LGS’de kritik eşik

Ozan Ömer Kadüker - İstanbulLiselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 14 Haziran’da yapılacak. Sınava 100 günden kısa bir süre kala öğrenciler ve aileler için kritik bir döneme girildi. Bu süreçte heyecan ve kaygı yaşanırken motivasyon kaybı yaşayarak çalışmayı bırakan öğrencilerin sayısı da artıyor. Uzmanlar, son 100 günün doğru planlama, düzenli tekrar ve deneme sınavlarıyla değerlendirildiğinde başarıya giden yolda önemli bir fırsata dönüşebileceğini belirtiyor.
‘Sakin kalan kazanır’
Milliyet’e konuşan eğitimcilerin görüşleri ve önerileri şöyle:
Eğitimci Eda Dilhan Aydın: Mart ayı, yorgunluğun baş gösterdiği ve ‘çalışmaktan vazgeçenlerin’ sayısının arttığı kritik bir eşik. Bu 15-20 günlük süreci sakin kalabilenler kazanacaktır. Puanlardaki dalgalanmalara takılmadan, stratejik bir geri dönüş planı yapmak şu an her şeyden daha önemli. Birinci dönem konu tekrarını branş denemeleri üzerinden yapmak en sağlıklı yol haritası. Ancak Bir öğrencinin yanlış yaptığı soruyu tekrar çözdüğünde doğruya çevirmesi, o soruyu öğrendiği anlamına gelmez. Veliler, “İlk denemende neyi gözden kaçırmıştın?” diye sormalı. Eğer çocuk bu soruya detaylı ve mantıklı bir cevap verebiliyorsa, işte o zaman gerçek öğrenme gerçekleşmiş demek. Sınavı kazandıran en büyük strateji, bu sürecin yüzde 50’sinin akademik bilgi, yüzde 50’sinin ise psikolojik dayanıklılık olduğunu kavramak. Çocuklar yoruldukça ebeveynlerin panikleyip ipleri tamamen ele almaya çalışması, yapılabilecek en büyük hatalardan
‘Tükenmişlik yaşıyorlar’
ICF Öğrenci Eğitim ve Dönüşüm Koçu Banu Türkay: Öğrencilerin en büyük düşmanı erken tükenmişlik. Birçok öğrenci yıla yoğun ders programı, sürekli deneme, hafta sonu kurslarıyla yoğun tempolu başlıyor. Ancak birkaç ay sonra motivasyon ciddi şekilde düşüyor. Bunun nedeni süreç bir maraton gibi değil, sprint gibi yönetiliyor. Tükenmişlik çoğu zaman çalışmaktan değil de yanlış tempoyla çalışmaktan kaynaklanıyor. Bu noktada üç şey önerebilirim: kısa bir sistem reseti yapın, soru sayısını değil öğrenme kalitesini artırın ve günlük enerjiyi yönetmeyi öğrenin. Emek kadar ritmi yönetebilmekte bir başarı. Bu yüzden çözüm daha çok çalışmak değil, sistemi yeniden kurmaktan geçiyor. Veliler kendilerinin bile yapamayacağı şekilde bir yük bindirmemeli. Bir çocuk aynı anda özel ders, etüt, koç ve kendi okulunu idare etmeye mahkum ediliyor. Bu ciddi travmalara neden olabiliyor.
‘Deneme sayısı artmalı’
Eğitim Uzmanı Levent Nayki: Son 100 gün, öğrencilerin en sık hata yaptığı dönem. Bu aşamada panikle yeni konu öğrenmeye çalışmak verimi düşürür. Asıl yapılması gereken, mevcut bilgiyi hız ve analiz gücüyle pekiştirmektir. Sınav başarısında üç kritik unsur öne çıkıyor: doğru analiz, deneme disiplini, psikolojik dayanıklılık. Son 3 ayda haftalık deneme sayısı artırılmalı. Son 100 gün mucize zamanı değil; sistem kurma zamanıdır. Planlı ilerleyen, yanlışlarını analiz eden ve moralini koruyan öğrenciler hedeflerine mutlaka ulaşır.
Sende Yorum yap