s

Google cevabı verdi, peki kaynağa kim gidecek?

Geçenlerde Google'da bir şey ararken düşündüm. Eskiden bir sorunun cevabını bulmak için birkaç internet sitesine girer, farklı kaynakları okurduk. Şimdi çoğu zaman buna gerek bile kalmıyor. Google, yapay zeka yardımıyla cevabı arama sayfasının en üstünde veriyor.

Kullanıcı açısından oldukça güzel bir gelişme. Zamandan kazanıyoruz. Üstelik bazen aradığımızdan daha fazlasını öğreniyoruz.

Peki bu cevapları hazırlamak için kullanılan bilgiler nereden geliyor?

Bir gazetecinin saatlerce araştırarak hazırladığı haberden, bir doktorun kaleme aldığı sağlık yazısından ya da bir avukatın hukuki bir konuyu anlattığı makaleden geliyor olabilir.

Biz cevabımızı alıp sayfayı kapatıyoruz. Peki o bilgiyi üreten kişi ne kazanıyor?

İşte Rekabet Kurumu da tam olarak bu sorunun peşine düştü.

Google hakkında soruşturma açıldı.

Rekabet Kurumu, 2 Kasım'da Google'ın yapay zeka destekli arama özellikleri hakkında soruşturma açıldığını ve geçici tedbir kararı alındığını duyurdu. İncelenen konu, Google'ın arama sonuçlarında sunduğu "Yapay Zeka Önizlemeleri" ve "Yapay Zeka Modu" hizmetleri.

Aslında mesele oldukça basit. Google, internette başkalarının ürettiği bilgilerden yararlanarak kullanıcılara doğrudan cevap sunuyor. Ancak bu durum, bilgiyi üreten internet sitelerinin ziyaretçi kaybetmesine neden olabilir.

Bir örnek üzerinden düşünelim. Bir kullanıcı Google'a "Kiracı evden erken çıkarsa depozitosunu geri alabilir mi?" diye soruyor. Google da çeşitli kaynaklardan yararlanarak birkaç paragraflık bir cevap hazırlıyor. Oysa bu konuda ayrıntılı bir yazı hazırlayan avukat, belki saatlerini araştırmaya ayırdı. İnternet sitesine koyduğu o yazıyla hem insanları bilgilendirmek hem de kendisine ulaşılmasını sağlamak istiyordu. Kullanıcı cevabını Google'dan alınca avukatın internet sitesine girmeye ihtiyaç duymayabilir.

Aynı durum haber siteleri, sağlık platformları, seyahat rehberleri ve ürün incelemeleri için de geçerli. Elbette Google'ın kaynak göstermesi veya kullanıcıyı ilgili siteye yönlendirmesi mümkün. Ancak asıl mesele, insanların bu bağlantılara tıklamaya devam edip etmeyeceği.

İçeriğimi kullanma dersem ne olacak?

Rekabet Kurulunun kararında özellikle dikkatimi çeken bir konu var. Bir internet sitesi, Google'a "Benim içeriklerimi yapay zeka cevaplarında kullanma" diyebilmeli. Üstelik bunu söylediği için Google'ın normal arama sonuçlarında görünmez hale gelmemeli. Çünkü düşünsenize, bir haber sitesi Google'ın yapay zeka sisteminde yer almak istemiyor. Ama bu tercihi yüzünden arama sonuçlarında geri plana düşme endişesi taşıyor.

Böyle bir durumda gerçekten özgürce karar verebilir mi?

Bence meselenin en önemli noktalarından biri bu.

Rekabet Kurulu da geçici tedbir kararıyla yayıncıların bu tercihlerini Google'ın diğer hizmetlerindeki görünürlüklerinden bağımsız olarak kullanabilmesini istiyor.

Üstelik yalnızca bununla yetinmiyor. Haber yayıncıları arasında ayrımcılık yapılmamasını ve içerik kullanımında ekonomik değerin gözetilmesini de şart koşuyor.

Peki emeğin karşılığı ne olacak?

İnternette gördüğümüz içeriklerin önemli bir kısmı ücretsiz. Ama ücretsiz erişebiliyor olmamız, o içeriğin üretilmesinin de ücretsiz olduğu anlamına gelmiyor. Bir haberin arkasında gazeteci, editör, fotoğrafçı ve teknik ekip var. Bir uzmanlık yazısının arkasında yılların deneyimi ve araştırması bulunabiliyor. Bu içerikleri hazırlayan kurumlar çoğu zaman reklam gelirleriyle, aboneliklerle veya internet sitelerine gelen ziyaretçiler sayesinde ayakta kalıyor.

Şimdi düşünelim. İnsanlar bilgiye ulaşmak için artık o sitelere gitmezse ne olacak?

Burada Google'ın sunduğu teknolojiyi kötülemek doğru olmaz. Yapay zeka sayesinde bilgiye ulaşmak kolaylaşıyor. Bundan hepimiz yararlanıyoruz. Ancak teknoloji gelişirken onu besleyen kaynakların ekonomik olarak ayakta kalabilmesi de gerekiyor.

Rekabet hukukunun devreye girdiği nokta tam olarak burası.

Bu karar yalnızca gazeteleri ilgilendirmiyor.

Bugün küçük bir işletmenin bile internet sitesinde blog yazıları, ürün açıklamaları veya müşterilerinin sorularına verdiği cevaplar bulunuyor.

Bir otel bölgedeki gezilecek yerleri anlatıyor. Bir teknoloji şirketi ürünleri karşılaştırıyor. Bir hukuk bürosu sık karşılaşılan hukuki sorunları açıklıyor.

Bütün bunlar hem insanlara bilgi vermek hem de potansiyel müşterilere ulaşmak için hazırlanıyor.

Yapay zeka bu bilgileri doğrudan kullanıcıya sunduğunda, işletmelerin internet üzerinden müşteri kazanma alışkanlıkları da değişebilir.

Dolayısıyla tartışma yalnızca büyük medya kuruluşlarının gelirleriyle sınırlı değil. İnternette içerik üreterek görünür olmaya çalışan herkes açısından önemli.

Elbette soruşturma açılması Google'ın rekabet hukukunu ihlal ettiği anlamına gelmiyor. Şirket savunmasını yapacak ve nihai değerlendirmeyi Rekabet Kurulu gerçekleştirecek.

Ancak şimdiden üzerinde düşünmemiz gereken bir soru var.

Yapay zeka bize her sorunun cevabını verebiliyor. Peki bir gün o cevapları hazırlayan kaynaklar ekonomik olarak ayakta kalamazsa ne olacak?

Bence önümüzdeki dönemde asıl konuşacağımız mesele bu.

Çünkü bilgiye kolay ulaşmak kadar, o bilgiyi üreten insanların üretmeye devam edebilmesi de önemli.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.