Kadın kaç yaşında annesine benzer?

Kanal D’de yayınlanan ‘Eşref Rüya’ dizisinde ‘Irmak’ karakterine hayat veren Ceren Benderlioğlu’nun, MAG dergisinin nisan sayısına verdiği röportajdaki bir açıklaması ilgimi çekti. Oyunculuğun kendisi için derin bir içsel keşif alanı olduğunu belirten Benderlioğlu, zaman zaman aynaya baktığında yaşadığı yabancılaşma hissinin oynadığı karakterlerden değil, annesine olan benzerliğinden kaynaklandığını ifade etti.

Benderlioğlu, “Bazen bir gülüş, bir ifade ya da bir tepkiyle anneme ne kadar çok benzediğimi fark ediyorum. İlk başta bu durum beni ürkütse de şimdi içimde onu taşıdığımı bilmek bana huzur veriyor” dedi.
Benderlioğlu’nun bu sözlerinin ilgimi çekmesinin sebebi şu:
Kadınlar ne zaman, “Annem gibi olmaya başladım” der?
Türk kadınları için böyle bir araştırma yapıldı mı bilmiyorum ama yabancı bilim insanları bu konu üzerine kafa yorup, yanıtını buldu.
Kısa bir süre önce okuduğum bir araştırmaya göre, kadınların anneleri gibi olmaya başladığını hissettikleri bir yaş var. O araştırmanın sonucuna göre kadınlar 37 yaşından sonra eylem ve söylemleriyle annelerine benzediklerini fark eder.
Daily Mail’de okuduğum araştırmaya göre 42 yaşında olan Ceren Benderlioğlu’nun aynanın karşısına geçince annesini görmesi normal demek ki!
‘Logosuz lüks’ akımı!
Türkiye’nin önde gelen giyim markalarından birinin kurucusu olan iş insanı Cem Boyner, Çin’de başlayan ve dünyaya yayılan bir moda akımına kapıldığını açıkladı. İşte Boyner’in, bu konuda söyledikleri:
“Dünyada öne çıkan yeni bir tüketim eğilimi ‘luxury shame’ ve ‘logosuz lüks’ anlayışı var.
Markalı, büyük lüksten mahcubiyet; yani ‘luxury shane’ söz konusu.
Eşim Ümit’le İspanya’da bir kasabanın lokantasında yemek yerken çok şık bir kadın gördük. Ümit bana, ‘Dikkat ettin mi? Tepeden tırnağa olağanüstü şık, ama üstünde tek bir marka, tek bir logo yok’ dedi.
Gerçekten de artık dünyada çok ilginç bir müşteri tipi var. Bunların gelirleri sonsuz değil, ama zevkleri çok gelişmiş. Müşteri artık logoya para vermek istemiyor; kaliteye ve hikâyeye para vermek istiyor. Arada 10 fiyat farkı olsa bile, 10 kat kalite farkını anlamıyorsunuz.
Ayakkabılarım eskidikçe ayağımın şeklini aldığı için kendimi daha rahat hissediyorum. Gömleğimin yakasının ilk günkü gibi kolalı olmasını değil, eskimiş ve ipliklerin ortaya çıkmaya başlamış hâlini daha çok seviyorum.”Boyner gibi bir moda markasının sahibinin bunu 2026 yılında söylemiş olmasının benim açımdan önemi şu.
Sadece Türkiye’de değil, birçok ülkede marka hastası tüketici sayısı bir hayli fazla... Marka ürünleri satın alamayacak gelire sahip olmayanlarda bile maalesef var bu hastalık... Bunu bilen uyanık girişimciler de, o markaların taklitlerini üreterek yıllarca ceplerini doldurdu...
Yıllarca televizyonda program yaptığım için kıyafetlerdeki at nalı gibi olan logolar yüzünden çok mağduriyet yaşadım. Çünkü, televizyon kanalları, “RTÜK ceza yazıyor” diye o kıyafetlerle ekrana çıkmanıza izin vermiyor. Logosu gözükmeyen tişört, gömlek, kazak bulmaya gayret ediyorsunuz ama onlar da maalesef çok az...
Umarım bu akım yaygınlaşır ve insanlar sokaklarda giyim markalarının bedava reklamını yapmaktan kurtulur.
GÜNÜN SÖZÜ
“İnsanlar ancak yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başladığında mutluluğa ulaşabilir.” (George Orwell)
Sende Yorum yap