s

Değişim yorgunuyuz

Hemen her konuda kafalarımız karmakarışık. Bizim için doğru olan, bir başkaları için yanlış. Bugün için vazgeçilmez olanlar yarın önemini yitiriyor. En önemlisi de yörüngemizi kaybettik. Referanslarımız değişti. Beklentilerimiz, umutlarımız, heyecanımız köreldi.

Bu bizde böyle de başka ülkelerde farklı mı? Minnacık bir köye dönüşen günümüz dünyasında biri hapşırsa herkes nezle oluyor.

Tek kutuplu bir dünya yaratıldı ve herkes, her şeyden anında etkileniyor. ABD-İsrail-İran arasındaki bu son savaş bunun en bariz örneklerinden birisi!

Bir şeylerin yanlış gittiği kesin. Bu yüzden de hemen herkes bir arayış içerisinde. Yüksek sesle dillendirilen ama mümkün olduğunca da temkinli davranılan en yaygın cümle ise şu:

”Her alanda, her konuda değişim şart!”

Peki ama nasıl bir değişim?

Her değişimin huzur, refah, hak, hukuk, adalet, özgürlük getirmediği, olanı da kaybettirdiğine yönelik dünyada o kadar çok örnek var ki; değişime karşı çıkanların ya da aşırı temkinli davrananların en önemli argümanı da bu.

”Daha beteri ne olabilir ki?” diye ille de değişim isteyenlere, sütten ağzı yananların yoğurdu üfleyerek yemesi çerçevesinde bakmalarının nedeni de bu!

Değişim mi yoksa?

Değişim olmadan gelişme olmuyor ama her değişim de daha iyiyi getirmiyor!

Bazen eskiyi de aratıyor.

Peki değişimin sınırları nerede başlamalı, nerede bitmeli?

Değişim için değişim mi, moral ve motivasyon için mi yoksa çağa, ortama, gidişata göre zoraki bir değişim mi?...Değişim kadar değişime neden olan gerekçeler ve hedef de çok önemli.

Laf olsun diye yapılan değişiklikler çoğu zaman baş ağrıtmanın ötesine geçmiyor. Çünkü neden değişime gidildiği net olarak anlatılamıyor!

Örneğin eğitim sistemimiz sürekli değişiyor.

Her gelen Bakan ihtiyaçlara ya da gidişata göre bir değişimden daha çok “Ben yaptım oldu” diyeceği projelere yöneliyor; onlar da maalesef uzun ömürlü olmuyor.

MEB bu yüzden adeta proje mezarlığına dönüştü.

”Cumhuriyet tarihimizin en büyük projesi!” diye lanse edilen ve çok büyük paralar harcanan projeleri bile şu anda hatırlayanımız yok.

Projeleri başlatanlar ve şaşaalı sunumlarla topluma bunu dayatanlar ortalıkta yok…Değişim elbette sadece kurumlar, sistemler, yönetim biçimleri, yasalar ve eğitimle sınırlı değil. Çağ ve yaşam neyi gerektiriyorsa ona da ayak uydurmak gerekir.

Dünya değişirken değişime direnmek, yok olmaya giden kilometre taşları gibidir.

Ruhu dikkate almadan yapılan değişimler, bir de doğru zamanda, doğru şekilde yapılmazsa yarardan çok zarar getirir. Buna yönelik olarak da o kadar çok örnek var ki!..

Örneğin okul yapıları artık öğrencinin içini daraltıyorsa, mevcut kıyafetler içinde kendilerini rahat hissetmiyorsa, ders kitapları kendilerine yeterince hitap etmiyorsa, diplomalar artık yeterince ilgilerini çekmiyor ve bir işe yaramıyorsa değişime direnmenin bir anlamı yok.

Önemli olan değişimin olup olmaması değil, nasıl olacağıdır!

Değişime devam ama önce sizin hoşunuza gitmeli…Hemen her konuda o kadar çok yorulduk ki en son isteyeceğimiz şey “değişim” olacaktır ama buna rağmen ısrarla “eğitimde değişim şart” diyorsak bu sese de mutlaka kulak verilmelidir.

Eğitimde değişim isteyen, mevcut eğitim sistemlerini demode ve uzun bulan sadece biz değiliz.

Dünyanın hemen her yerinde benzer rüzgârlar esiyor.

Arayışların ortak noktası ise eğitimi gençlere daha cazip hâle getirmek. Yoksa artan bir şekilde eğitimden kopuyorlar ve bunu da başta devlet ve aileler olmak üzere hiç kimse istemiyor.

Diploma ve sınav odaklı eğitim yerine yetkinlik ve üretim odaklı bir eğitim düşünülüyor ama nasıl olacağı konusunda görünen o ki her ülkenin “yoğurt yiyişi” kendine özgü olacaktır.

Bize gelince eminiz ki başta ülkemiz ve gençlerimiz olmak üzere herkes için en doğru ve en hayırlı olanı eninde sonunda bulacağız.

Bunun için fazlasıyla birikimimiz ve tecrübemiz var. Yeter ki isteyelim, yeter ki irade ortaya koyalım; gerisi kendiliğinden gelecektir…

Özetin özeti: Hızla değişen teknolojik yenilikler, sosyal medya etkileşimleri, savaşlar, salgınlar ve afetler, dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de büyük sorunlar yaratıyor. Bu da A’dan Z’ye tüm yaşantımızı etkiliyor, değişimi zorunlu kılıyor! Peki ama nasıl bir değişim?

Categories: Değişim yorgunuyuz

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.