s

Çekme kasetler ve diğerleri

Geçenlerde dikkatimi çekti, Akmar Pasajı’nın en eskilerinden Zihni, tezgâha bir seri çekme kaset koymuş. “Akşama biter” diye de not düşmüş. İnsanlar bu evde çekilmiş, sırtı özenle yazılmış, şarkı isimleri nefis bir el yazısı font ile karton kapağa işlenmiş bu kasetler hakkında neler yazmış neler. Ben fotoğrafı alıp arkadaş gruplarında paylaşınca olay daha da coştu. Benim gibi başkalarının da bu özel hazırlatılmış karışık kasetlerin üzerinde bulunan bir el yazısını tanıdığını fark ettim. ‘80’lerin sonu ‘90’ların başında Akmar civarındaki tezgâhlarda karışık kaset doldurtmuş, ya da bu kasetlerden biri eline geçmiş herkesin bilinçaltını tokatlayan bir el yapımı font bu. Bu güzel el yazısı acaba kime ait? O kasetleri çeken isimsiz kahraman kim?

Sipariş kasetleri beklerken yaşadığımız heyecanı hatırlarken ve artık dinozor olduk diye düşünürken bir haber önüme geldi. Maxcell (bu Japon şirketi ‘70’lerden 2000’lere en büyük kaset üreticilerinden biri olmuştur ve o dönem müzik dinleyen herkesin zihnine Basf, TDK, Raks gibi markalarla birlikte kazınmıştır) ‘80’lerde ürettiği kasetçalar modeli yenileyerek yeniden piyasaya sürmüş. Evet Sony’nin Walkman’ine çok benzeyen bir minik kasetçalar. Bluetooth özelliği de koymuşlar. Ne mi yapabiliyorsunuz bu mucizevi cihazla? İlahi… Kaset dinliyorsunuz. Gerçek kaset. İleri sarması var, geri sarması var. Rec tuşu var kayıt yapmak için. İnsan başka ne ister? İlk gününde binlerce satılmış bu cihaz.

Albümlerin artık plak gibi CD ve kaset versiyonlarının da muhakkak basıldığını hesaba kattığımızda ortada butik bir ekonomi olduğundan söz edebiliriz. Yani hem sevdiğiniz grubun kasetini edinip dinleyebilirsiniz, hem karışık kaset yapabilirsiniz. Spotify varken bunlara ne gerek var sorusunu ciddiye almıyorum. Bir defa sanatçılar için gerek var. Dinleyiciye sunulan bu özel formatın geliri doğrudan sanatçıya gidiyor aracı kurumların banka hesaplarından süzülmeden. Ne kadar güzel. Dinleyici içinse deneyimdir.

İşin karışık kaset kısmına gelince, biz eskiden radyodan kayıt yapardık. Sonra çift kasetçalarlı aletler çıktı. Kasetten kasete kayıt demekti bu. Plaktan kasete çok kaliteli olurdu ama tabii gerekli düzene sahipseniz. Bugün neler yapılabileceğini de ben söylemeyeyim. Meraklısı yolunu bulur. Ama diyorsanız ki ben Spotify’dan memnunum o da ayrı konu. İkisinin yeri ayrı. Dünyada 1990’larda sonuna gelinen kaset formatı bizde 2000’lerin ortalarına kadar yaygın olarak yaşadı. Müyap verilerine göre 2003 yılında 755 bin yabancı, 27 milyon yerli kaset için bandrol satın alınmış. Buna karşılık CD bandrol rakamı toplam 11 milyonda kalıyor. 2010’da toplam kaset bandrol sayısı 300 bine düşüyor. 2015’te 2 bine. Şu an sıfır.

Ancak biz nasıl geç koptuysak kasetten, aynı şekilde geç geri döneriz. İngiltere’de mesela 2012’de 3 bin 823 kaset satılmış. 2023’te 193 bin. En çok satan kasetler Harry Styles, Arctic Monkeys ve Florence & The Machine olmuş 2023’te. ABD’de bu rakam bugün 600 binlerde. Her yıl büyüyor pazar. Nedeni nostalji değil, Z kuşağının müzik dinleme alışkanlıkları. Stream platformları tam gaz yola devam edip yapay zekâ dalgasıyla başa çıkmaya çalışırken fiziksel formatlar kendilerine özel bir alan açıyor. Olan biten bu.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.