Derbi değil, utanç tablosu
Neymiş, dünya derbisiymiş! Sevsinler sizin derbi anlayışınızı! Tekme, tokat birbirine girmek mi derbi? Oturun evinizde, maç sonu yaşanan o görüntüleri tekrar tekrar izleyin. Acaba yüzünüz kızaracak mı, doğrusu merak ediyorum!
Bu anlayışla mı Avrupa takımlarıyla mücadele edeceğiz? Hadi oradan! Gençlere kötü örnek oldunuz, onları futboldan soğuttunuz, şevklerini kırdınız. Bunun farkında mısınız?
Yahu arkadaşlar, sonuçta bu bir futbol mücadelesi! Biri kazanacak, diğeri kaybedecek. Kaybetmek ne zaman dünyanın sonu oldu ki? Galatasaray- Fenerbahçe derbisinin bitiminde yaşanan kavgaları izlerken ben utandım. Kim haklı, kim haksız ayrıntılarına girmeyeceğim. Kim gol atmış, kim kaçırmış, hangi takım daha iyi oynamış, bunlar benim için ikinci planda. Çünkü ortada çok daha büyük bir sorun var!
Türk futbolunun itibarına indirilen ağır bir darbe var! Evet, favori olan kazandı kazanmasına da, Türk futbolu kaybetti, hem de çok şey kaybetti!
Bu kafayla, bu davranış biçimiyle bir arpa boyu yol alamayız! Alamıyoruz da! Sonra neden Dünya Kupası finallerine erken veda ediyoruz, neden Avrupa sınavlarında sınıfta kalıyoruz diye hayıflanıyoruz.
Örnek olması gerekenler, örnek olmaktan çıkmış; birbirlerine tekme, tokat girişiyorlar! Milyonların izlediği bir derbide yaşanan bu görüntüler, hele hele gençlerimize nasıl anlatılacak? Futbolun heyecanını, rekabetini, güzelliği göstermesi gerekenler, ne yazık ki şiddeti ön plana çıkardılar!
Bu utanç tablosunu yaşatanlara caydırıcı ve örnek cezalar verilmesi şarttır. Kim olursa olsun, hangi takımın formasını giyerse giysin, hiç kimse kendisini kuralların üzerinde göremez. Aksi halde sağlıklı bir futbol ortamından söz edemeyiz!
Kazanan da kavga ediyor, kaybeden de! Peki nereye gidiyoruz arkadaşlar? Nereye koşuyoruz? Yazık, günah! Hem de çok yazık! Güzelim ülkemiz, futbol adına bu görüntüleri hak etmiyor. Ama görünen o ki, bizim asıl sorunumuz kaybetmek değil; kaybetmeyi hazmedememek!
Zirvede rahat yok
Bu oyun hatalar oyunudur. Bu gerçek, teknik adamlar için de geçerlidir. Önemli olan, hatalardan ders çıkarmaktır. Tıpkı Vincenzo Italiano gibi!
Neden mi? UEFA Avrupa Ligi’ndeki son maçta geniş rotasyona gitti, puan kaybetti! Başakşehir karşısına ise ideal 11’ini sürdü. Yani bir anlamda U dönüşü yaptı, karşılığını da üç puanla aldı. İşte budur kardeşim! Oturmuş taşlarla oynayacaksınız, elinizin altındaki kozları da en doğu zamanda sahaya süreceksiniz. Tıpkı Hyeongyu Oh gibi!
Derbiyi kazanan Galatasaray liderlik koltuğunda oturuyor ama unutulmasın ki o koltuk sanıldığı kadar rahat değil! Çünkü arkadan gelenler var. Trabzonspor dolu dizgin yoluna devam ediyor. Arada Amed var, Beşiktaş’ı da asla yabana atmayalım. Demem o ki ilerleyen haftalarda taşlar daha da yerine oturacak gibi görünüyor. Zirve hesabı yapanların sayısı az buz değil!
Sende Yorum yap