Milli gurur
Dünya Kupası play-off maçlarında rakip güçlü veya güçsüz hiç farketmez. Bir de burada rakip takımın hocasının ‘Kurt Lucescu’ olduğunu düşünürsek, milli takımımıza bin defa helal olsun. Bizim Çocuklar ne kadar gücü varsa sahaya koydular. Kapanan takımlara karşı bu kadar baskılı oynamak kolay bir iş değil. 11 kişi defans yapıyorlar.
Sağ çizgiyi, sol çizgiyi devamlı üç oyuncularıyla kapattılar. Barış Alper gibi atletik bir futbolcu bile o yüzden etkili olamadı. Kenan Yıldız hayran olduğum ve gurur duyduğum bir isim; o bile çok fazla etkili değildi. Şanssızlık da yaşadı, bir topu direkten döndü.
Ne olursa olsun kalite bizde, teknik bizde. Arda Güler’in o 25 metre mesafede o kalabalığın içinde Ferdi’yi topla buluşturması müthiş bir olay. İşte Arda bu! Bu çocuğa Real Madrid’de boşuna mı forma veriyorlar? Aynı şekilde Ferdi de, son haftalarda Premier Lig’in en iyi futbolcularından biri. Bu çocuk sol bek oynuyor. Golü attığı pozisyon, Romanya’nın ceza sahasının içi. Ne zaman takip ettin de gittin oraya? İki stoperin arasında o topa ancak böyle vurulur. Helal olsun, ne diyeyim?
Şimdi sırada yine zor bir maçımız var. O maçı kazanırsak Dünya Kupası’na gideceğiz. Ama ben bu takıma güveniyorum çünkü bu kez rakibi böyle 11 kişiyle defans yaparak oynamayacak. Evet Romanya karşısında sıkıntılı anlarımız oldu ama bu da normaldir.
Karşılaşmanın bitimine 15 dakika kala ikinci golü bulamamışsın, rakip de can havliyle senin üzerine geliyor.
Onların da topu direkten döndü, bu da bizim şansımızdı.
Maç uzatmaya bile gitseydi, biz kalitemizle bu Romanya’yı geçerdik. Kaleci Uğurcan’a iki kez top geldi. Orta sahada İsmail, Hakan, Arda iyi mücadele ettiler. Montella’yı Orkun’u geç oyuna aldı diye eleştireceklerdir. Bana kalırsa Montella, Orkun’u play-off final maçına sakladı. Bu galibiyetten ve iyi futboldan sonra ben İtalyan teknik adamı neden Ozan’ı ya da Orkun’u ilk 11’de oynatmadın diye eleştirmem.
Sende Yorum yap