s

Galatasaray çıtayı yine yükseltti

Futbolda bir gerçek var, bunu kabul etmek lazım. Yok yapıydı, yok çatıydı; böyle şeyler konuşarak bu güzel oyun kirletilmemeli. Galatasaray, Şampiyonlar Ligi maçları eylül ayında başladığı için sezonu geç açtı. Bu yüzden de takım daha yeni form tutuyor.

Lille maçıyla çıkış başladı. Herkes rakibi küçümsedi. Lille için kötü takım dediler, halbuki bu takım şu an Fransa liginin üçüncüsü. Maalesef Galatasaray kazanınca rakip kötü oluyor, biliyorsunuz.

Gelelim derbiye... Fenerbahçe ilk kez Galatasaray’a yenilmiyor. Burada önemli olan sarı-kırmızılıların oynadığı futbol. Okan Buruk ve futbolcular resmen bütünleşmiş. Tartışılmayacak bir galibiyet aldılar. Buruk çok eleştiriliyor ama bakıyorsunuz bu sene beşinci sezonu. Türkiye’de yıldızları idare edebilen en başarılı hoca. Bunu sahada görüyoruz zaten.

Biraz daha ileri gideyim; Türkiye’de maç öncesi kamp yapmayan tek takım Galatasaray. Futbolcular öğle saatlerinde Kemerburgaz’a geliyor, akşam da oradan maça geçiyorlar. Bunları görmek lazım. Bizdeki kirli futbol yapısı, sadece kötülemek ve aşağılamak üzerine kurulmuş.

Barış Alper, Yunus, Uğurcan, Abdülkerim ve Eren... Hepsi de milli takımda oynuyor. Bu çok büyük bir artı. Batrakov transfer edildi. Mertens’in, Sneijder’in 21 yaşındaki konumunda. Harikalar yaratıyor. Barcelona’ya, Lille’e o golleri atmak kolay mı? Maç içinde ortaya koyduğu mücadeleye ve paslarına dikkat kesilmek, saygı duymak lazım. Sanchez, Sallai, Jakobs harika oynuyorlar. Osimhen’den zaten bahsetmiyorum. Leao ile Sane’nin şu an eleştirilecek tarafları var ama çok yakında bu futbolcular da arkadaşlarına ayak uyduracak, görüntü o.

Her neyse şu an maçlara tek tek bakmak lazım. Lille ve Fenerbahçe ne kadar zorsa, Konyaspor maçı da aynı zorlukta olacak. Okan hoca, Stuttgart maçından önce Konya deplasmanını düşünmeli. Bu karşılaşmada rotasyon falan yapmamalı. Skoru erken bulursa, 5 futbolcu değiştirme hakkı var, o zaman düşünmeli. Buna Osimhen de dahil.

Yabancı VAR sınıfta kaldı

Galatasaray-Fenerbahçe derbisini MHK Başkanı Anthony Taylor da seyretti. Şimdi ben buradan Taylor’a soruyorum; sen çok iyi bir hakemdin, bu maçı yönetseydin, İspanyol VAR hakeminin ve orta hakem Atilla Karaoğlan’ın yaptığı hataları yapar mıydın?

Top çizgiyi geçiyor, dışarı çıkıyor, korner olması lazım; orta hakem ve VAR hakemi gözünü kapatıyor, devam diyor daha sonra oyun taç atışıyla başlıyor. Ve sonuçta gol geliyor. Verilmeyen penaltılar, verilmeyen kırmızı kartlar... Böyle hakemlik olur mu! Atilla Karaoğlan Türkiye’nin en kötü hakemi. Türkiye’de ve yurt dışında yönettiği her maçta problem oluyor. Neden böyle başarısız bir hakem derbiye atanıyor.

VAR hakemliği yapacak bir sürü pırıl pırıl hakemimiz bulunuyor; Erkan Engin hariç. Neden İspanya’dan VAR getirip dünya dolusu döviz veriyoruz? Karaoğlan için de aynı şeyi söylüyorum. Çok başarılı genç hakemlerimiz var, hepsi cin gibi. Futbolun kurallarını çok iyi biliyorlar. Neden MHK, Oğuzhan Çakır ya da Atilla Karaoğlan’dan medet umuyor?

Beş takımımız kıran kırana şampiyonluk yarışı yapıyor. Doğru hakem tayinleri yapılmazsa korkarım bu adaletsizliğe taraftarlar da müdahil olacaklar.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.