s

Türkiye’den Hindistan’a göç ettiler! ‘Ultra zenginlik, yoksulluk iç içe... Sosyal medya görünen gibi değil

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Müzik bölümü mezunu Kardelen Karakuzu’nun hayatı, Aksaray’dan İstanbul’a, oradan da Hindistan’a uzanan bir yolculukla değişti. Eşi Çağdaş’la ortak bir arkadaş aracılığıyla tanışan Kardelen’in başlangıçta bir danışma talebiyle başlayan iletişimi, zamanla aşka ve evliliğe dönüştü. İstanbul’da iki yıl yaşadıktan sonra eşinin geçmişinin ve kurulu bir hayatının bulunduğu Hindistan’a taşınan Kardelen, bugün çocuklarıyla birlikte Gurgaon’da yaşıyor. Eşi Çağdaş, tahıl depolama sistemleri yapan uluslararası bir şirkette Güney Asya direktörü olarak çalışıyor.

İlk başta sosyal medyada gördüğü görüntülerle tanıdığı ülkenin kendisini şaşırttığını belirten Kardelen, Hindistan’ın yalnızca kalabalık ve trafikle anılmasına ise karşı çıkıyor. Bir yanda modern gökdelenlerin ve uluslararası şirketlerin bulunduğu, diğer yanda geleneksel yaşamın sürdüğü ülkede kültürel benzerlikler de dikkatini çekiyor. Hindistan’da daha sakin bir yaşam kurduğunu, farklı kültürlere uyum sağlamayı ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrendiğini anlatan Kardelen, Türkiye’ye dönmeyi şimdilik düşünmüyor. Hindistan’a taşınma kararının kendisi için zor olmadığını söyleyen Kardelen, bu kararın arkasında eşine duyduğu güvenin bulunduğunu belirtiyor. Çağdaş’ın Hindistan’da geçmişinin ve kurulu bir hayatının olmasının geleceğe ilişkin kaygılarını azalttığını anlatan Kardelen, “Benim evim Çağdaş; o neredeyse benim evim de orası. Onun yanında olduktan sonra nerede olduğumuzun önemi yok. Üstelik Hindistan’ı daha önce iki kez ziyaret etmiştim, az çok tanıyordum” diye konuştu.

‘BİR YANDA ÇOK ZENGİNLER BİR YANDA YOKSULLAR VE ORTA SINIF’

Evlilik öncesinde babasını kaybettiğini anlatan Kardelen, eşinin kendisine gösterdiği sevgi ve koruyucu yaklaşımın ailesi için de önemli olduğunu söylüyor. Ailesinin taşınma kararını olumlu karşıladığını belirten Kardelen, yakınlarının yaşadıkları ülkeden çok kendisinin mutlu ve güvende olmasını önemsediğini ifade ediyor. Hindistan’a gelmeden önce ülkeyi ağırlıklı olarak sosyal medyada gördüğü görüntüler üzerinden tanıdığını söyleyen Kardelen, karşılaştığı manzaranın beklentilerinden oldukça farklı olduğunu dile getiriyor. Özellikle yaşadıkları Gurgaon’un modern yüzünün kendisini şaşırttığını belirten Kardelen, “Buraya gelmeden önce bakımsız sokaklar, sokakta yaşayan insanlar ve hijyen açısından olumsuz gösterilen yemekler görüyordum. Oysa yaşadığımız Gurgaon, yüksek binaları ve Google, Microsoft gibi büyük şirketlerin ofisleriyle adeta New York’u hatırlatıyor. Bir yanda çok zenginler, diğer yanda yoksullar ve orta sınıf var. Çok farklı yaşamlar iç içe” şeklinde konuştu.

