Zorba zorda!

Kendi ülkesinde yolsuzluk davalarının sürdüğü bir dönemde Hamas tarafından düzenlenen 7 Ekim saldırılarını fırsat bilerek, Gazze’ye yönelik “soykırım” derecesinde bir operasyon düzenleyerek, 70 binden fazla kişinin öldürülmesinden sorumlu olan, ardından da yaklaşan seçimler öncesi ABD Başkanı Donald Trump’ı da yanına alarak İran ve Lübnan’a saldıran İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun hükümeti, adeta kıskaca sıkışmış durumda. Nitekim bir yandan iç kamuoyunda sert eleştirilere maruz kalan, yakın çalışma arkadaşlarından kaynaklı skandallarla boğuşan Netanyahu, İran’a karşı başlattığı savaşta en büyük destekçisi Trump’ın kendisini “devre dışı bırakmasından” endişe ediyor.
İsrail ve Amerikan medyasında, ABD’nin savaşı tamamen bitirmek yerine bir aylık ateşkes üzerinde durduğu ifade edilirken, bunun İsrail’deendişe yarattığına dikkat çekiliyor. İsrail’in “12. Kanalı”, üç üst düzey ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, biraylık ateşkesin amacının, müzakerelere daha fazla zaman kazandırarak diplomatik sürecin başarıyla sonuçlanmasını sağlamak olduğuna vurgu yapıldı.
ENDİŞE HAKİM
Haberde, İsrailli siyasi ve askeri yetkililerin, süreçten ciddi endişe duyduğu da aktarıldı. Yetkililerin, ABD ile İran arasında nükleer program, balistik füze kapasitesi ve İran’ın bölgedeki nüfuz politikaları konusunda bir anlaşma yapılmasından ve İsrail’in bu anlaşmaya dahil edilmeme ihtimalinden kaygılandığı ifade edildi. Haberde, ABD yönetimi, İran’a mevcut savaşı sonlandırmak için iletilen şartların, Amerika ve İsrail’in tüm savaş hedeflerini kapsadığını savunsa da, Tel Aviv, Trump ve ekibinin İran ile “bir prensip anlaşması” için baskı yaparak, kendi hedeflerini görmezden gelmesinden çekiniyor.
Benzer görüşleri aktaran Amerikan “Axios” internet sitesi de, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, ABD’nin İsrail güvenlik çıkarlarını dikkate almadan Tahran’la anlaşabileceğinden çekindiğini vurguladı. Axios’a konuşan İsrail kaynakları, olası bir anlaşma için ABD tarafından önemli tavizler verilmesinin gerekebileceğini, bunun da İsrail’in İran içindeki hedeflere saldırma yeteneğini önemli ölçüde sınırlayabileceğini savunuyor. Öte yandan ABD’li Newyork Times Gazetesi ise, Netanyahu’nun ordudan İran’a yönelik saldırıları şiddetlendirmesini istediğini iddia etti.Pakiskan Başbakanı Şehbaz Şerif, ülkesinin ABD ile İran arasındaki çatışmayı çözmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu paylaşmış, ABD ve İran temsilcileri arasında bu hafta ilerleyen zamanlarda İslamabad’da bir toplantı yapılabileceği konuşulmaya başlanmıştı.
HAREDİ OKULLARINA YARDIM HUKUKA AYKIRI
İsrail’de hükümet, ülkede ultra-Ortodoks Yahudi topluluğu Haredilere ait okullara yaptığı mali yardımla ilgili eleştiri ve suçlamaların odağında. Nitekim konuyla ilgili tartışmada, meclis hukuk biriminden bir karar çıkarken, söz konusu kararda, hükümetin komite onayı olmaksızın yardımların büyük kısmını bu okullara ulaştırmasının kanuna aykırı olduğu belirtildi. Konuyla ilgili bugün görülecek duruşma öncesinde açıklanan kararda, Finans Bakanlığı’nın, kanuna aykırı hareket ettiği sonucuna varıldı. İsrail’de siyasi bağlantısı da olan Haredi okullara yapılan maddi yardım, bir süredir ülkede tartışma konusuydu.
EN YAKININDAKİ İSİM: ‘O ZAMAN İŞİ BİTER!’
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Özel Kalem Müdür Vekili Ziv Agmon’a ait ses kayıtlarının sızdırılması, partisi Likud içinde ve hükümet koalisyonunda siyasi kriz yarattı. Netanyahu’nun en yakın çalışma ekibinden olan Agmon’a ait olduğu belirtilen ses kayıtları, özel bir yayında kamuoyuyla paylaşılırken, kayıtlarda Likud’un Mizrahi milletvekillerine “babun” benzetmesi yaptığı ve “Afrika’dan gelen zavallı Faslılar” gibi aşağılayıcı ifadeler kullandığı duyuluyor. Agmon, partinin aday listesinin “tecavüzcüler ve katillerden” oluşması gerektiğini savunduğu iddia edilirken, 7 Ekim saldırılarındaki istihbarat zafiyetine ilişkin “Mısırlılar, Bibi (Netanyahu) ile yaptıkları görüşmenin kaydını yayınlamalı; o zaman işi biter” dediği duyuluyor. Agmon, Başbakan’ın oğlu Yair’in Dışişleri Bakanlığı’nı zorlayarak kendisine diplomatik pasaport çıkarttırdığını da öne sürüyor.Agmon, konuşmalarının basına sızmasının ardından dün istifa etti.

