Bir festival nasıl uluslararası olur?


Adının önüne ‘uluslararası’ yazmakla bir festivalin uluslararası olması mümkün mü?
Değil; ama gel de bunu o festivalleri yapanlara ve ‘uluslararası’yla hava atanlara anlat...
Bizde nedense yapıldığı şehrin dışında bile yeterince tanınmayan festivalleri düzenleyenlerin ‘uluslararası’ merakı ya da kompleksleri sebep oluyor sıkça karşılaştığımız duruma.
Bu yıl “Zeytinden denize tarihten geleceğe” temasıyla yapılan 12. Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali’ne davetliydim ve burada da karşıma çıktı bu ‘uluslararası festival’ konusu...
Atapark’taki törende konuşmaları dinlerken sandalyenin üstündeki Milas Çizgi gazetesinin eki Hayat Ağacı dergisi gözüme çarptı. Dergide Milas Kaymakamı Dr. Vural Karagül’le ilk kez yönetici olarak görev aldığı Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali üzerine yapılmış söyleşideki şu sözleri dikkatimi çekti:
“Öncelikle festival amacını, bugüne kadar nasıl düzenlendiğini, hangi paydaşların içinde yer aldığını anlamaya çalıştım. Elbette bir festivali tam anlamıyla değerlendirebilmek için onu yaşamak ve görmek gerekiyor.

Hazırlıklar sırasında dikkatimi çeken önemli bir konu oldu. Festivalimizin adında ‘uluslararası’ ifadesi bulunuyor, ancak mevcut organizasyonda bu niteliğin yeterince karşılık bulmadığını gördüm. Akdeniz havzasındaki Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Fas ve Mısır gibi zeytincilikte önemli ülkelerle de bağlantı kurmalıyız. Bu ülkelerde faaliyet gösteren büyük zeytin ve zeytinyağı firmalarını festivalimize davet etmeli, burada stant açmalarını sağlamalıyız. Festival sonrasında da ilişkilerimizi sürdürerek karşılıklı ziyaretler ve iş birliği geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece organizasyonumuzu gerçek anlamda uluslararası bir boyuta taşıyabiliriz. Ayrıca EMITT başta olmak üzere ulusal turizm fuarlarında, imkanlarımız ölçüsünde de uluslararası organizasyonlarda yer alarak Milas’ın zeytinini, zeytinyağını, tarihini, doğasını ve turizm potansiyelini tanıtmalıyız. Festivalimizi yalnızca birkaç günlük bir etkinlik olarak görmüyorum. Benim hedefim bu...”
Bir kaymakamın yönettiği ilçedeki festival için vizyoner bir anlayış sergilemesi, daha da önemlisi bir festivalin nasıl ‘uluslararası’ olabileceğini ilk kez düzenleyenin anlatmış olması çok, ama çok kıymetli.
Kaymakam Karagül’ün bu sözleri umarım ‘Uluslararası’ ibaresini hakkını veremeden kullanan festival yöneticilerinin kulağına küpe olur.
Festivalin adına bu yıl ilk kez ‘Turizm’i ekleyen de Milas’a iki ay önce gelen Kaymakam Karagül’ün bu kararı almasının nedeni şu:
Bodrum’un sanılan Güllük ve Ören’in Milas’ın sınırları içinde bulunması, ilçedeki tarihi değerlerin, doğal güzelliklerin turizme kazandırılması.
Hangi etkinlikler vardı?
6 Kasım’da başlayıp, 8 Kasım’da biten 12. Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali’nin yoğun bir programı vardı ve yapılan etkinlikler şunlardı:
Bafa Gölü kenarındaki Kapkırı Agora’da zeytin hasadı.
Kapkırı Agora’da Nadiye Uslu’nun Meslek Lisesi ve Cumhuriyet Lisesi öğrencilerinin mankenlik yaptığı ‘Antik desenlerle Karia’nın İzinde’ defilesi...
Eminem’s fabrikasında zeytin sıkım etkinliği.
Mahalleler arası yemek yarışması.
Gastronomi workshopları...
Öğrencilerin yemek yarışması.
Zeytin, zeytinyağı, turizm ve Milas’ın geleceği üzerine paneller...
Ayhan Sicimoğlu ve Buray konserleri...
GÜNÜN SÖZÜ
“Boşunadır, sağır kulaklara söylenen akıllıca sözler.” (Goethe)
Categories: Bir festival nasıl uluslararası olur?
Sende Yorum yap