s

Espiyonaj savaşında dijital tuzaklar!..

Türk Savunma Sanayii’nin geldiği nokta nedeniyle dünyanın gözü, kulağı Türkiye’de... Bu bağlamda yapılan övgüler ve İHA-SİHA’lar başta olmak üzere gelen silah talepleri de her geçen gün artıyor. Geçmişte tamamen alıcı (ithalatçı) konumunda olan Türkiye, bugün dünyanın en büyük silah ihracatçıları arasında ilk 10’u zorluyor ve taktik-operasyonel İHA sınıfında (Bayraktar TB2, ANKA, Akıncı, Aksungur) dünya pazarında liderliğe oynuyor... Dünyada 20’ye yakın ülkeye ihraç edilen Türk İHA’lar savaş konseptlerini değiştirdi... Kendi savaş gemisini (fırkateyn, korvet) tasarlayıp üretebilen ve bunu ihraç edebilen dünyadaki 10 ülkeden biri Türkiye... ROKETSAN ve ASELSAN üretimi akıllı mühimmatlar, seyir füzeleri ve İHA’lardan atılan mini mühimmatlar (MAM-L, MAM-C) küresel standartları belirliyor. Füzeler gibi Milli Muharip uçak KAAN, insansız savaş uçağı KIZILELMA’ya sahip olmak içinde daha şimdiden birçok ülke sırada... Üstelik Türkiye artık sadece tek başına büyüyen bir güç değil; havacılık altyapısı ve savunma elektroniğiyle Avrupalı devlerin (İngiltere, İtalya, İspanya) üçüncü ülkelere açılmak için iş birliği yapmak istediği kritik bir partner konumunda... Dolayısıyla savunma sanayiindeki gelişme, hamleler tam anlamıyla devrim niteliğinde... Hele de bir zamanlar parasıyla satılmayan ya da satılsa bile o silahların nerelerde kullanılacağına dair koşulan şartlar hatırlandığında...

★ ★ ★

Türkiye’nin savunma sanayisinde “pazar payı paydaşı ve oyun kurucu” haline gelmesi de birilerini fazlasıyla rahatsız ediyor elbette. En başta da ABD’nin beslemeleri İsrail ve Yunanistan’ı... O nedenleciddi anlamda “espiyonaj savaşı” var bir yandan da... MOSSAD başta birçok ülkenin İstihbarat servisleri, günümüzde hedef seçtikleri kişilere ulaşmak ve bilgi sızdırmak için fiziki takipten ziyade dijital dünyayı kullanıyorlar. Hem kritik savunma personeli için nokta atışı bir operasyon sahası hem de genel halk kitlesi üzerinde algı yönetimi ve veri toplama aracı olarak. Son zamanlarda da MİT ve Emniyet birimleri, savunma sanayi bilgilerini toplamaya veya sızmaya çalışan yabancı istihbarat ağlarına (MOSSAD, Fransa DGSE ve çeşitli siber casusluk kolları gibi) karşı çok sayıda operasyon gerçekleştirdi... MİT ve siber güvenlik uzmanlarının raporlarına göre; bu görünmez savaşta kullanıcıların internet üzerinden içerik ürettiği, paylaştığı, yorum yaptığı ve karşılıklı etkileşim kurduğu çift yönlü dijital iletişim platformları tuzaklarla dolu. Mesela MOSSAD’ın kritik projelerde çalışan mühendisleri, yazılımcıları veya lojistik ağındaki kişilere karşı en sık kullandığı yöntem doğrudan casusluk teklifiyle değil; paravan danışmanlık şirketleri, uluslararası İK (İnsan Kaynakları) siteleri, sahte iş ilanları veya akademik araştırma maskesi altında temas kurmak. Kripto paralar, Western Union veya kuryeler vasıtasıyla hedef kişilere yüksek miktarda ödemeler yaparak onları fark ettirmeden bilgi sızdırmaya veya casusluk ağına dahil etmek. Kişiye özel tasarlanmış bir kampanya, hediye veya ilgi çekici bir dosya (PDF görünümlü casus yazılım) doğrudan mesaj (DM) veya e-posta yoluyla gönderilerek telefonuna veya bilgisayarına sızmak...

MOSSAD sadece savunma sanayii çalışanları değil, sıradan vatandaşları da farkında olmadan birer “istihbarat kaynağı” veya “etki ajanı” olarak kullanmayı da hedefliyor. Yalan haber ve dezenformasyon dalgalarıyla halkın devletine ve yerli üretimine olan inancını kırmaya, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmeye çalışıyor... Telegram ya da WhatsApp gruplarında şu haritadaki konumu gidip fotoğrafla, 1000 lira kazan gibi aldatmacalarlamasum görünen görev zincirleri oluşturuluyor. Vatandaş aslında bir yabancı servis adına keşif/istihbarat faaliyeti yürüttüğünü de ancak MİT veya emniyet kapısını çaldığında anlıyor...

★ ★ ★

Türk savunma sanayiinin geliştirdiği, geliştireceği yüksek teknoloji projeler, yazılımlar dost, özellikle düşman herkesin radarında, teknoloji casusları da faaliyette... Onların hepsi de Milli İstihbarat Teşkilatı’nın radarında ve takibinde yani... Siber dünyada ve modern casuslukta da en zayıf halkanın her zaman insan olduğu ortada. MİT ne kadar güçlü sistemler kurarsa kursun, bireysel olarak dikkatli ve uyanık olunmadığı sürecesavunma hattında bir açık her zaman olası… Dolayısıyla aslolan toplumsal bir güvenlik bilinci oluşturmak. Bu espiyonaj savaşında cephe hattı cep telefonlarımızda, sosyal medya hesaplarımızda ve günlük dijital alışkanlıklarımızda zira...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.