HÜKÜMETE ‘YAĞMA’ ELEŞTİRİSİ
İsrail merkezli “Walla” internet sitesinde yayımlanan Ben Caspit imzalı yazıda, İran ve Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürütülen savaşın nereye gittiğinin belirsizliğine dikkat çekilirken, Binyamin Netanyahu yönetimine sert eleştiriler yapıldı ve hükümetin savaşı “İsrail’i parçalayan ve uçurumun eşiğine getiren konuları maskelemede” kullandığı vurgulandı. Sert muhalif yazılarıyla tanınan Caspit, “İsrail devletini ele geçiren hükümetin, yağmave darbeyi sürdürmek için korkunç bir savaşa yol açtığını, İsrail’i uçurumun eşiğine getiren tartışmalı konuları, alarm ve füzelerle örtbas etmeye çalıştığını” vurguladı.
“Çıkarlar koalisyonu” olarak nitelediği kabine üyelerinin yanı sıra azınlıklar ve post-Siyonistlerin bunu çeşitli nedenlerle yaptığını kaydeden Caspit, “Birincisi, utanmaz, pervasız ve dizginsiz oldukları için; ikincisi, yapabildikleri için; üçüncüsü, artık protesto edemediğimiz için...” ifadelerini kullandı.
ATEŞKES İLANI CUMARTESİ İDDİASI
İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, ABD Başkanı Trump’ın İran ile anlaşmaya varılmasa bile 28 Mart Cumartesi günü ateşkes ilan edebileceğini ileri sürdü. Haberde, siyaset ve güvenlik çevrelerindeki üst düzey yetkililerin “savaşta elde edilen kazanımların sonuna kadar değerlendirilmesi” konusunda mutabık kaldığı aktarılırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun evinde yapılan toplantıda ise ABD “el frenini çekmeden önce” İsrail’in gerçekleştirmesi gereken hedeflerin öncelik sırasının belirlendiği iddia edildi.
SAVAŞ GÜNLÜĞÜ! ‘YAKLAŞIN BEKLİYORUZ!’
İran dini lideri Mücteba Hamaney’in Savunma Konseyi’ndeki temsilcisi Ali Ekber Ahmediyan, ABD askerlerine “yaklaşın” çağrısında bulundu. Ahmediyan, ABD’nin yaklaşık 3 bin askeri Orta Doğu’ya sevk etmeye hazırlandığına dair raporlara değinirken, “Yıllardır Amerikalıların belirlediğimiz o noktalara gelmesini bekliyorduk. 20 yılı aşkın bir süredir asimetrik savaş stratejileriyle tam da bu an için eğitim ve tatbikatlar yapıyoruz. Şu anda ABD askerlerine ileteceğimiz yalnızca bir tek mesajımız var: Daha yakına gelin” ifadelerini kullandı.
‘İRAN, YENİLGİYİ KABUL ETMELİ’
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt düzenlediği basın brifinginde, ABD-İran müzakerelerine ilişkin soruları yanıtladı. Leavitt, “Başkan’ın (Donald Trump) tercihi her zaman barıştır. Ancak İran, askeri açıdan mağlup oldukları gerçeğini kabul etmezse, Başkan Trump onların şimdiye kadar hiç olmadığı kadar sert şekilde vurulduklarından emin olacaktır” şeklinde konuştu. Leavitt ayrıca 15 maddelik plana ilişkin konuşarak, “Medyada dolaşan bir plan gördüm. Planın bazı kısımlarında doğruluk payı var, ancak okuduğum haberlerin bir kısmı tamamen gerçeğe uygun değildi” dedi.
ABD’LİLER ‘AŞIRI’ BULUYOR
Associated Press (AP) ile NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezinin yaptığı ankete göre, ABD’lilerin yaklaşık yüzde 59’u, ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırılarının “aşırı” olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 45’inin gelecek birkaç ay içinde benzin alabilme konusunda “aşırı” veya “çok” endişeli olduğu kaydedilen ankette, ABD’lilerin yaklaşık yüzde 40’ının Başkan Donald Trump’ın performansını “onayladığı” belirtildi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 65’i, ABD’nin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemesine yönelik adımlarını “son derece” veya “çok” önemli bir dış politika hedefi olarak nitelendirdi.
TRUMP’A ‘YANILTICI BİLGİ’
ABD Başkanı Donald Trump’a, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları hakkında yanıltıcı bilgi verildiği öne sürüldü. NBC News’un haberinde, Trump’ın saldırıların ilk gününden bu yana günde 2 dakikalık videolarla bilgilendirildiğiiddia edildi. Kanala konuşan yetkililer, bu görüntülerin, “İran’daki hedeflere düzenlenen en büyük ve en başarılı saldırıları” içerdiğini savundu, Başkan’ın “savaşın gidişatı hakkındaki bilgileri tam olarak almadığı” endişelerini artırdığınıöne sürdü.
Sende Yorum yap