Özel Kuvvetler'den uzaya: Jonny Kim’in sıra dışı hayatı! Harvard'tan çıkıp 245 gün uzayda kaldı

Hindistan’ın tek bir görüntüden ibaret olmadığını vurgulayan Kardelen, ülkenin modern şehirleri, tarihi yapıları, farklı yaşam biçimleri ve ekonomik çeşitliliğiyle daha yakından tanınması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’de Hindistan denildiğinde akla ilk olarak kalabalık, trafik ve karmaşanın geldiğini belirten Kardelen, ülkede farklı dinlerden ve kültürlerden insanların bir arada yaşamasına ilişkin önyargıların da sorgulanması gerektiğini söylüyor. Kendi deneyiminde insanların dinî kimlikten çok kişinin karakterine ve sosyal ilişkilerine önem verdiğini anlatan Kardelen, “Başkalarını yargılamadan, saygıyla yaşadığınızda burada hayat gayet kolay olabiliyor” ifadelerini kullanıyor.

‘BİZİM GİBİ TEZ CANLI İNSANLAR İÇİN BU YAVAŞLIK ZORLAYICI OLABİLİYOR’

‘Hindistan’da beni en çok zorlayan konu temizlik ve hijyen anlayışındaki farklılık oldu’ diyen Kardelen, “Ben temizliğe çok önem veren biriyim, evimin mis gibi deterjan kokmasını isterim. Bizim temizlenmesi gerektiğini düşündüğümüz bir yere bazen ‘Burası zaten temiz’ diye bakabiliyorlar. Evde yardımcımız var, bu konuda birbirimize alışmaya, benim beklentilerimi anlatmaya çalışıyorum. Zamanla çözümler buluyoruz” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni


‘BİZDE EL ÖPÜLÜRKEN ONLARDA AYAĞA EĞİLEREK DOKUNULUYOR’

Eşi Çağdaş’ın Hintlilere fiziksel olarak benzemesinden dolayı bazen yabancı olduğunu anlamadıklarını söyleyen Kardelen, “Benim yabancı olduğum ise hemen fark ediliyor. Karsu’yla yalnız alışverişe çıktığımda arabamın kapısını açan, bebek arabasını indirmeme yardımcı olan insanlar oluyor. Bu incelikler burada kendimi rahat hissettiriyor. Kültürel anlamda benzerliklerimiz de var. Özellikle kırsal bölgelerdeki yaşam bana Anadolu’yu hatırlatıyor. Çağdaş’ın işi sayesinde köyleri de görme fırsatım oldu. Bazı yerlerde düğün ve cenazelerde kadınlarla erkeklerin ayrı oturması, büyüklere gösterilen saygı, geniş ailelerin bir arada yaşaması gibi gelenekler bizim kültürümüze benziyor. Bizde el öpülürken burada büyüklerin ayaklarına eğilerek dokunulması da bana çok tanıdık geldi. Görücü usulü evlilikler ve güçlü aile bağları da dikkatimi çeken ortak noktalar” bilgisini paylaştı.

İki ay uzaklaştırma kararı durdurmadı

‘Bizim yemek kültürümüz ve hayatın hızı da onları şaşırtıyor’ diyen Kardelen, “Türkiye’de restoranlarda siparişler hızlı geliyor, masalar çeşit çeşit yemekle doluyor. Hindistan’da ise ‘vejetaryen’ ve ‘vejetaryen olmayan’ ayrımı çok belirgin. Türkiye’de bu ayrım aynı ölçüde günlük hayatın merkezinde değil. Öte yandan Türkiye’yi Avrupa’ya yakın görmelerine rağmen aile bağlarımızın kendilerininkine ne kadar benzediğini fark edince şaşırıyorlar” şeklinde konuştu.

‘BÜYÜK ŞEHİRLERDEKİ METRO VE ULAŞIM AĞI BURAYA GELENLERİ ŞAŞIRTABİLİR’

