Erdoğan’ın başına ne geldiyse

CHP lideri Özgür Özel’in Türk dış politikası ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirilerini okurken bir kez daha kanaat getirdim: Bu ülkede bir muhalefet partisinin başında olmak gerçekten çok konforlu bir şey…
Bütün mesaini bir yolsuzluk soruşturmasından yargılanan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını hapisten kurtarmaya ayıracaksın…
Ufukta beliren ve merkezinde yer aldığımız coğrafyada sınırları değiştirme potansiyeli taşıyan savaşa, enerji krizine, ekonomik belirsizliklere dair iki çift anlamlı laf etmeyecek, ortaya bir çözüm önerisi, vizyoner bir yaklaşım koymayacaksın…
Sonra çıkıp bu zor dönemde “Biz şahısların değil ülkenin menfaatlerini savunan bir dış politika olmasını savunuyoruz” buyuracaksın!
Pardon da… Erdoğan’ın başına son 20 yılda ne geldiyse zaten Türkiye’nin çıkarlarını öncelediği, hep kırmızı ışıkta yürümeye devam ettiği için gelmedi mi?
Obama ve Biden dönemlerinde ABD’nin bölgedeki bir numaralı önceliği Erdoğan’ı devirmekti.
Biden bu gerçeği kendi ağzıyla gazetecilere itiraf etti. Bknz: Seçim kampanyası döneminde yaptığı “Ondan Suriye’de yaptıklarının hesabını soracağız” açıklaması..
Son 15 yılda…
Suriye’de.. Libya’da… Irak’ta… Kafkaslar’da… Doğu Akdeniz’de.. Gazze’de…
Türkiye ve ABD’nin çıkarları hep çelişti…
Erdoğan, ABD-İsrail için hep “İstenmeyen adam” oldu. Bunun tek sebebi vardı: Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen bir çizgide kalmayı tercih etmesi…
Şahsi menfaatlerini savunan bir çizgide olsaydı ne ABD’nin, ne AB’nin, ne İsrail’in ne de proje terör örgütlerinin hedefindeki isim olmazdı.
Belli ki CHP liderinin yakın çevresinde kendisini uyaracak kimse kalmamış.
Kalsaydı biri çıkar “Efendim bu tip dönemlerde dış politika ve güvenlik alanlarında birlik ve beraberlik mesajları vermek daha doğru olur. Vatandaşın beklentisi budur. Erdoğan şu an hem ABD hem İran yönetimiyle görüşebilen tek lider. Bu açıklama biraz abes kaçar” derdi.
Hadi öyle biri yok. CHP’de kimse dış gündemi de mi takip etmiyor? Özel’in bu açıklamayı yaptığı gün önce Katar Emiri’nden daha sonra da İran Cumhurbaşkanı’ndan Erdoğan’a tebrik ve teşekkür mesajı geldiğinden mi habersizsiniz?
İran ve Katar bu savaşta karşı saftalar… Buna rağmen ikisi de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın izlediği politikadan duydukları memnuniyeti dile getiriyor.
CHP liderine göre Erdoğan “İsrail’e tek söz etmiyor!”
İsrail ve ABD’nin haftalardır bombaladığı İran’ın Cumhurbaşkanı ise “Aziz Kardeşim” diye hitap ettiği Erdoğan’a “Saldırgan rejimi kınama konusundaki kararlı tutumunuz takdire şayandır” sözleriyle teşekkür ediyor!
Sizce de bu işte bir tuhaflık yok mu?
Merkezinde olduğumuz coğrafyada tarih yeniden yazılırken CHP yönetiminin öncelikleri farklı olabilir…
Ama ideolojik takıntılarından arınmış, ülkesinin geleceğini düşünen sokaktaki vatandaş bu süreçte siyaset kurumundan tek bir şey talep ediyor: Birbirinizle kavga etmeyin…Dışarıya karşı “Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olunca biz her zaman bir ve beraberiz” görüntüsü verin. Memleket savaşa dahil olmadan şu kritik virajı bir atlatsın. Sonra ne haliniz varsa görürsünüz.
Bunu yapmak çok da zor değil Özgür Bey…
Ha gayret…
Categories: Erdoğan’ın başına ne geldiyse
Sende Yorum yap