Diplomasi, kültür, sanat ve spor
Geçen akşam Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nun tarihi Sismanoglio Megaro binasında düzenlenen Ulusal Gün resepsiyonuna davetliydim. Ama açık söyleyeyim, o akşamın asıl ağırlığı konuşmalardan çok sergideydi. Sanatçı Yorgos Taksidis’in “Aynoroz: Sessizliğin Diyarı” sergisi açıldı. Aynoroz dediğimiz yer sadece bir coğrafya değil. Yüzyıllardır süren bir içe dönüş hali. O resimlerde insan yok gibi... Ama aslında her yerde insan var. İz bırakmış, geçmiş, düşünmüş, kaybolmuş.

Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosu Büyükelçi Konstantinos Koutras, konuşmasında, Türkiye ile Yunanistan’ın iç içe geçmiş bir tarihi paylaştığını vurguladı. Ama asıl vurgu başka yerdeydi. Bölgenin hassaslaştığı bir dönemde, öngörülebilir ilişkilere ve açık iletişime her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Lozan Antlaşması ve uluslararası hukuk hatırlatması da bu çerçevenin bir parçasıydı.

Konuşmanın bir bölümünde Ankara’ya uzanan bir hat kuruldu. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 12 Şubat 2026’da Ankara’da yapılan Yüksek İşbirliği Konseyi toplantısına değindi. Bu temasın, iki ülke arasında iletişim kanallarının açık tutulması açısından önemli olduğu vurgulandı.
Sivas’tan dünyaya açılım
Biliyorsunuz, başarı hikâyelerini dikkatle takip ederim. Çünkü bu ülkenin gücü çoğu zaman üretimin içinden çıkar. Geçtiğimiz günlerde Tezmaksan Grup CEO’su Hakan Aydoğdu ile bir araya geldik. Konu Sivas olunca, anlattıkları aklımda kaldı.
Türkiye artık sadece üretmiyor, teknoloji üretmeye yöneliyor. Sivas’ta kurulan akıllı üretim üssü bunun somut örneği. Robotik otomasyon, yazılım teknolojileri ve çok eksenli CNC makinelerle klasik sanayinin ötesine geçen bir yapı kuruluyor. Rakamlar da bunu destekliyor. 2025’te cironun önemli bir bölümü ihracattan geliyor. 40’tan fazla ülkeye satış var. Üstelik gelirin yüzde 7’si Ar-Ge’ye ayrılıyor.
Ve yeni hedef... Türkiye’de ilk olacak 9 eksenli CNC makine hazır. Sırada 11 eksenli versiyon var. 2027’nin son çeyreğinde seri üretim planlanıyor. 220 kişilik ekibin yaklaşık yüzde 40’ının mühendis olması da önemli bir gösterge. Çünkü artık üretimin kalbi insan kaynağı. Hakan Aydoğdu’nun hedefi açık: Sivas’ı dünyanın sayılı teknoloji merkezlerinden biri yapmak.
Başarı öyküsünden söz etmişken; Eren Grubu’nun tekstildeki küçülme sürecine dair Çorlu’daki fabrikayla ilgili gelişmeleri bir önceki köşe yazımda gündeme taşımıştım. Yazının ardından şirketten yeni bir açıklama geldi; fabrikanın üretime devam ettiği ifade edildi. Kimsenin işsiz kalmayacak olması sevindirici. Açıklamalar bir yana, en kısa zamanda fabrikaya gidip yerinde görmek isterim.
İyilik koşusu başlıyor
Ataşehir’de farklı bir hareket var. 12 Nisan’da ilk kez düzenlenecek Ataşehir Ata Koşusu için geri sayım başladı. Slogan şu: “İyiliğe koş Ataşehir’de buluş.”
Detaylara bakınca şunu görüyorsunuz... Bu iş sadece bir yarış değil. 5 kilometre, 10 kilometre, bir de çocuk koşusu. Yani herkesin içinde olabileceği bir organizasyon. Ödül var, rekabet var... Ama mesele sadece derece değil. O gün orada bulunan herkes bir hikâyenin parçası olacak. Bazen şehirleri değiştiren şey büyük projeler olmuyor. Böyle adımlar oluyor.
Categories: Diplomasi, kültür, sanat ve spor
Sende Yorum yap