Sağlık konusunda genellikle özel hastaneleri tercih ettiklerini dile getiren Kardelen, “Gittiğimiz hastaneler temiz; farklı branşlarda profesörler, doçentler ve uzman doktorlar bulunuyor. Kan alma, enjeksiyon ve serum gibi işlemler hızlı yapılıyor, uzun süre beklemiyoruz. Devlet hastaneleriyle ilgili deneyimimiz az ama çevremizden olumlu yorumlar duyuyoruz. Özel okul ücretlerini Türkiye’ye göre avantajlı buluyoruz. Eğitimde ise Çağdaş’ın kızları sayesinde okulları tanıdık. Bazı okullar Avrupa ve Amerika’daki üniversitelere başvurmayı kolaylaştıran uluslararası eğitim programları da sunuyor. Aynı zamanda Hindistan’ın yatırım ve ticaret fırsatlarıyla da daha fazla tanınmasını isterdim. Farklı ülkelerden, dinlerden ve kültürlerden gelen insanlara açık bir ülke. Pek çok alanda iş yapma ve başarı elde etme fırsatı var. Türkiye’den Hindistan’a olduğu kadar Hindistan’dan Türkiye’ye de ticaret geliştirmek mümkün. Ayrıca öğrenmeye, gelişime, kaliteye ve mühendisliğe verdiği önem de daha çok konuşulmalı” ifadelerine yer verdi.

Hindistan’ın kültürel zenginliği ve şehirleri arasında kendisini en çok etkileyen yerlerin başında Agra’daki Tac Mahal’ın geldğini dile getiren Kardelen, “Giriş kapısından geçip o manzarayı ilk gördüğünüz an gerçekten büyüleyici. Jaipur’daki tarihi yapılar ve Babür döneminden kalan eserler de çok etkileyici. Hindu tapınaklarının mimarisindeki estetik ve ayrıntılar da dikkat çekiyor. Yaşadığımız Gurgaon ise modern gökdelenleri ve iş merkezleriyle zaman zaman New York’u hatırlatıyor. Büyük şehirlerdeki metro ve ulaşım ağı da insanları şaşırtabilir” bilgisini paylaştı.

'BURADA EN ÇOK TÜRK KAHVALTISINI ÖZLÜYORUM'

‘Hint mutfağında severek yediğim yemekler var’ diyen Kardelen, “Hindistan’da uluslararası restoranlar da çok fazla. Ancak en çok özlediğim şey kesinlikle Türk kahvaltısı. Uzun uzun oturduğumuz, çeşit çeşit lezzetlerle dolu kahvaltı sofralarının yerini hiçbir şey tutmuyor. Hindistan’da Türk kahvaltısı hazırlamak elbette mümkün. Ancak sucuk, peynir ve zeytin gibi vazgeçilmez ürünleri çoğunlukla Türkiye’den getiriyoruz. Burada alıştığımız çeşitleri bulmak kolay değil. Yumurta, domates, salatalık ve diğer sebze meyveleri ise rahatlıkla bulabiliyoruz. Böylece Türkiye’den getirdiklerimizle buradan aldıklarımızı birleştirip evde kendi kahvaltı soframızı kuruyoruz. Yerel halkın kahvaltısı ise oldukça farklı. Hindistan’da sabahları sıcak yemek yemek oldukça yaygın. Mercimekle hazırlanan çorba veya lapa kıvamındaki yemekler, pilav ve bunların yanında naan, chapati ya da roti gibi ekmekler tüketilebiliyor. Bizim peynir, zeytin ve yumurta ağırlıklı kahvaltımızdan da Amerikan kahvaltısından da farklı, kendine özgü bir alışkanlık” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni
33 ülke bizim bilmediğimiz neyi biliyor?


'FARKLI İNSANLARI VE KÜLTÜRLERİ TANIMAYI ÖĞRENDİM'

Hindistan’da yaşamanın kendisine çok şey kattığına dikkat çeken Kardelen, “Farklı insanları ve kültürleri tanımayı öğrendim. İngilizcem ve biraz da Hintçem her geçen gün gelişiyor. En önemlisi başka bir ülkede kendi ayaklarımın üzerinde durmayı, yeni koşullara uyum sağlamayı ve farklı durumlarla tek başıma başa çıkabilmeyi öğrendim. Kendime olan güvenim arttı” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:

Alıntı Metni
Yurt dışından kıyafet getirenler dikkat! 430 euro sınırı var mı? Ticaret Bakanlığı'ndan açıklama geldi

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.