TRUMP ARAYIŞTA
Sonunda şebekenin mensupları birbirine düştü!
Donald Trump önceki gün yanında oturan Savaş Bakanı Pete Hegseth’e dönüp füzeyi fırlattı:
- Askeri müdahaleyi ilk sen istedin, müdahale edelim çünkü onların nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz, dedin.
Hegseth, Başkan’ın suçu üzerine atmasına bir şey diyemedi, boş boş baktı.
Başkan savaştan kaçış yolu arıyordu...
★★★
İran’ın nükleer kapasitesini yok etmek!
ABD saldırısına gösterilen sebeplerden biri buydu...
E. Büyükelçi Onur Öymen bu noktada trajikomik bir duruma işaret ediyor:
- İran’ın nükleer silah yapma ihtimali tartışılıyor, ancak nedense İsrail’in nükleer silahlara halen sahip olduğu konusu hiç tartışılmıyor. İsrail nükleer silahları yasaklayan anlaşmalara imza atmamıştır. Elinde nükleer silah bulunduğu hemen hemen kesindir. Fakat nedense İsrail’in sahip olduğu nükleer silahlar değil İran’ın sahip olması muhtemel nükleer silahlar konuşuluyor hatta savaş sebebi oluyor...
★★★
Madem söz silahtan ve savaştan açıldı, devam edelim...
Yunanistan, komşusu Bulgaristan’a iki adet F 16 uçağı ile Patriot bataryası göndermiş. Bununla övünüyor.
Türkiye Yunanistan’a göre tehlikelere daha yakın bir ülkedir.
Öyle olduğu halde neden bizim Patriot füzemiz yok.
Bazen ortam kızıştığında başka ülkelerden Patriot gönderiliyor, ortam sakinleşince geri çekiliyor.
Türkiye hava savunması için bir ara Çin’le görüştü. Sonra Rusya’ya döndü. S 400’lerin alınması biraz da bu mecburiyetten oldu.
Türkiye’nin Patriot edinmesi neden istenmiyor?
Doğrusu merak ederiz…
MALMÜLK
Siyasete girenlerin mal varlığı her zaman merak konusu oldu.
Şu anda da tartışma konusudur.
Aslında kişinin tek başına mal beyanı yeterli değildir. Eşi ve yakınlarının malları da beyan edilmeli ki, bir anlamı olsun. Ancak bizde uygulama bu kadar genişletilmez.
Gelelim işin esprisine... Yaşanmış olaydır.
Nurettin Sözen’in İstanbul Belediye Başkanlığındaki ilk günleri...
Göreve aldığı kişilerden mal beyanı yapmasını istiyor.
Mal beyanı yapanlardan birinin yazdığı formu okurken duruyor:
- Bu adamın bu kadar serveti yoktur, diyor.
Ve ekliyor:
- Kerata çalacaklarını da listeye koymuş…
VİYANA
Strateji uzmanı E. Gen. Nejat Eslen ile İran savaşını konuşuyoruz ...
- Bir yandan da Osmanlı savaş tarihi üzerinde çalışıyorum, diyor...
- Güzel bir konu...
- Kuşkusuz öyle… Ancak bir noktayı bir türlü çözemiyorum...
- Nedir o?
- Osmanlılar Viyana’yı neden fethetmek istedi?
- Herhalde fütuhat merakı!
- Peki eğer fethetseler ne olacaktı? Sonra ne yapacaklardı?
- Herhalde ne yapacaklarını Viyana’yı fethettikten sonra düşüneceklerdi?
- İşte mesele burada... Bir savaşın amacı olur, hedefi olur. Belirli hedefiniz ve amacınız yoksa savaşı kazanamazsınız...
- İran savaşına gelirsek...
- İran’a saldırmakta İsrail’in kendince sebepleri var... Ama Amerika’nın İsrail’e destek olmak dışında bir amacı görünmüyor. O yüzden şimdiden boşluğa düştü. Donald Trump her gün başka bir şey söylüyor. Ancak İran’a neden saldırdığına mantıklı bir gerekçe gösteremiyor... O yüzden kazanamayacak…
KELİME
Twitter’da bir vatandaş yarı şaka yarı ciddi, “İnsanımızın kullanmaya çalıştığı ama telaffuz etmekte zorlandığı kelimeler”i sıralamış...
Mesela:
“Binaenaleyh, entelijansiya, egzajere, konjonktür, proletarya, mütekabiliyet, muayenehane, şarj, deşarj, bilmiyorum, seni seviyorum, özür dilerim, günaydın...”
Bu vatandaşı ince esprisinden dolayı kutlarız...
GÖZLER
Doktor tedavisinde moralin önemi çok...
Gözlerinden şikâyeti olan bir dostumuz var.
Birkaç ayda bir gidip kontrol yaptırıyor.
Gözlerindeki hastalık artıyor.
Dostumuzun morali bozuluyor.
Sohbet ederken doktorun ve moralin öneminden söz etti...
- Doktor yine iyi haber vermedi, dedi, arıza artıyormuş ama moralimi düzeltti...
- Ne dedi?
Doktor demiş ki:
- Bu sabah bir hasta geldi, bacaklarında kireçlenme başlamış hiç yürüyemiyor. Bakın maşallah siz çok iyi yürüyorsunuz. Gözlerinizin de biri bozulsa bile öteki iyi. Üzülmeniz için sebep yok...
Dostumun morali düzelmiş bu sözleri duyunca...
Gözlerini unutmuş...
Telefonda hayli neşeliydi.
Sende Yorum yap