s

Hem bağışıklık hem cilt için C vitamini

DİDEM SEYMEN -“Tüm vitaminlerde olduğu gibi C vitamininde de en doğru yaklaşım, bunu doğal besinlerden düzenli ve dengeli şekilde almak; takviyeleri ise bilinçsiz değil, ihtiyaç halinde ve hekim kontrolünde kullanmaktır” diyen Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, C vitamininin doğru tüketimi ile ilgili bilgiler verdi…

C vitamininin, suda çözünebilen ve insan vücudu tarafından üretilemeyen bir vitamin olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, “Bu nedenle mutlaka besinlerle dışarıdan alınması gerekir. Vücutta depolanma kapasitesi sınırlıdır; düzenli alım olmazsa kısa sürede eksiklik belirtileri ortaya çıkabilir. C vitamininin en önemli işlevlerinden biri, güçlü bir antioksidan olmasıdır. Yani hücreleri serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı korur. Bu durum, yaşlanma sürecinin yavaşlatılmasından kronik hastalıkların önlenmesine kadar geniş bir etki alanına sahiptir. Ayrıca bağışıklık sistemi üzerinde önemli rol oynar; enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırır, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının süresini ve şiddetini azaltabilir” şeklinde görüş verdi.

Tek başına mucize değil

C vitamini kullanımı konusunda toplumda sıkça karşılaşılan “hasta olmadan mı alalım, yoksa hasta olunca mı?” sorusudur” diyen Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, “C vitamini ne tek başına hastalıkları tamamen önleyen bir mucizedir ne de yalnızca hasta olunduğunda alınması gereken bir destek ürünüdür. Doğru yaklaşım, kullanım amacına ve kişinin genel sağlık durumuna göre dengeli bir plan oluşturmaktır. Öncelikle sağlıklı bireylerde, yani herhangi bir enfeksiyon durumu yokken C vitamini alımının temel amacı bağışıklık sistemini desteklemektir. Ancak bu destek, hastalıklara karşı kesin bir koruma sağlamaz. C vitamini, vücudun enfeksiyonlara karşı daha hazırlıklı olmasına yardımcı olur, fakat “hiç hasta olmamayı” garanti etmez. Bu nedenle koruyucu amaçla kullanımda en doğru yöntem, C vitaminini öncelikle doğal besinlerden almaktır. Taze sebze ve meyveler—özellikle narenciye, kivi, çilek ve kırmızı biber—günlük ihtiyacı karşılamak için genellikle yeterlidir. Gerekli durumlarda düşük doz takviyeler (örneğin 100–200 mg/gün) kullanılabilir, ancak bu dozların düzenli ve kontrollü olması önemlidir” diye konuştu.

Cilde de faydalıdır

C vitamininin kontrollü kullanılmasıyla cilde faydalı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, şöyle devam etti: C vitamini yeterli alındığında cilt daha sağlıklı ve elastik olur, yaraların iyileşme süreci hızlanır, damar bütünlüğü korunur. Eksikliğinde ise tarihsel olarak bilinen Skorbüt ortaya çıkabilir. Skorbüt günümüzde nadir görülse de, özellikle tek tip beslenen, ileri yaşta olan veya kronik hastalığı bulunan bireylerde hâlâ karşımıza çıkabilir. Belirtileri arasında diş eti kanamaları, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, kolay morarma, yaraların geç iyileşmesi yer alır. C vitamini aynı zamanda demir emilimini artırır. Özellikle bitkisel kaynaklı demirin bağırsaklardan emilimini kolaylaştırdığı için, demir eksikliği anemisi olan hastalarda C vitamini içeren besinlerle birlikte demir alımı önerilir.”

Sigara içenlerin daha çok ihtiyacı var

Günlük ihtiyacın kişiden kişiye değiştiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, “C vitamini ihtiyacı sağlıklı bir yetişkin için ortalama 75–90 mg civarındadır. Sigara kullanan bireylerde bu ihtiyaç artar çünkü sigara vücuttaki C vitamini düzeylerini düşürür. Narenciye, kivi, çilek, kırmızı biber ve brokolide C vitamini bulunur. C vitamini ısıya ve ışığa duyarlıdır. Yani sebzelerin uzun süre pişirilmesi vitamin kaybına yol açabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca çiğ veya hafif pişmiş tüketim önerilir. Takviye (supplement) kullanımı ise her zaman gerekli değildir. Dengeli beslenen bir birey genellikle ihtiyacını gıdalardan karşılayabilir. Ancak bazı durumlarda (yoğun enfeksiyon dönemleri, yetersiz beslenme, kronik hastalıklar) hekim önerisiyle destek verilebilir. Yüksek doz C vitamini alımı genellikle güvenli kabul edilse de, aşırı miktarlarda alındığında mide rahatsızlıkları, ishal ve nadiren böbrek taşı oluşumu riskini artırabilir” dedi.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.