İcardinin haberi yokmuş!
Osimhen'in kolunun kırıldığı Liverpool maçından sonra soluğu Arjantin'de alan Mauro İcardi'nin 4 milyon euroluk imaj haklarının ödenmemesi nedeniyle Galatasaray'a ihtarname göndermesi perşembe günü Milliyet'in manşetindeydi. Hemen ertesi gün Genel Sekreter Eray Yazgan, İcardi meselesiyle ilgili bir gazeteye açıklamalarda bulundu ve "İcardi'nin haberi bile yok! Menajerinin işgüzarlığı. Dört milyon euro bizim için bahşiş olur. Bu haberle İcardi'yi taraftar gözünde itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar" dedi...
Milliyet'in niyeti İcardi'yi itibarsızlaştırmak ve Galatasaray'ı zor durumda bırakmaksa eğer Eray beye sormak isterim...
1- 'Menajerinin işgüzarlığı' diyerek ihtarname işini doğruluyorsunuz. İyi ama menajerlerin ve avukatların görevi, anlaşmalı oldukları, haklarını savunmak için para aldıkları oyuncuları korumak değil mi? Yasal süreler içinde ödemelerin yapılmaması karşısında bu temsilcilerin kulübe ihtarname göndermesi işgüzarlık mı, işini doğru yapmak mı?
2- 'İcardi'nin haberi bile yok' diyorsunuz. Menajeri veya avukatı, İcardi ile görüşmeden, kendisinden onay almadan böyle bir girişimde bulunabilir mi sahiden? Dört milyon euro bugünkü kurla yaklaşık 205 milyon lira yapıyor. Koca koca şirketlerin bile bir yıllık faaliyetleri sonunda zaman zaman böyle bir para kazanamadıklarını görüyoruz. Sözleşmesine 10 çeşit performans bonusu yazdıran bir oyuncunun 4 milyon euroluk alacağını umursamaması mümkün olabilir mi?
3- Dört milyon euro madem sizin için 'bahşiş' parası kadar değersiz, neden yasal süreler içinde ödemediniz?
4- İcardi'nin yıllık garanti ücreti 10 milyon euro. İhtarname işiyle ortaya çıktı ki, bu paranın 4 milyon euroluk bölümü imaj hakları adı altında Erden Timur ve Murat Özkaya tarafından ödeniyormuş. Malum hadiseler yüzünden de bu para ödenmez olmuş. Galatasaray ile İcardi arasındaki anlaşmaya göre 4 milyon euroyu kulüp olarak tıkır tıkır ödemek zorundasınız. 'Bahşiş' diyerek küçültmeye çalıştığınız para 205 milyon lira! Dünyanın en büyük bahşişini ödemek zorunda kaldığınızın farkında mısınız?
5- Sezon sonu Galatasaray ile İcardi'nin yolları yüzde 99 olasılıkla ayrılacak. Acaba doğrudan siz, söz konusu ödemeleri yapmayarak ve İcardi'nin kulübe ihtarname göndermesine yol açarak sözünü ettiğiniz 'itibarsızlaştırma' faaliyetine girişmiş olabilir misiniz?
Gelelim İcardi'ye...
Malumunuz, İcardi 18 Mart'ta oynanan Liverpool maçından sonra doğrudan ülkesi Arjantin'e gitti. Bildiğimiz kadarıyla tam 11 gündür kızlarıyla vakit geçiriyor. Oysa kendisine ekstra verilen izni bir haftaydı ve cuma günü yapılan antrenmana katılması gerekiyordu. Fakat herkesin tahmin ettiği gibi gelmedi! Üstüne Okan Buruk takıma üç gün daha izin verdi ve İcardi'nin tatili tam 12 güne yükseldi...
18 Mart'ta Arjantin'e uçan İcardi büyük ihtimalle yarın İstanbul'a dönecek ve salı günü yapılacak antrenmana çıkacak. Açıkçası İcardi'nin bu tutumunu izah etmek kolay değil. Osimhen'in yokluğunda en önemli oyuncu haline gelen İcardi'nin davranışı profesyonelliğe asla yakışmaz. Takım kaptanı olan bir oyuncunun kendisine en çok ihtiyaç duyulan dönemde adeta ortadan kaybolması inanılmaz bir ciddiyetsizlik hatta şımarıklıktır.
Mental açıdan iyi olmayan İcardi aynı zamanda fiziksel bakımdan da ciddi risk aldı. Zaten kilo fazlası var. Osimhen'in yokluğunda üst üste oynamak zorunda kalırsa sakatlık riski çok yükselir. İcardi'nin olası sakatlığı sezonun final bölümünde Galatasaray'ın hesaplarını bozabilir.
Sende Yorum yap