İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında 7’nci gün! Salona girişlere sınırlama

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan davanın celsesine tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Önceki gün alınan karar sonrası tutuklu sanıkların birinci dereceden sadece bir yakınının duruşma salonuna girişine izin verildi. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşma salonuna alınmadı.
İMAMOĞLU: DOĞRU OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Mahkeme heyetinin yerini aldığı sırada sanık kürsüsüne yaklaşan Ekrem İmamoğlu, “Sayın hakim 3 kelimelik bir şey söylemek istiyorum müsait olursa” dedi.
Hakimin söz vermesiyle konuşan İmamoğlu duruşma salonunda bazı sıkıntıların yaşandığını söyleyerek, “İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların kendi yaşadıkları sıkıntılardan dolayı talepleri oldu. Burada yaşanan bir sıkıntı var. Sanık yakınlarından sadece birer kişi içeri alınıyor. Bu insanların aileleri ile görüşmeleri zaten çok sıkıntılı, burada görünce mutlu olan yeniden umudu büyüyen insanlar var. Bu uygulamanın doğru olmadığını düşünüyorum” dedi.
Sanıkların 3 avukat sınırlaması olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Bu artık sadece Türkiye’nin de değil dünyanın takip ettiği bir davadır” dedi. Basın mensuplarının duruşmanın en arka köşesinde oturmasına da değinen İmamoğlu, “Basının en arka tarafta duruşmayı izlemesi de mahkemenin itibarını zedeleyen bir durumdur. Basının bu davayı izlemesi takip etmesi mahkeme heyetinin iyi tanınması içinde bir iyi bir çerçevedir” dedi.
"SORUMLULUĞUNUZ ÇOK BÜYÜK"
Jandarma ile karşı karşıya gelmediklerini anlatan İmamoğlu, “Dışarıda da her türlü müdahaleden kaçındık. Sizin de kendi işinizi yapmanız için herkes sorumluluk almaya hazır. Lütfen bayram ruhuyla bunu düşünün, bayramda ailenizle otururken bir taraftan da bu durumu düşünün. Müzakere kapınızı açık tutarsanız kimse sizin makamınıza saygısızlık yapmaz. Açarsanız burada çok daha medeni bir hat çizersiniz. Duruşmanın naklen yayınlanmasından bu kısıtlamalara geldik. Bu çok büyük bir dava ve sizin sorumluluğunuz çok büyük” dedi.
"BOĞAZIMDAN HARAM LOKMA GEÇMEDİ"
Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasının ardından İBB İştirak Şirketi Ağaç A.Ş Özel Kalem Müdürü tutuklu sanık Murat Or savunmasına başladı. Çocuklarının cezaevinde olduğunu bilmelerini istemediğini söyleyen Or, “O yüzden 9 aydır çocuklarımı göremiyorum” dedi. Rüşvet iddialarıyla adının aynı yerde geçmesine çok üzüldüğünü anlatan Murat Or, “Hayatımda boğazımdan haram bir lokma geçmedi, çocuklarımın da geçirmedim. Kimseden para talep etmedim, almadım. Kime sorarsanız söyler bunu. Devlet kaynaklarının israf edilmemesi noktasında elimden gelen her şeyi yaptım” dedi.
"PARA VERDİĞİNİ GÖZÜMLE GÖRMEDİM"
Dini hassasiyetleri sebebiyle faiz dahi almadığını söyleyen sanık, “Malvarlığımda artış gözlenmemektedir MASAK raporunda. Haksız bir kazancım olsa borca girmezdim. Odamın kapısı hep açıktır benim. Para alışverişi gerçekleşecek olsa ben bu odada mı yaparım bu alışverişi? Herkesin gözünün önünde olan bir oda. Ali Sukas’ın herhangi birine para verdiğini gözümle görmüş değilim. Herhangi bir örgüt yapılanması içerisinde görev almadım, Ali Sukas’tan bu yönde talimat almadım” dedi.
“BU KADAR RÜŞVET ALAN BİRİSİNİN AÇIK VERMESİ GEREKİRDİ”
Ağaç A.Ş Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Sukas yaptığı savunmasında 37 yıllık orman mühendisi olduğunu söyleyerek, “Her dönem inandığım davalarda oldum” dedi. “Masumiyetimi somut delillerle kanıtlayacağım” diyen sanık Ali Sukas, “Savcılık rüşvet talep ettiğim şirketlere ihale verdiğimi, ihale verdikçe de daha çok rüşvet talep ettiğimi iddia etmektedir. Bu kadar yolsuzluk yapan, rüşvet alan birisinin bir açık vermesi gerekirdi. İncelenen 1200 dosyada bir açık çıkardı. Firmalar benim özellikle seçtiğim değil, daha önce de çalışılan sektörde bilinen firmalardır” dedi.
GİZLİ TANIĞA ‘ŞEYTAN’ BENZETMESİ
Hakkında gizli tanık ifadeleri olduğunu da söyleyen Sukas, gizli tanık Gürgen ile ilgili, “Bu mahlukat nasıl bir canlıysa yazıcı melekler gibi beni 24 saat izlemiş, Ağaç A.Ş.’de çalışan 50 kişiyi izlemiş, firmaları izlemiş. Türkiye yetmemiş Avrupa’da olan şirketleri izlemiş. Kimdir bu diye düşündüm. Böyle bir canlı var mı diye düşündüm. Evliya olabilir mi dedim. Şeytanda karar kıldım. Fitne ve dedikodu yayan şeytandır çünkü” dedi.
“GİZLİ TANIK GÜRGEN TEK BİR KİŞİ OLAMAZ”
Gizli tanık Gürgen’in tek kişi olamayacağını söyleyen sanık Ali Sukas, “Ağaç A.Ş’de hangi noktada görev yapıyorsa yapsın bu kadar veriyi, bilgiyi toplaması mümkün değil. Bu kadar bilgiye, detaya sahip olması mümkün değil. Yani bitkiyi bilir, ağacı bilir de gidip ihaleyi bilmez. Torfu bilmeyebilir. Oradaki sistemi bilmeyebilir. Yani içeriklerin hepsi yalan, söylediklerinden sadece tedarikçi isimleri ve kurumda görev yapanların isimleri doğru” dedi.
“AK PARTİ İKTİDARININ YAPTIĞI EN DOĞRU ŞEY”
Satışların önceki dönem olduğu gibi açık ihale ile yapıldığını anlatan Sukas, “Bitkisel materyal dosyalarında açık ihaleye çıkar, biz gireriz, alırız. Çoğunlukla biz alırız. Niye? O güçte, o kapasitede, hem finansman olarak hem organizasyon kabiliyeti olarak bu işi üstlenecek ve zamanında yerine getirecek başka bir şirket yok. Yani burada, büyükşehirlerde kurulan iştirak şirketleriyle alakalı. Ben AK Parti iktidarının en doğru yaptığı şeylerden bir tanesinin iştirak şirketlerinin kuruluşu olduğunu düşünürüm. Bunu söylerim çok rahatlıkla” dedi.
Duruşma, sanık Sukas'ın savunmasına devam edilmek üzere 23 Mart Pazartesi gününe ertelendi.
Sende Yorum yap