s

Kendi e-posta adresinizden şantaj mesajı alırsanız ne yapmalısınız?

Sabah e-postalarınızı kontrol ederken ilginç bir mesajla karşılaştığınızı düşünün. Gönderen kısmında kendi e-posta adresiniz yazıyor. Mesajı açtığınızda ise bilgisayarınızın ele geçirildiği, kameranızdan özel görüntülerinizin kaydedildiği ve belirli bir süre içinde para ödemezseniz bu görüntülerin yakın çevrenizle paylaşılacağı söyleniyor.

Üstelik sizden 1.680 dolar değerinde Bitcoin isteniyor. Ödeme yapmanız için yalnızca 50 saatiniz olduğu belirtiliyor.

İlk tepkiniz muhtemelen endişe olacaktır. Çünkü mesaj yalnızca sizi tehdit etmiyor, aynı zamanda kendi e-posta adresinizden gönderilmiş gibi görünüyor. Peki gerçekten hesabınız ele geçirilmiş olabilir mi?

Kendi adresinizden gelen her e-posta size ait değildir.

İnternette uzun zamandır kullanılan ancak hâlâ pek çok insanı korkutabilen bir dolandırıcılık yöntemi var: Gönderen adresi sahteciliği.

İngilizcede spoofing olarak adlandırılan bu yöntemde dolandırıcılar, e-postanın gönderen bölümünde sizin adresinizin görünmesini sağlayabiliyor. Yani mesajın kendi adresinizden gelmiş gibi görünmesi, mutlaka hesabınıza erişildiği anlamına gelmiyor.

Bunu bir mektubun üzerine gönderen olarak başka bir kişinin adını yazmaya benzetebiliriz. Zarfın üzerinde sizin adınızın bulunması, mektubu sizin gönderdiğinizi kanıtlamaz.

Dolandırıcılar da tam olarak bu yanılsamadan yararlanıyor. Önce hesabınızın ele geçirildiğine inanmanızı, ardından korkuyla hareket ederek para göndermenizi istiyorlar.

Gerçekten görüntüleriniz ellerinde mi?

Bu tür mesajların önemli bir bölümü, gerçekte var olmayan görüntüler üzerinden hazırlanıyor. Aynı tehdit metni binlerce kişiye gönderiliyor. Amaç, alıcılardan birkaçının korkarak ödeme yapmasını sağlamak. Hatta bazı mesajlarda eski şifreleriniz, telefon numaranız veya adresiniz de yer alabiliyor. Bu bilgiler daha önce yaşanmış veri sızıntılarından elde edilmiş olabilir. Ancak kişisel bilgilerinizin mesajda bulunması da tek başına cihazınızın ele geçirildiğini kanıtlamaz.

Elbette gerçek hesap ihlalleri ve özel görüntülerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi de mümkün. Bu nedenle her mesajı peşinen gerçek kabul etmek kadar, hiçbir kontrol yapmadan önemsiz görmek de doğru değil.

Peki bu mesajları göndermek suç değil mi?

Bir kişinin özel görüntülerini yaymakla tehdit edilerek kendisinden para istenmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Özellikle TCK'nın 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçu gündeme gelebilir. Somut olayın özelliklerine göre tehdit, dolandırıcılık veya kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve yayılması gibi başka suçların da değerlendirilmesi mümkün...

Burada önemli bir ayrıntı var: Şantaj suçunun oluşması için her durumda tehdide konu görüntülerin gerçekten mevcut olması gerekmez. Gerçekte var olmayan görüntüler üzerinden para istenmesi de mesajın içeriğine ve olayın koşullarına göre cezai sorumluluk doğurabilir.

Dolayısıyla "Ortada gerçek bir görüntü yoksa suç da yoktur" düşüncesi doğru değil.

Böyle bir e-posta alırsanız ne yapmalısınız?

Öncelikle para göndermeyin. Dolandırıcının istediği tutarı ödemeniz, tehdidin sona ereceği anlamına gelmez. Aksine yeni ödeme talepleriyle karşılaşabilirsiniz.

Mesaja cevap vermeyin, içerdiği bağlantılara tıklamayın ve ekleri açmayın.

Ardından e-posta hesabınızın güvenlik geçmişini kontrol edin. Tanımadığınız cihazlardan giriş yapılıp yapılmadığına bakın. Şüpheli bir erişim tespit ederseniz şifrenizi değiştirin ve iki aşamalı doğrulamayı etkinleştirin.

Hukuki başvuru bakımından ise mesajı hemen silmek yerine delilleri koruyun. E-postanın orijinalini, teknik başlık bilgilerini, talep edilen kripto para cüzdanı adresini ve varsa diğer yazışmaları saklayın. Gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

Korku, dolandırıcıların en güçlü aracıdır.

Dijital dolandırıcılık artık yalnızca sahte alışveriş sitelerinden veya şüpheli bağlantılardan ibaret değil. İnsanların mahremiyet kaygıları, itibarlarını kaybetme korkuları ve teknolojiye ilişkin bilgi eksiklikleri de dolandırıcılık amacıyla kullanılabiliyor.

Üstelik yapay zekâ teknolojileriyle sahte görüntü ve videolar üretilebilmesi, gerçek ile kurgu arasındaki ayrımı daha da zorlaştırıyor.

Bu nedenle dijital güvenlik yalnızca güçlü şifre kullanmaktan ibaret değil. Karşımıza çıkan bir tehdidi doğru değerlendirebilmek de en az teknik önlemler kadar önemli.

Unutmayın, bir e-postanın sizin adresinizden gönderilmiş gibi görünmesi, hesabınızın ele geçirildiğini kanıtlamaz.

Korkuyla verilen kararlar ise bazen dolandırıcıların elde edemediği bilgileri veya parayı kendi elimizle teslim etmemize neden olabilir.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.