s

Şehit olan AKUT gönüllüsü Alperen ile ilgili yürek sızlatan gerçek

Eskişehir’deki orman yangınına müdahale sırasında ters rüzgarla alevlerin arasında kalıp şehit olan Alperen Özcan’ın cenazesi, Ankara Adli Tıp Kurumu'ndaki kimlik tespiti ve DNA analizinin ardından ailesine teslim edildi. Cenaze, Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nde düzenlenen törenin ardından Ankara'nın Polatlı ilçesine bağlı Kuşçu köyüne getirildi. Şehidin annesi tabuta sarılıp 'annem' diyerek gözyaşlarına boğuldu. Cenaze, burada da düzenlenen törenin ardından Kuşçu Köyü Mezarlığı'na defnedildi.

'SANKİ BABASININ İÇİNE DOĞMUŞ'

Özcan'ın amcası Bekir Özcan, "Çok yardımsever biriydi zaten Kahramanmaraş depreminde de 15 gün görev yaptı. Üniversite öğrencisiydi. Bu ölümü hiç hak etmedi. Çocukluğu Sincan'da Polatlı'da geçti devamlı gidip geliyordu. Yangına babası göndermek istememiş, o da ben taksi tutar yine giderim demiş. Babası götürürken ağırdan almış acaba geç kalır da gidemez mi diye. Sanki babasının içine doğmuş, Babası yavaş götürdüm fakat yine yetişti dedi" diye konuştu.

İlginizi Çekebilir

'GÜÇLÜ, CESUR, KENDİNDEN EMİN BİR GENÇTİ'

Şehit Alperen Özcan'ın kuzeni Hasan Biber, "Alperen'e dün saat 12.00'den itibaren ulaşamadık ancak oradaki iletişim kaynakları nedeniyle olduğunu düşünüyorduk. Annesi, babası, teyzesi ve dedesi saat 21.00'de hastanelere bakmak için Eskişehir'e doğru yola çıktılar. Polatlı'yı geçmek üzereyken bir haber geldi. Haberde şehit olduğunu söylemişler. Şehit olduğu haberini aldıktan sonra tabii acı haber tez yayılıyor. Hemen herkese haber ulaştı. AKUT'a gönüllü olarak yazılmıştı. Kendisi alışveriş merkezlerinde dışarıdan böyle halatlarla sarkıp cam temizleme işi yapıyordu. Güçlü, cesur, kendinden emin bir gençti. Zaten oraya da yardım etmeye; hem hayvanlar için hem insanlar için gitmişti. Eğitim hayatına tekrar dönmeyi düşünüyordu ama nasip olmadı" dedi.

Haber Detay Görsel Slider

'OLAY SABAHI ANNESİNE MESAJ ATMIŞ'

Biber, Özcan'ın ısrarla bölgeye gitmek istediğini belirterek, "Eniştemizin anlattığına göre, eniştem göndermek istememiş. Göndermek istemediği halde gitmek için çok ısrar etmiş. Hatta servise yetişmesin diye trafikte biraz oyalanmışlar ama işte ecel çekeceği için şehadeti yaşayacağı için yetişti. Oyalanmalarına rağmen servistekiler beklemişler. Şehadetinden önce saat 06.00'da annesiyle yazışması var; 'söndürme çalışmaları olumlu, soğutmaya başladık; eğer rüzgar tersten esmezse, yeniden alevlendirmezse bugün bitirebiliriz' gibi bir yazışma olmuş. Bir de öğlen saat 12.00 civarında annesiyle tekrardan görüşebilmiş. Ondan sonra da görüşme ihtimali olmamış zaten. En son Kahramanmaraş depremine de gitmişti. Diğer yangınlara da gidiyordu gönüllü olarak ama bu seferki gidişi biraz daha manidar oldu" diye konuştu.

Orman şehitlerine veda: Gözyaşları içinde son yolculuklarına uğurlandılar
4 ilde alevlerle mücadele! Havadan ve karadan müdahale ediliyor

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.