ABD seçimi ve Herzog’un kararı

ABD ara seçimleri sonrası Demokratlar tarihi zaferlerinin tadını çıkarıyor, Cumhuriyetçiler hüsran içinde. Trump, başlattığı İran savaşının bedelini ödediğini kabul ediyor ama “Pişman değilim” diyor.
Tahran’a gelince… Trump’ın ‘sandıkta yediği tokattan’ ziyadesiyle memnun, ‘keyfine diyecek yok’ tabiri yanlış olmaz. Belki Trump’tan daha endişeli kişi ise henüz koltuğunda kalıp kalmayacağı belli olmayan İsrail Başbakanı Nethanyahu.
Nethanyahu’nun endişesi
Nethanyahu, kendi seçiminden partisi adına çok kötü bir sonuçla çıkmadı ama ABD seçimleri onun adına büyük bir soru doğurdu: Trump’ın zayıflaması Nethanyahu’yu iktidardan uzaklaştırır mı? Bu sonuç, İsrail’de hükümeti kurma görevini verecek Cumhurbaşkanı İzak Herzog’un seçiminde etkili olur mu?
Washington’daki gelişmelerin İsrail’de muhalefet lideri Gadi Eisenkot’un elini güçlendirdiği açık. Nethanyahu’nun Trump ile ilişkisini ‘İsrail’in sırtındaki kambur’ olarak tanımlayanlar, bu görüşlerini ABD seçiminden sonra daha yüksek sesle dillendiriyor.
Trump’ın seçim günü İsrail’e yıllardır devam eden mali yardımı keseceğini açıklaması bir başka kırılma noktasıydı. Bu çıkış, ‘koşulsuz Amerikan desteğini iç kamuoyuna pazarlayan’ Nethanyahu’nun elini önemli ölçüde de zayıflattı. Bütün bunların üzerine bir de ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in seçim muhasebesi geldi. Vance ‘‘İsrail ile ilişkiler yeniden tesis edilmeli’’ sorgulaması yaptı. Herzog hiç kuşku yok ki süreci yönetirken, İsrail’in ABD ile geleceğini de değerlendirmesine katıyordur.
Herzog’un tercihi
Herzog’un önceliği, geçen seçimde olduğu gibi yeni seçim sarmalına girmemek. Bu yüzden ABD’deki dengelerden önce Knesset’tekine bakıyor. 27 Ekim’de İsrail’deki seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı partilerin, grupların, ittifakların temsilcileriyle görüştü ve eldeki veri Cuma itibariyle şuydu: Eisenkot 67, Netanyahu ise 46 milletvekilinin desteğini alıyor. Hükümet kurmak için gerekli sayı ise 61.
Nethanyahu, Likud birinci parti olduğu için görevin kendisine verilmesi gerektiğini söylüyor. Ama Arap Partileri’nin son anda yaptığı destek çıkışıyla muhalefet lideri Gadi Eisenkot’un hükümet kurma ihtimali güçlendi. Herzog, koalisyonu kim kurabilecekse görevi ona vermekten yana. Ama bu, pazar günü görevi kesinlikle Eisenkot’a vereceği anlamına da gelmiyor. Zira ‘görüşmelerde çıkan destek’ başka, ‘o adayın Knesset’te güven oyu alabilmesi’ başka bir denklem.
Arap listeleri ve zorluğu
Herzog, hükümetin bir an önce kurulmasını istiyor ama aslında o hassas süreci kısmen dinamitleyen yine kendisi oldu. Arap Partileri ile görüşmede sekiz sandalyeli Ra’am’ın lideri Mansur Abbas ile ‘Hamas’ polemiği dikkat çekiciydi. Abbas bu nitelemeyi reddetti. Zaten etmeseydi de Eisenkot’a destek veren Avigdor Lieberman varken, Arap partileri ile işbirliği zor. Lieberman Araplara bağımlı bir hükümete başından beri karşı. Bu da Eisenkot’un siyasi geleceğini flulaştırıyor.
ABD-İsrail ilişkilerinin geleceği
Bölgeyi yakından izleyen bir uzmanın çizdiği çerçeveye bakalım: ‘‘Nethanyahu, Ben Gvir ve Smotrich’siz hükümet edemez. Nethanyahu bu yüklerle her geçen gün Washington için taşınamaz oldu. Trump yönetimi yeni hükümette Savunma Bakanlığı isteyen Ben Gvir gibi biriyle çalışmak istemez. Trump’ın istediği -Eisenkot veya Netanyahu farketmez- çalışabileceği bir İsrail hükümeti.’’ Herzog buna dönük bir karar almayacak belki ama pazara kadar yapacağı hesaba bu denklemi de ekleyecek.
ABD perspektifinden bakıldığında ise tablo şu: İsrail ile ilişkisi partiler üstü ve stratejik. Trump’ın başkanlık yetkileri devam ediyor. Lakin hem Cumhuriyetçiler hem Demokratlar için İsrail ile ilişkilerinin yeniden tesis edileceği bir dönem göreceğiz. Demokrat Partili Chuck Schumer’ın İran savaşı ile ilgili sözlerinin altını çizerek bitirelim:
“Ülkemizin kurucu babaları, Amerikan halkının rızası olmadan savaşa girişen bir başkanı dizginlemenin yollarından biri olarak Kongre’ye bütçe üzerindeki denetim yetkisini vermişlerdi.”
Demokratlar’ın gelecekte Kongre’de bütçe üzerinden atacağı adımlar belki de İsrail denklemindeki en somut veri olacak.
Sende Yorum yap