s

Ordunun köyünden çıktı, her eve girdi! Türkiyede ilkti: Piyasadan neden silindi?

Derleme: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr- Türkiye’de bebek ürünleri pazarının bugünkü genişliği ve çeşitliliği, geçmişte yaşanan yokluk yılları düşünüldüğünde oldukça dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de Köroğlu Emzikleri olarak hafızalara kazınan yerli üretim hikâyesi. Bir dönem hemen her evde bulunan bu ürün, aslında yalnızca bir bebek ihtiyacını karşılamakla kalmadı; Anadolu’dan çıkan girişimciliğin sessiz ama etkili bir simgesi haline geldi. Bebekleri sakinleştirmek için kullanılan emziklerin tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Antik dönemlerde bile benzer işlevler gören araçların kullanıldığı bilinirken, modern anlamda emzikler 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da geliştirildi ve kısa sürede dünyaya yayıldı. Türkiye’de ise bu ürünlere erişim uzun yıllar sınırlı kaldı. Özellikle 1960’lı yıllarda ithal ürünlere ulaşmak hem zor hem de maliyetliydi. Bu durum, yerli üretim için bir ihtiyaç ve aynı zamanda bir fırsat yarattı. İşte tam bu noktada, Ordu’nun Yakuşdibi köyünde doğan girişimci Celal Köroğlu devreye girdi. Sanayinin büyük ölçüde İstanbul ve çevresinde yoğunlaştığı bir dönemde, kendi imkânlarıyla üretim yapmaya karar verdi. Ancak onu farklı kılan sadece üretici olması değildi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini dahi kendi tasarladı, İstanbul’da imal ettirdi. Bu yönüyle sadece bir esnaf değil, aynı zamanda kendi teknolojisini geliştiren bir girişimci profili çizdi. Kısa sürede ortaya çıkan ürünler, dönemi için oldukça yenilikçi özellikler taşıyordu. Türkiye’nin ilk çıngıraklı emzikleri de yine bu girişimin ürünü olarak piyasaya sunuldu. Ürünler yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda dikkat çekici tasarımlara sahipti. Markanın logosundan ambalajına kadar birçok detay bizzat Celal Köroğlu tarafından hazırlandı. Hatta ambalajlarda kullanılan bebek figürlerinin bile kişisel bir hikâyesi olduğu ifade ediliyor.

HEM TASARLADI HEM MÜHENDİSLİĞİNİ YAPTI

Ordu'nun Yakuşdibi köyünde doğan Celal Köroğlu, 1960’lı ve 70’li yıllarda Türkiye’de bebek ürünlerine erişimin oldukça sınırlı olduğu bir dönemde girişimcilik yolunu seçti. Henüz genç yaşta başladığı üretim serüveninde, yalnızca bir ürün satıcısı değil; aynı zamanda tasarımcı ve mühendis rolünü de üstlendi. Köroğlu, emziklerin kalıplarını ve üretim makinelerini kendi geliştirdi, malzeme karışımlarını titizlikle seçti. Özel üretim anlayışı ve girişimci ruhu sayesinde, Celal Köroğlu kısa sürede Karadeniz bölgesinden Türkiye geneline yayılmış bir marka yaratmayı başardı.

Köroğlu emziklerinin üretimi ilk olarak Ordu’da başladı ve kısa sürede Karadeniz bölgesine yayıldı. Ardından Türkiye’nin farklı şehirlerinde de satılmaya başlanan Köroğlu Emzikleri, özellikle erişilebilir fiyatı ve yerli üretim olması sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. O yıllarda birçok aile için bu ürün, hem ekonomik hem de güvenilir bir seçenek olarak öne çıktı. Markanın büyüme süreci ise beraberinde yeni hedefleri getirdi. Üretimini geliştirmek isteyen Köroğlu, İstanbul’da atölye kurarak daha büyük bir pazara açılmayı amaçladı. Ancak bu süreç beklenildiği gibi ilerlemedi. Büyük şehirde karşılaşılan ekonomik zorluklar, ham maddeye erişimde yaşanan sıkıntılar ve piyasa dengeleri, Anadolu’dan çıkan bu girişimin önünde ciddi engeller oluşturdu. Bu nedenle Köroğlu, üretimini yeniden Ordu’ya taşımak zorunda kaldı.

ALINTI Köroğlu Emzikleri hakkında pek bilinmeyen bir detay, ürünlerin yalnızca bebekler için değil, aynı zamanda dönemin bazı sağlık kuruluşları tarafından “diş gelişimini destekleyici” olarak tavsiye edildiği. Celal Köroğlu, emziklerde kullanılan silikon ve plastik karışımını öyle bir formüle etti ki, emzik hem yumuşak ve güvenli kalıyor hem de dişlerin doğru açıda çıkmasına yardımcı oluyordu. Bu yönüyle ürün, sadece bir sakinleştirici değil, erken dönemde ağız ve diş sağlığına katkı sağlayan bir tasarım olarak değerlendiriliyordu.


ANADOLU'DA BAŞLADI TÜM TÜRKİYE TANIDI

1980’li yıllara gelindiğinde Türkiye ekonomisinde önemli bir dönüşüm yaşandı. İthalatın serbestleşmesiyle birlikte piyasaya yabancı markalar girmeye başladı. Bu durum, yerli üreticiler için rekabetin sertleşmesi anlamına geliyordu. Köroğlu Emzikleri de bu değişimden doğrudan etkilendi. Artan rekabet ve değişen tüketici tercihleri, markanın eski gücünü korumasını zorlaştırdı. Buna rağmen üretim bir süre daha devam etti ve 1990’lı yılların başına kadar varlığını sürdürdü. 1992 yılına kadar devam eden bu süreç, ardından farklı sanayi alanlarına yönelme kararıyla sona erdi. Bugün geriye dönüp bakıldığında Köroğlu Emzikleri, yalnızca bir ürün markası olarak değil, aynı zamanda Türkiye’de yerli üretimin karşılaştığı zorlukların da bir örneği olarak değerlendiriliyor. Birçok kişi için çocukluk hatırası olarak kalan bu emzikler, aslında daha büyük bir hikâyenin parçası. Anadolu’da sınırlı imkânlarla başlayan bir girişimin ülke çapında tanınır hale gelmesi, ancak küresel rekabet karşısında ayakta kalmakta zorlanması, Türkiye’de sanayileşme sürecinin de önemli bir yansıması olarak görülüyor.


ALINTI Günümüzde bebek ürünleri pazarı oldukça gelişmiş ve uluslararası markaların yoğun rekabetine sahne oluyor. Ancak Köroğlu Emzikleri’nin hikâyesi, yerli girişimlerin doğru destek ve stratejilerle nasıl büyüyebileceğini ve aynı zamanda bu destek eksikliğinde nasıl geri planda kalabildiğini gösteren önemli bir örnek olmayı sürdürüyor. Bir zamanlar şehir şehir dolaşarak satılan bu ürünler, bugün sadece nostaljik bir hatıra değil, aynı zamanda yarım kalmış bir sanayi hikâyesinin sembolü olarak hafızalarda yer alıyor.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.