s

Fark ettiği davranışla tüm hayatları değişti! ‘Öğrendiğimde dünyanın sonu gibi geldi’

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Pınar Çatal (39), 14 yaşında otizmli bir erkek ve 8 yaşında normal gelişim gösteren bir kız çocuğu annesi. Gıda yüksek mühendisi olan Pınar, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi lisans bölümü mezunu. Fakat, okuduğu bu bölümü oğlunu daha iyi anlamak, hitap edebilmek, daha iyi anlamak ve onlara daha iyi yetebilmek adına okudu. 'Hayatım boyunca, çok fazla özel çocuk annesi ile tanıştım’ diyen Pınar, “İş anlamında, ilk 10 yıl, oğulumu bir aşamaya getirene kadar hiçbir şey yapmadım. Hatta o dönemde annem üzülürdü bana. Ben evladıma üzülürdüm annem bana üzülürdü. Hayallerin vardı, hedeflerin vardı, kariyer noktasında inandığın şeyler vardı derdi hep. Tanı aldıktan sonra da işe geri dönmeyi düşünmedim. Ama daha sonra evden ve mesaisiz yapılabilecek bir şeyler aradım. İyi ki de aramışım, network marketing girdi hayatıma. Hala daha devam ediyorum” bilgisini paylaştı.

‘BU DURUMU FARK ETTİĞİM ÇOK NET BİR AN VAR’

‘Bence otizm varsa vardır, sadece sonradan kendini gösteren bir durum oluyor’ diyen Pınar, “Çünkü bebeklik döneminde bütün çocuklar temel ihtiyaçlarına göre, sadece yeme, içme, uyuma şeklinde olduğu için biz otizmi yakalayamıyoruz. Ne zaman iletişim devreye giriyor, çocukla bir iletişim kurmanız, göz teması, sosyal gülümseme beklediğiniz dönem geliyor, artık otizmli bebekler normal gelişim gösteren bebeklerden ayrışıyor. Bu durumu da ilk fark ettiğim net bir an var” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni


‘YÜZLEŞMEK ZOR OLDU, ÖĞRENDİĞİMDE DÜNYANIN SONU GİBİYDİ’

‘Tanı aldığımız günle bugün arasındaki en büyük dönüşüm çocuğun ilerlemesi ile alakalı bir şey değil’ diyen Pınar, “Benim bir anne olarak çocuğa bakış açım ile alakalı. O zaman ben bu olayı dünyanın sonu gibi değerlendirmiştim, çünkü evladımda bir problem olduğunu görmek beni kahretmişti. Ama şimdi durumu kanıksadım oğlum otizmli bir çocuk ama bu benim oğlumu ne kadar çok sevdiğim gerçeğini asla değiştirmiyor. O zamanlar elbette yeni öğrendiğim bir gerçekle yüzleşmek çok zordu. Bir kabullenme süreci yaşadım ama şu anda kabullenmiş bir anne olarak çocuğumla en mutlu nasıl vakit geçirebilirim, en konforlu nasıl yaşayabilirim işin bu tarafına geçtim” ifadelerine yer verdi.

İsviçrelilere ‘Nörüyon’ dedirten Kayserili! ‘Alplerde otobüs şoförlüğü saygın bir meslek’

Çocuğunun daha küçük dönemlerinde, okulda tek başına bırakmak zorunda kaldığında çok üzgün olduğunu dile getiren Pınar, “Bir şey olsa bana söyleyemeyeceği için ne yaparım, nasıl anlarım diye bunları çok düşünüyorsunuz. Çünkü dilsiz bir kuş o. Yani anne, bana kötü davrandılar diyemez, o yüzden ben her zaman öğretmenlerine bu konuda sizin vicdanınızı Allah'a bırakıyorum demişimdir. Çünkü bizim haberimiz olmaz, her ortamda kişisel mahremiyetten dolayı da kamera olamaz. Bunların kaygılarını çok yaşadım. Şükürler olsun, şu anda öğretmeninden de okulundan da çok eminim ama zamanında öğretmeninin tavrından tam bir güven alamadığım dönemlerde çok kaygılar yaşadım, çok uykularım kaçtı, çok üzgün zamanlarım da oldu. Çünkü olanı anlatamayacak çocuklar bunlar, tamamen bakan kişinin vicdanına kalıyoruz biz” bilgisini paylaştı.

