s

4+4+4’te devam mı?

Bir önceki öğretim yılında 4+4+4 çok konuşuldu, çok tartışıldı.

Vazgeçilsin diyenler, kalsın diyenlere göre çok daha fazlaydı.

Hatta bir ara MEB revizyona gidileceğini duyurdu ama farklı yönden baskılar gelince, öğretim yılı sonunda durum değerlendirmesi yapılacağı ve ona göre yeni öğretim yılında düzenleme yapılacağını açıkladı.

Yaz tatili geldi, geçti, okullar açıldı ama MEB’den hâlâ tek satırlık olsa da bir açıklama yok. Belli ki buzdolabına kaldırıldı ya da bu görev bir sonraki Bakana bırakıldı.

Bu konuda sadece iktidar kanadında değil muhalefette de kafalar karmakarışık; illaki değiştirilmesi gerekenler 12 yıllık zorunlu eğitime dokunulmamasını istiyor, yoksa bitme noktasına gelen erken evliliklerin yeniden gündeme geleceği endişesi içerisindeler. Çırak ve kalfa bulamayanlar ile okumak istemeyenlerin zorla okula devam ettirilmelerinin diğer öğrencilerin de huzurunu kaçırdığını iddia edenler ise 12 yıllık zorunlu eğitim süresi kısaltılmadan farklı çözümler getirilmesini istiyorlardı.

Peki şimdi ne olacak?..

Evet, bir kez daha soruyoruz:

4+4+4 kalkacak mı yoksa revize edilerek bu haliyle mi yola devam edilecek?

Revize edilecekse ne zaman edilecek ve içeriği ne olacak?

MEB uzun süredir bu yönde bir arayış içerisinde. Karşı çıkanların da devam etmesini isteyenlerin de baskılarından iyice bunalmış durumda.

MEB, bu noktada gelen şikâyetlere göre mi hareket edecek yoksa pedagojik kurallar, ülke ihtiyaçları, dünyadaki gidişat ya da öğrencilerin ilgi, yetenek, beceri ve hayalleri doğrultusunda erken yönlendirme yaparak mı bu sorunu çözmeye çalışacak?..

MEB bir konuda karar verdiğinde, başkalarının ne söylediği ne düşündüğü genelde umurunda olmuyor. Bu konudaki sessizlik, konuyu rafa kaldırdığı için mi yoksa yeni düzenleme için uygun zaman mı bekleniyor hiç belli değil ama hep birlikte yaşayarak göreceğiz…

4+4+4’te yapılması öngörülen değişikliklere gelen tepkilerden çok daha fazlası 4+4+4 hayata geçirilmeden önce de söz konusuydu ama ona rağmen geldi.

Tıpkı mülakat, öğretmen akademileri, resen atamalar, maarif modeli, ücretli öğretmenlik, sınavlar ve daha pek çok konuda olduğu gibi. Peki geri adım atıldı mı? Kesinlikle hayır. Yine öyle olursa hiç şaşırmayalım.

Peki böylesine bir inadın kime ne faydası olur?

Sınav odaklı eğitimde de ısrar ediyoruz ve sonuç ortada!..

Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinden daha önemli bir konu olamaz ve bunun yolu da eğitimden geçiyor. Bu yüzden eğer yeni bir anayasa yapma konusunda kararlıysak bunu önce eğitimde test etmeliyiz. Bakalım bu birlikteliği sağlayabiliyor muyuz?..

Eğitimdeki gidişattan, başta iktidar olmak üzere memnun olanımız yok gibi. Eğitimin A’dan Z’ye yeniden ele alınması konusunda da sadece eğitimin paydaşları değil kamuoyu da mutabık. Peki o zaman neden değişikliğe gidilmiyor?

Çocuklarımızı “sınav köleleri” haline getiren sınav ve diploma odaklı eğitimden, üretim ve istihdam odaklı eğitime neden geçmiyoruz?

Eğitime yönelik istekler tıpkı anayasa değişikliği gibi hiç bitmiyor, sürekli gündeme geliyor ama devamı gelmiyor! Neden mi?

Diyalog kapıları yeterince açık değil, samimiyet konusunda herkesin herkesten şüphesi var ama en önemlisi de binlerce yıllık geleneğimiz olan istişare kültüründen uzaklaştık da o yüzden!

İşte bu tıkanıklıkları gidermenin en iyi yolu herhangi bir konuda ortak hareket etmekten geçiyor ve bu aşamada eğitimden önemli, kapsayıcı ve birleştirici daha iyi bir argüman bulamayız.

Peki bu mümkün mü?

İstiyorsak neden olmasın ki!

Değişim sancıları ve değişim arayışları en doğal olanı, asıl sorun bunların hiç yaşanmaması!..

Türkiye Yüzyılı için yola çıktıysak, Yüzyılın Barış Projesine soyunduysak, arınma konusunda hemfikirsek, daha müreffeh yarınlar için hepimiz taşın altına elimizi koymaya hazırsak; demokrasi, hukuk, insan hakları, sandığa saygı konusunda çok daha fazlasını istiyorsak bunun yolu eğitimden geçiyor.

Bugün dünya lideri haline gelen Çin başta olmak üzere dünyaya hemen her alanda damga vuran ülkelere baktığımızda topyekûn kalkınmadan önce eğitim reformunu hayata geçiren ülkeler olduğunu çok net görürüz.

Cumhuriyeti ve modern Türkiye’yi biz de böyle kurmadık mı? Dünyanın en büyük eğitim reformlarına ve projelerine imza atmadık mı?

Şimdi de niye başarmayalım ki?

Özetin özeti: Yapacak çok işimiz var ve ilk adım eğitimdir. Eğitimde aklı, ilmi, liyakati, planlamayı referans almadan, eğitime ideolojik değil pedagojik bakmadan da bunu gerçekleştiremeyiz…

Categories: 4+4+4’te devam mı?

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.