İsrail, ABD’yi nasıl kaybediyor?..

1948’de İsrail’in devlet olarak ilanından sadece iki gün önce Beyaz Saray’da önemli bir toplantı yapıldı.
Oval Ofis’teki toplantıda içişleri danışmanı Clark Clifford, kurulacak İsrail devletinin tanınması gerektiğini savunurken, 2. Dünya Savaşı’nın generali ve sonra da ABD Dışişleri Bakanı olan Marshall, tam aksi fikri, yani İsrail’in tanınmaması gerektiğini savunuyordu.

Başkan Truman, bu tartışmaya, masasının üzerinde duran, CIA ve Dışişleri Bakanlığı’nın İsrail’in tanınması durumunda doğacak risklere karşı uyarı raporlarına rağmen, ilan edildikten sadece 11 dakika sonra İsrail Devleti’ni tanıdı.
Bu karar birçok insanı şaşırttı zira Truman’ın Başkan ve Başkan olmadan önceki dönemlerde Yahudi karşıtı cümleler kurduğu biliniyordu, ailesinde de Yahudi tek bir birey bile yoktu.
İşin aslı sonradan ortaya çıktı, Başkan Truman, yakın bir arkadaşının ısrarı üzerine Siyonizm’in ruhani lideri Chaim Weizmann’a bir randevu verdi ve ABD Başkanı o görüşmede ikna edildi. Weizmann daha sonra İsrail Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Başlığı tarih üzerinden anlatmaya başlamamın sebebi, ABD-İsrail ilişkilerinin doğumundaki sancı, Washington’daki soru işaretleri.
Sonra sinema endüstrisinin yoğun çabası, 6 gün savaşları, ABD’de inanılmaz bir Yahudi lobisi ve İsrail desteği oluşturdu.
★★★
Mart 2026’dayız.
Şu anda ABD ve İsrail, İran’ı birlikte vuruyorlar. Birleşmiş Milletler’in güç kullanma yasağına rağmen önleyici saldırı adı altında uluslararası hukukun etrafından dolaşıyorlar.
Beyaz Saray’da oturan Trump, İsrail’e en fazla hizmet eden Başkan olmakla övünüyor, Netanyahu’dan hoşlanmadığını söyleyen Biden, İsrail’in Gazze soykırımı döneminde 18 milyar dolarlık silah ve milyarlarca dolar nakdi İsrail’e yollayan Başkan oldu.
Bu tabloya rağmen, bugün İsrail, ABD’yi kaybediyor diye yazabiliyorum.
Bu yazı umudunu gerçek zannetme durumuyla yazılmadı, aksine dünya medyasını aralıksız takip ederek vardığım bir sonuç başlıkta okuduğunuz.
Bir arama motoruna İngilizce olarak İsrail, ABD’yi kaybediyor diye yazarsanız karşınıza yüzlerce makale çıkacaktır.
O makaleler, New-Yorker, Washington Post, Politico gibi ABD medyasının önemli kuruluşlarında ve ABD’de faaliyet gösteren Yahudi gruplarının alarm veren araştırmalarında yer alıyor.
★★★
İnanması zor ama ABD’deki Demokrat adaylar, Kasım’daki ara seçimler için yapılan ön seçimlerde rakiplerini İsrail ile kurdukları ilişki üzerinden eleştirmeye başladılar.
Mesela Illinois ABD Senatosu adayı Juliana Stratton,2019’da İsrail’e yaptığı ve o zamanki İsrail muhalefet lideri Tzipi Livni ile görüştüğü için eleştiriliyor.
Mesela Michigan Senato yarışında Abdul El-Sayed, rakibi Temsilci Haley Stevens’ı İsrail’in açık bir savunucusu olduğu için eleştiriyor.
İki örnekten elbette tüme varamayız, o yüzden en önemli örneği en sona sakladım.
ABD’de seçim kampanyalarının finansmanı bağışlarla yapılır ya, çok sayıda siyasetçi bugün Amerikan İsrail Kamu İlişkileri Komitesi’nden ya da komiteye bağlı eylem komitelerinden bağış kabul etmeyeceğini açıklıyor.

Değişim sadece adaylarda değil, Demokrat Delaware Senatörü Chris Coons, geçen Eylül’den beri her zaman yanında durduğu İsrail’in aleyhine oy kullanabileceğini ilan etmiş birisi.
Temsilciler Meclisi’nde Demokratların 212 üyesinden 178’i Batı Şeria’nın işgaline karşı Netanyahu’ya yollanan mektuba imza attı.
Bunlar hiç alışılmadık gelişmeler ve ABD siyasetindeki bölünmede İsrail, kürtaj kadar keskin bir çizgi haline gelmiş durumda.
★★★
Bu noktaya birden gelinmedi elbette, 2016’da Demokratların yaklaşık yarısı İsrail’i destekliyordu. Geçen 10 yılda, Gallup ve PEW’ün yaptığı saha çalışmalarına göre İsrail’e sempati yüzde 17 seviyelerine gerilemiş durumda.
Cumhuriyetçiler, halen İsrail’i destekliyorlar ama son iki yılda İsrail’e verilen destek 10 puan azalarak, yüzde 70’e düştü. Bu 2004’ten bu yana görünen en düşük oran. Daha da önemlisi yaşlı Cumhuriyetçiler İsrail’i koşulsuz desteklerken genç Cumhuriyetçiler İsrail’i daha fazla sorguluyorlar.
Bugünlerde Washington’da Cumhuriyetçi Yahudi Koalisyonunun anti-semitizm üzerine düzenlediği bir konferans yapılıyor.
Dün Jerusalem Post’ta, bu konferansa dair haber, Başkan Yardımcısı Vance’in adını kimse anmadı başlığıyla verildi.
Trump’tan sonra Cumhuriyetçilerin Başkan Adayı olması beklenen Vance, İran operasyonuna karşı çıkan, genel olarak ABD’nin kendi içindeki sorunlarla ilgilenmesini öneren bir siyasetçi. Trump da pazartesi ABC’ye verdiği demeçte, İran konusunda farklı düşündüklerini kabul etti.
Sonuçta İsrail, Cumhuriyetçilerin siyasi anlayışında da sorgulanmaya başladı demektir bu.
Yardım yarın bitmeyebilir, siyasi destek sürebilir ama gelmekte olan İsrail’in sorgulandığı pozisyon.
★★★
Aslında ABD’nin İsrail’e ne kadar destek verdiği 20 yıl sonra çok da önemli olmayacak.
Bunu ABD ekonomisini döndürmeyle ilgili senaryolara dayanarak değil ABD’nin asıl kaybettiği özelliğinden yola çıkarak yazıyorum.
ABD, Avrupa’nın güvenliğini bıraktı, Grönland için müttefiklerini tehdit etti, İran savaşında İsrail’i koruyor ama diğer Körfez ülkeleri için bir çaba göstermiyor. Gücü haklı olmak için yeterli gören bu anlayış ister istemez ABD’yi yalnızlaştıracak.
Gelecek 20 yılda yeni ittifaklar kurulacak, eski ittifaklar ya dağılacak ya da kâğıt üzerinde kalacak.
Bölgesel ittifakların küresel ittifakların yerini alacağı bir düzlemde, Washington tek belirleyici olmayacak, İsrail’in bunu görmesi ve bölge ülkelerinin tamamıyla dostane ilişkiler kurmaya yönelmesi gerekiyor...
Categories: İsrail, ABD’yi nasıl kaybediyor?..
Sende Yorum yap