıklarında daha etkili olabildiler. Gerçi bu, öyle ahım şahım bir etkinlik değildi. Nitekim derbinin ilk yarısını sıfır şut ve sıfır gol beklentisiyle tamamladı Sarı Kanarya. Zaten bu da bize her şeyi özetliyor!
İkinci yarının başında uygulanan önde baskıyı maçın başından itibaren yapmalıydı Fenerbahçe. Nitekim bu bölümde İrfan Can Kahveci ile çok güzel bir gol buldu sarı- lacivertliler. Ancak sonrasını getiremediler. Elbette bunda yine İsmail Kartal’ın yaptığı hatalı değişiklikler de etkili oldu. Fenerbahçe’nin ayakta kalan ender isimlerinden İrfan Can Kahveci’yi 78’de kenara aldı Kartal. Hem de Mert Hakan Yandaş’ı oyuna dâhil etmek için! Aynı şekilde Oğuz Aydın’ın da Nene ile değiştirilmesi çok doğru değildi.
Kısacası bu derbide bir reaksiyon bekleniyordu Fenerbahçe’den ama o reaksiyon gösterilemedi. Bundaki en büyük sorumlu da doğal olarak İsmail Kartal. Esasen Greenwood ve Guendouzi gibi bazı oyuncuların performanslarının sürekli olarak aşağılara inmesinin nedenini de Kartal’a sormak lazım. Elbette, böyle maçlarda şapkadan tavşan çıkarabilecek Talisca gibi bir oyuncunun gönderilmesinin hikâyesini de!
Diğer taraftan ise Galatasaray, derbide doğruları yapan takımdı. Sarı- kırmızılılar yere daha sağlam bastılar, daha çok istediler ve daha çok mücadele ettiler. Sahadaki her oyuncu görevini
çok iyi bir şekilde yerine getirdi. Özellikle orta sahada Fenerbahçe’ye çok büyük bir üstünlük kurdu sarı- kırmızılılar. Atom karınca Torreira, Lemina varken çok daha rahat oynuyor ve katkısı da çok daha fazla oluyor. Batrakov, her gün biraz daha fazla sevgi ve saygı kazanıyor. Dünkü derbide de müthiş oynadı Aleksey Batrakov. Oyunun her iki yönünde de sorumluluk aldı ve derbinin Osimhen ile birlikte en öne çıkan ismi oldu. Bu transferi yapanları tebrik etmek gerekiyor.
Elbette form grafiği yükselişe geçen Barış Alper Yılmaz ve Yunus Akgün’ü de unutmamak lazım. Yunus’un kaybettiği top, Fenerbahçe’nin golüyle sonuçlandı ama oyunun geneline baktığınızda iyi bir performans sergiledi Yunus.
Osimhen içinse söylenecek pek fazla söz yok. Dünyanın en iyi santrforlarından bir tanesi ve hırsı, azmi, isteği hiç bitmiyor. Derbide de attığı iki golle üç puanın başmimarı oldu.
Okan Buruk, iyi başladığı derbide ikinci yarıda yaptığı hatalarla İsmail Kartal’a eşlik etti. Sane, Sara ve Leao’nun bu form durumlarıyla bırakın derbiyi, ligin alt sıralarındaki takımlara karşı bile forma giymeleri zor. Bu isimler an itibariyle Ziraat Türkiye Kupası’nda şans bulabilirler. Derbide de bu futbolcuların oyuna dâhil olmalarıyla Galatasaray büyük bir düşüş yaşadı. 88’deki Osimhen- Singo değişikliği de tuzu biberi oldu. Nitekim Singo’nun uzatmanın son dakikasında ceza sahası çizgisi dışında yaptığı faul, sarı- kırmızılılara çok pahalıya mal olabilirdi. Okan Buruk’un görevi; performans düşüklüğünden dolayı forma giyemeyen oyuncularını mutlu etmek değil, Galatasaray taraftarlarını mutlu etmek! Buruk bunu aklından çıkarmamalı. Çekirge her zaman sıçramaz! O zaman da eleştirilerin hedefinde Okan Buruk olur. Bizden hatırlatması…
Sende Yorum yap