s

ABD çuvallıyor Hollywood kurtarıyor!..

Trump’ın savaş bahaneleri arasında “ABD’yi vuracak füze geliştirdiler” suçlaması da var... Buna ABD’den gelen açıklamalar ikircikli, ama daha çok Trump’ı doğrulamayan nitelikte olmasına rağmen de “İran’ın ABD’yi vuracak füzesi var mı?” meselesi epey tartışıldı... İran’ın kıyılarından 4 bin kilometre uzaklıkta Diego Garcia’daki ABD-İngiltere askeri üssünü füzelerle hedef aldığı iddiaları da “acaba” dedirtti. İran ise bu iddiayı “İsrail’in uydurma operasyonu” diye yalanladı... Ancak savaşın ikinci ayındaki manzara, gelişmeler İran’ın kıtalararası füzeleri olmasa da ABD’yi etkilediğini gösteriyor... Trump’ın defalarca “yok ettik, bitirdik” diye atıp tuttuğu İran füzeleri ABD’nin bölgedeki radar kalkanını delik deşik etmekle kalmıyor, Washington’a da düşüyor aslında!.. Beyaz Baray’da işler karıştı Trump’ın takımındaki kendi adamları birer birer istifa ediyor ya da gönderiliyor. Pentagon’da, ABD ordusunda büyük kriz var... Kara savaşı olasılığının konuşulduğu bir dönemde, Pentagon, Kara Kuvvetleri Komutanı’nın “derhal emekli olacağını” bildirdi. Bir yanda da ‘terfi krizi’ iddiaları tartışılıyor… Belli ki olası bir kara harekâtına karşı çıkıp çılgınlık olacağını düşünen, söyleyen askerler, anında postalanıyor… Ayrıca aralarında Savaş Bakanı dahil birçok ismin yer aldığı başarısızlık faturasının kesileceği bir kara listeden söz ediliyor... İran, savaşı ABD topraklarına taşıdı; karargâhta tahribat, zayiat ağır yani... Katil Netanyahu’nun aklıyla kolay lokma sandığı İran, tam anlamıyla Trump’ın boğazına takılmış durumda...

★★★

Bu doğrudan ABD’nin hegomonik güç efsanesini, dengesini de etkileyen, zorlayan bir mesele... ABD, Soğuk Savaş sonrası dönemden bu yana dünyanın en güçlü ekonomisine ve askeri gücüne sahip, küresel sistemde dominant rol oynayan hegemonik bir güç olarak tanımlanıyor malum... Ama hegonomik güç denildiğinde en önemli detaylardan birisi şu:

Bu güç sadece zor kullanarak değil, büyük ölçüde rızayla ve kültürel-ideolojik üstünlükle kendi dünya görüşünü kabul ettirir. Uluslararası sistemde kuralları belirler ve bu kuralların işlerliğini sağlayan lider devlettir...

Görüntüye bakıldığında ise kitabını yazdığı ve her daim dillendirdiği Trump’ın “Yeniden Büyük Amerika” hikayesi ve hegomonik güç konumu sorgulanır vaziyette artık... Hem kendi ülkesinde hem de çok güvendiği müttefikleri tarafından... Özellikle de rıza detayı anlamında... İngiltere, Fransa başta müttefiklerinin neredeyse tamamı “Bu bizim savaşımız değil, çıkarlarımıza ters,bu savaşın içinde yer almak istemiyoruz” diye Trump’a doğrudan cevap verdi... Trump da zaten önemsemediği diplomatik teamülleri hepten yok sayarak Fransa Cumhurbaşkanı, İngiltere Başbakanı’nı aşağılayan ifadelerle meseleyi daha da karmaşıklaştırdı... Patronu havasındaki NATO’yu küçümsüyor, kurumsal yapısıyla dalga geçiyor... Trump açısından aynı durum Amerika’nın Orta Doğu’daki uyduları gibi görünen Körfez ülkeleri içinde geçerli... ABD aslında İran’a bomba atarken bir bombada körfeze attığının, atacağının farkında. İran’da bunu çok acık deklare etti zaten... Nitekim ABD şimdi de İran’ın köprüleri ve alt yapısını vuruyor, İran’da karşılık vereceği körfez ülkelerindeki kısasa kısas hedeflerini listeledi... Yani Trump bilerek isteyerek Körfez ülkelerini hedefe koydu. Önce onların güvenliğini sağlayıp İran’a saldırmak yerine “Yapacak bir şey yok, savaştayız. Vurulan vurulur, ölen ölür kalan sağlar bizimdir” hesabında belli ki.. Kafasındaki sağların sadece ABD ve İsrail olduğu da açık... Körfez ülkeleri de bunun farkındalar ve korkularından tepkisizler sadece... Bölgede ABD’nin dost dediği hiçbir ülke bu savaşa, belaya bulaşmak istemiyor yoksa...

★★★

Bu gerçekleri bilen ama öyle görmek istemeyen Trump ise çelişkili ve inandırıcı olmayan açıklamalarıyla bir başarı yutturmacası yaratıp zafer çıkışı arıyor... Buldu gibi de sanki... Haksız,hukuksuz saldırısını, İran’a diz çöktürme anlamında ne dediyse yapamadığını, düşen Amerikan uçaklarını, vurulan ABD üslerini görmezden geliyor, “Kurtardık” dediği pilotlar üzerinden “Düşman topraklarında ABD tarihinin en cesur arama ve kurtarma operasyonlarından birini gerçekleştirdik” diye kahramanlık hikayesine sarılıyor. Bu da çok yakında bir Hollywood filmi olarak gösterime girecek, milyonlarca kişi de izleyecektir. Netanyahu’ya kanan Trump, ABD çuvallıyor, Yahudi sermayesinin elindeki Hollywood kurtarıyor yani... Amerikan halkının bunu ne kadar yiyeceğinin testi de kasımdaki ara seçimler...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.