s

Geç uyandılar, treni kaçırdılar

Hayır, ezeli rekabet dediğimiz o büyülü buluşma böyle ev sahibi tarafından tek taraflı meydan okunan, çift Osimhen golüyle öne geçilen bir maç olmamalıydı. Galatasaray ilk yarıda 10 şutla Ederson’un koruduğu kaleyi topa tutarken Fenerahçe tek şut atamadı. Ev sahibi takım ilk yarıda 32 kez rakip ceza alanına girerken, Fenerbahçe’nin 15 ziyaretinde de eli boştu.

Neden böyle oldu? Ayrıntılı analizlere girmeden söylemeli: Daha ilk dakikalarda Barış Alper Yılmaz’la Lukaku birbirlerine girdiler. İyi niyetli maç ahalisi olayın büyümesine izin vermedi ama, Fenerbahçe bu gerginlikten sonra sakinleşemedi, oyunu kontrol edemedi.

Osimhen’le ilgili garip bir not: İlk yarıda sadece 1 isabetli pas yaptı, ama biri soluyla, öteki kafadan Ederson’u iki kez avladı.

İsmail Kartal, Archie Brown’ı geçici stoper görevinden esas yerine, sol beke çekerken, maç öncesi güvenemediği genç Oppong’u Skriniar’la eşledi.

F.Bahçe’nin, tadı-tuzu morali fena halde yerlerdeydi. Ama arada isyan edenler de vardı. İşte Oğuz Aydın, onun asistiyle muhteşem bir röveşata golü atan İrfan Can Kahveci. Hem takımı, hem de taraftarı uyandıran adamlardı onlar.

Okan Buruk o golden sonra biraz daha savunmacı bir kimlikle avantajını korumayı düşündü. Fenerbahçe ise Kerem ve Vedat Muriç’in katılımıyla hamlelerini sürdürdü ama toplamda ancak 3 şut atabildiler.

Fenerbahçe geç uyandı, trene yetişemedi. İsmail Kartal adına hüzün yaratan bir maçtı bu. Eve mi dönecekti, yoksa antrenman sahasına mı? Bilmiyorduk. En azından bu yazıya noktayı koyana kadar ben bilmiyordum

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.