Her evde vardı, felaket getirdi! Zeytinyağı sandılar, İspanyada 20 bin kişi zehirlendi

Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Takvimler 1981 yılını gösteriyordu. O yıl İspanya'da yaşanacak olanlar modern Avrupa tarihinin en büyük gıda zehirlenmesi felaketlerinden biri olarak geçecekti. Yaklaşık 20 bin kişinin hastalanmasına ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan bu olay gerçek bir skandal olduğu kadar sonrasında yaşananlar Avrupa'da gıda güvenliği politikalarının şekillenmesine ve iyileşmesine öncü kabul edildi. 1981 yılında İspanya'da ne oldu ve dahası binlerce kişiyi zehirleyen, her evde bulunan o ürün neydi?

ÖNCE SALGIN HASTALIK SANDILAR
Her şey birden bire oldu, 1981 yılının bahar aylarında özellikle Madrid, Valladolid ve León gibi şehirlerde yaşayan yüzlerce kişi ani şekilde ortaya çıkan solunum problemleri, yüksek ateş, kas ağrıları ve ciltte meydana gelen değişiklikler nedeniyle hastanelere akın etti. Öyle ki dakikalar içinde hastaneler dolup taşmaya başladı. Kısa süre içinde vakaların sayısı hızla artınca sağlık otoriteleri alarma geçti. Gerçek bir sorun vardı ancak bunu anlamak için ilk başta kafaları karıştı. Doktorlar bunun yeni bir bulaşıcı hastalık olabileceğini düşündü. Hastaların büyük bölümünde şiddetli akciğer iltihabı, nefes darlığı, kas güçsüzlüğü ve yoğun ağrılar görülüyordu. Bazı hastalarda ciltte kalınlaşma ve sinir sistemiyle ilgili sorunlar da ortaya çıkıyordu. Öyleyse bu bulaşıcı bir hastalıktan farksızdı. Ancak buna karar vermeden önce bir dizi araştırma yapıldı ve incelemelerin sonucunda hastalığın bulaşıcı olmadığı görüldü. Bu durum araştırmaları başka bir yöne, yani hastaların tükettiği gıdalara yönlendirdi. Fakat farklı şehirlerde birbiriyle hiçbir etkileşimi olmayan bu yüzlerce insan aynı anda hangi gıdayı tüketmiş ve bundan etkilenmiş olabilirdi ki?
Epidemiyologlar ve sağlık ekipleri haftalar süren araştırmaların ardından hastaların ortak bir noktada buluştuğunu fark etti: 'Birçok kişi aynı tür yemeklik yağı kullanıyordu!'. Bu yağlar genellikle mahalle pazarlarında veya seyyar satıcılardan, zeytinyağı olduğu düşünülerek satın alınmıştı. Yapılan laboratuvar analizleri ise çok daha çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı. Söz konusu ürünler aslında zeytinyağı değildi. Yağların büyük bölümü, sanayide kullanılmak üzere üretilmiş 'kolza yağından' elde edilmişti. Bu yağ, insan tüketimine uygun olmaması için kimyasal maddelerle işlem görmüş durumdaydı.

KOLZA YAĞINI ZEYTİNYAĞI DİYE SATMIŞLAR!
Soruşturma ilerledikçe olayın arkasında büyük bir yasa dışı ticaret ağı olduğu ortaya çıktı. Sanayi için üretilmiş kolza yağı, bazı kişiler tarafından yasa dışı yollarla temin edilmiş, ardından çeşitli işlemlerden geçirilerek yemeklik yağ görünümü verilmişti. Rengi ve kokusu değiştirilen bu yağ, zeytinyağıymış gibi şişelenerek pazarlarda ve küçük satış noktalarında satılmıştı. Tüketiciler ise farkında olmadan bu ürünü yemeklerinde kullanmıştı. İçeriğinde bulunan zararlı kimyasal bileşikler kısa sürede insan sağlığını ciddi biçimde tehdit eden ve binlerce kişinin etkilendiği kitlesel bir zehirlenmeye sebep oldu.
Hastalarda en sık görülen belirtiler arasında şiddetli akciğer iltihabı, solunum güçlüğü, kaslarda güç kaybı, yoğun ağrılar ve sinir sistemi hasarı yer aldı. Bazı hastalarda cilt dokusunda kalınlaşma ve bağışıklık sistemi bozuklukları da görüldü. Uzmanlar, bu durumun uzun süreli ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti. 1981’de yaşanan bu büyük sağlık krizi, İspanya’da gıda güvenliği sisteminin köklü biçimde yeniden düzenlenmesine yol açtı. Yetkililer özellikle yemeklik yağların üretimi, dağıtımı ve satışına yönelik çok daha sıkı denetimler getirdi. Ürünlerin üretim aşamasından tüketiciye ulaşana kadar izlenebilmesini sağlayan yeni takip sistemleri devreye alındı.

Ayrıca olaydan etkilenen kişiler için uzun süreli sağlık hizmetleri ve tazminat programları oluşturuldu. Devlet, felaketten zarar gören binlerce kişinin tedavisi ve sosyal destek alabilmesi için yıllarca süren özel programlar yürüttü. 1981’de yaşanan 'Sahte zeytinyağı skandalı (Fake olive oil scandal)' bugün hâlâ gıda sahtekârlığının ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre bu felaket, yalnızca İspanya’da değil, tüm Avrupa’da gıda güvenliği standartlarının güçlendirilmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.
Sende Yorum yap