‘UYKU, TUVALET, ERGENLİK HEPSİNDE AYRI BİR ZORLUK VAR’

Ailelerin psikolojik olarak en zorlandığı dönemlerin tuvalet ve uyku eğitimi olabileceğini dile getiren Pınar, “Otizmde uyku terörü var. Bazı çocuklar uyumuyor. Ailede birden fazla çocuk varsa, mesela gece uyumayıp sabaha kadar oturan, sonra sabah uyuyup akşama kadar uyuyan gibi, böyle olunca anne hiç uyumadan günler geçirebiliyor. Ben bunu yaşadım. O uykusuzluk ve yorgunluk sizi bedensel olarak tükettiği gibi ruhsal olarak da tüketiyor” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni

'KAYBOLURSA KORKUSUYLA AİLELER KENDİLERİNCE ÖNLEMLER ALIYORLAR'

Okulda arkadaşları tarafından zorbalanıp, küçümseneceği endişesinin her zaman olduğunu söyleyen Pınar, “Çocuk konuşamıyorsa, okulda olan biteni, yaşadığı şeyi söyleyemezse korkusu hep var. Tehlike duyguları az olduğu için Allah korusun, kaçar kaybolur mu korkusuyla bütün tanıdığım aileler kendi çaplarında önlemler alıyorlar. Kaçar kaybolursa diye korkularımız var hep. Camlar ve prizlerde önlem alıyoruz. Arabanın çocuk kilitleri gibi her an bir şey yapar mı endişesi tüm ailelerde mevcut" şeklinde konuştu.

İsrail-İran-ABD savaşı 16. gününde! 'Netanyahu öldürüldü' iddiasına İsrail'den ilk açıklama

‘En çok evimizde rahat ediyoruz’ cümlesini bütün arkadaşlarımdan duyuyorum’ diyen Pınar “Benim çocuğumun davranışları beni kesinlikle utandırmaz. Ama sosyal ortamlarda çocuğun, kontrolsüz davranışlarını diğer insanları gerince, biz de onlarla sorun yaşıyoruz. Sosyal hayatta bu çok büyük sıkıntı oluşturuyor bize. İnsanların bakışları, rahatsız olan kişilerin bazen uyarıları. Bunlara üzülüyoruz elbette. Şunu da belirteyim, insanların çoğu anlayışlı. Ama aradan birkaç tanesi çıktığı zaman sizin kalbiniz kırılıyor ve uzunca bir süre tekrar bir geri kapanış yaşıyorsunuz. Bunlar tabii ki zorluyor. Çocuğun hiperaktivitesi ve tabii ki kontrolsüz dürtüsel davranışları oluyor; bunu insanların anlayamaması günlük hayatta beni zorluyor" bilgisini paylaştı.

‘Otizmli bir çocuğun annesi olarak en çok 'Tüh kızım ya, çok da gençmişsin' veya 'Üzülme, çok zeki oluyorlarmış' denmesi beni deli ediyor’ diyen Pınar, “Şurada şu ilaç, burada bu çay varmış diyenler de oluyor. Ben 14,5 yaşında evladımla, 2 yaşından beri otizm mücadelesi veriyorum. Ne gitmediğim doktor, ne denemediğim yöntem, ne terapi, ne ilaç, ne tedavi kaldı. Hayatında otizmli bir çocukla 10 dakika bile geçirmemiş kişiler tavsiyelerde bulunuyor. Bunu böyle söyleyerek, benim yaptığım, ettiğim bütün çabaya, emeklere saygısızlık ediyorsun. Hatırlayınca bile sinirleniyorum. Hiçbir şey yapılmasa mesela. Akışında devam etse, normal davransa insanlar daha çok memnun oluruz. O kadar zor olmamalı” ifadelerine yer verdi.

Arda Güler kendi yarı sahasından gol attı! Real Madrid, Elche'yi farklı devirdi
Gökyüzünde yeni kurt kapanı

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.