s

Eşitsizlik anne karnında başlıyor

Meltem Güneş - Ankara / Hakların ve fırsatların kız çocuklarının yaşamını erken yaşta şekillendirmeye başladığı vurgulanan UNFPA’in yaptığı çalışmaya göre, güvenli gebelik ve doğum, doğum öncesi ve sonrası bakım, ilk 6 ay sadece anne sütü, zorunlu aşılara erişim, sağlıklı beslenme, okul öncesi eğitim, şiddetten uzak güvenli yaşam koşulları 0-5 yaş arasındaki en temel haklar arasında yer alıyor. Ancak sosyo-ekonomik eşitsizlikler, kırsalda ve insani yardım bölgelerinde anne ve yenidoğan sağlık hizmetlerine erişimdeki kısıtlıklar, emzirme ve sağlıklı beslenme ile ilgili farkındalık eksiklikleri gibi nedenlerle her kadın ve kız çocuğu bu dönemdeki en temel haklarına erişemeyebiliyor.

En temel haklar

Eşit eğitim imkanlarına erişim, güvenli ve kapsayıcı öğrenme ortamı, şiddetten uzak güvenli aile ortamı, çocuk sağlığına destek, mahremiyet ve korunma da, 6-10 yaş grubu kız çocuklarının en temel haklarını oluşturuyor. Gelecek beklentilerini şekillendiren ve sınırlandıran cinsiyet kalıpları ise bu temel haklara erişimi engelliyor. Çocuk yaşta evlilikler başta olmak üzere şiddetten uzak bir yaşam, okula devam edebilmek, HPV aşısı dahil yaşa uygun hizmetlere erişim 11-19 yaş arasındaki ergen kızların temel hakları olarak sıralanıyor. Çocuk yaşta evlilik riski, akran zorbalığı ve teknoloji destekli cinsiyete dayalı şiddet gibi nedenler de bu dönemdeki haklara erişimi engelliyor. İklim eylemi dahil karar alma ve uygulama süreçlerine aktif katılım, güvenli ve eşit istihdam fırsatları ise 15-24 yaş arasındaki en temel haklardan.

Adil olmayan hayat

Çocukluk ve gençlik döneminde biriken eşitsizliklerin kadınların yetişkinlik döneminde hem aile hem de çalışma hayatını doğrudan etkilediğine dikkat çekilen çalışmada; adil kariyer fırsatları, iş-yaşam dengesini destekleyen uygulamalar, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları, evdeki bakım yükünün eşit paylaşılması, şiddetten uzak güvenli bir aile ortamı, üreme sağlığı, güvenli gebelik, doğum sonrası bakım da dahil tüm sağlık hizmetlerine erişim 25-49 yaş arasındaki kadınların temel hakları olarak yer aldı. İşe alım ve ücretlendirmede cinsiyet temelli eşitsizlikler, kayıt dışı istihdam, evdeki görülmeyen ücretsiz bakım yükü, cinsiyete dayalı şiddet riskleri, kaliteli sağlık hizmetlerine erişimdeki kısıtlılıklar gibi nedenlerle kadınların bu dönemdeki en temel haklarına erişemediği aktarıldı.

Onurlu yaşam hakkı

Psikososyal destek dahil orta yaş kadın sağlığı ihtiyaçlarının öncelenmemesi, menopoz ve sağlıklı yaşlanma konusundaki farkındalık eksikliği, iş yaşamında karşılaşılan yaş temelli ayrımcılıklar ve bu dönemde derinleşebilen ekonomik güvencesizlik de, 50-64 yaş arasındaki birçok kadının en temel haklarına erişimini engelliyor. 65 yaş ve üstü kadınların da yaşa ve cinsiyete duyarlı sağlık hizmetleri ve sosyal koruma sistemlerine erişim şiddet, istismar ve ihmalden uzak onurlu bir yaşam sürme hakkı olduğu hatırlatılan çalışmada, ileri yaş ve cinsiyet odaklı sağlık hizmetlerindeki kısıtlılıklar, yaşlanma temelli ayrımcılık, yoksulluk ve artan sosyal izolasyon riskinin birçok kadının bu dönemdeki haklarına erişimi zorlaştırdığı belirtildi.

Neler yapılabilir?

UNFPA çalışmasında eşitsizliğe karşı neler yapılabileceğine dair öneriler şöyle sıralandı:

■ Anne ve yenidoğan sağlığına dair haklar ve hizmetler her yer ve koşulda garanti altına alınmalı.

■ Cinsiyete duyarlı ve kapsayıcı eğitim politikaları güçlendirilmeli.

■ Eğitimciler, bakım verenler ve aileler için çocuk hakları, eşitlik konusunda farkındalık çalışmaları artırılmalı.

■ Ergen sağlığı eğitimi yaygınlaştırılmalı.

■ Çocuk yaşta evlilik başta olmak üzere cinsiyete dayalı şiddetle mücadele eden politika ve uygulamalar desteklenmeli.

■ Akran zorbalığı ve dijital şiddete dair farkındalık ve mücadele güçlendirilmeli.

■ Gençlerin iklim eylemine aktif katılımı desteklenmeli.

■ Kadın ve aile dostu politikalar ile kadınların iş/yaşam dengesi güçlendirilmeli.

■ Ücretsiz bakım emeğinin eşit paylaşımı desteklenmeli.

■ Menopoz için rehberler ve standart sağlık destekleri oluşturulmalı.

■ Aktif yaşlanma farkındalığı artırılmalı.

■ Dijital dahil yaşam boyu öğrenme imkanları yaygınlaştırılmalı.

■ Yaşlanmaya duyarlı ve kapsayıcı iş yerleri teşvik edilmeli, esnek çalışma ve kademeli emeklilik seçenekleri geliştirilmeli.

Dijital şiddet kadınların siyasete katılımında engel

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (BM Kadın Birimi) Türkiye ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği kadınlara yönelik teknoloji aracılığıyla şiddete karşı ortak mücadeleyi güçlendirmek üzere bir araya geldi. Nevşehir’de düzenlenen “Kadınların Siyasete ve Karar Alma Süreçlerine Katılımının Güçlenmesi Bilgi Paylaşım Toplantısı”, başta kadın siyasetçiler olmak üzere, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik teknoloji aracılığıyla şiddetin önlenmesine ve bu alanda hesap verebilirliğin güçlendirilmesine odaklandı.

KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan, açılış konuşmasında, dijital şiddetin özellikle genç kadınların siyasete katılımının önünde bir engel oluşturduğunu belirterek, bunun yanı sıra kadınların siyasette kalma sürelerini de olumsuz anlamda etkilediğini vurguladı. Erdoğan, “Siyasette kadınlara yönelik şiddet, çoğu zaman görünür olanın ötesinde, çok katmanlı bir baskı biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu şiddet, fiziksel tehditlerden çok daha sık biçimde, dil üzerinden, temsil üzerinden ve itibar üzerinden kurulmaktadır. Kadın siyasetçiler, sistematik itibarsızlaştırma, hedef gösterme, dijital taciz ve psikolojik yıldırma pratikleriyle karşı karşıya kalmaktadır” dedi. Erdoğan, KEFEK olarak kadınların hem fiziksel hem de dijital dünyada hiçbir korku duymadan var olabildiği, seslerinin hedef haline getirilmediği bir Türkiye ve dünya için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.