s

Petrol tankeri savaş uçağını, bombayı yendi!..

Müzakere masası konuşulurken her iki taraf daben kazandım havasında...Trump,”İran anlaşmazsa acı olur” diye tehditkâr tavrını sürdürüyor. Sahibinin sesi ekibi de öyle... Müzakereden anladıkları hala poker masası ve blöf belli ki... Müzakereyi satranç masası gibi görenİranda “ABD ekonomiyi çökertmek istiyorsa kendi bilir” diyor sakince... İkinci ayına giren sıcak savaş sürecinde olduğu gibi... Daha ilk anda ateşkesi ihlal eden ve masada çözüm olasılığından dahi büyük rahatsızlık duyan İsrail ise pervasızca bildiğini okuyor, insanları öldürmeye devam ediyor... Ateşkes var sen de dahilsin denilse de saldırganlığı dizginlenemiyor...Teolojik takıntısından kaynaklı hastalıklı kafasıyla savaşı zorluyor sadece. Durmayacağı da belli... Dolayısıyla son dakika değişikliği olmazsa eller tetikte oturulacak müzakere masasında üzerinde görüşülüp, uzlaşılması beklenen bir metin var ama uygulanabilirliği, tarafların saha gerçekliğini ne kadar anladıkları ve doğrudan iyi niyetiyle bağlantılı bir durum aslında. O da şu:

ABD ve İran açısından da bu savaş sürdürülemez noktada… Bir yandaABD’nin hava üstünlüğü uçakları, yeni nesil füzeleri, roketleri, bombaları, gelişmiş elektronik harp kabiliyeti... Bir yanda Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen petrol ve LPG tankerleri nedeniyle yaşanan arz krizi ve uçuk piyasa fiyatları... Dünya en büyük enerji krizlerinden birini yaşıyor... Trumpuçak gemileri ve savaş gemilerinden oluşan dünyanın en güçlü armadasıylaHürmüz’ü “ben açarım” diye kükredi. Açamayınca da “Biz kendi çıkarttığımız petrolü kullanıyoruz, oradan kim alıyorsa gitsin Hürmüz’ü açsın” diye yüksek perdeden atıp tuttu ama Hürmüz’ü kapatan da ABD ve İsrail’in saldırıları nihayetinde… Dolayısıyla dünyanın gözü kulağı Hürmüz’de ve masada… Trump’ın kendi ülkesindeki insanlar da dahil... Savaşan tarafları kırılgan da olsa bir ateşkes ve müzakere masasına zorlamasına bakıldığında bile petrol tankeri, ileri teknoloji savaş uçakları, gelişmiş roket ve bombalarını yendi (!) denilebilir yani...

★ ★ ★

Bu durumda da İsrail’in, katil Netanyahu’nun sürekli ateşkesi provoke ederek masayı devirme saldırganlığını nasıl dizginleyeceği Trump açısından kritik önemde... Böyle bir niyeti varsa ya da yapabilirse tabi... Zira görüntü öyle bir hal aldıki İsrail alenen ABD’yi vekil güç gibi kullanıyor…Netanyahu’nun tezgahı ya da şantajıyla kendisini hiç istemediği bir savaşın içinde bulan Trump, ateşkes kapsamında da aynı baskıyı yaşıyor. Daha ilk anda İsrail’in, Lübnan’a saldırısıyla kriz patlak verdi, hala da devam ediyor…İran “ateşkes ihlal edildi” diyor, ABD, “Lübnan ateşkese dahil değil” yanıtıyla katil Netanyahu’ya katliam için yol veriyor.. Ateşkesten rahatsız olan Netahyahu, ABD Başkanı’na ayar verdi belli ki... Ya da İran ile anlaşmaya karşı çıkan İsrail’i ikna etmek için Trump, Lübnan’ı feda etti. İsrail’in katliamına, Lübnan topraklarına çökmesine göz yumdu...Yapmadığı iş değil. Trump ilk döneminde de Kudüs’ün tamamını “İsrail’in başkenti” olarak kabul etti, işgal altındaki Suriye toprağı Golan Tepeleri’ni de İsrail’e verdi. Babasının malıymış gibi!..

Yeni döneminde de “Grönland’ı işgal ederim”, “Panama Kanalı benim”, “Kanada’ya ABD’nin bir parçası haline gelmesi için ekonomik baskı uygulayacağım”, “Polonya’yı kapitülasyona bağlarım”, “Gazze’yi zaten satın aldım, projesi de hazır Riviera yapacağım orayı” diyen de aynı Trump...

İran savaşı ve gelinen noktaya bakıldığında da kendilerini ABD’nin koruma kalkanı altında sanan Körfez ülkeleri de çatışmaların merkezi haline geldi. Enerji kaynakları vuruldu, petrollerini satamadılar…ABD bilerek, isteyerek onları da ateşe attı, başlarını belaya soktu.. Korumak anlamında kendi üs bölgeleri dışında pek bir şey yapmadı. Bölge ülkeleri de ABD’nin kendilerini koruyamadığını anlamışlardır artık...

★ ★ ★

NATO’yu, Avrupa ülkelerini de hedefe koyan, aşağılayan Trump, sistematik bir plan dahilinde bilerek, isteyerek Amerika’yı yalnızlaştırıyor sanki. Herkes kendisinden kaçıyor, uzaklaşıyor…Katil Netanyahu dışında. Onunda amacı belli…Trump’ın gölgesinde sahte kabadayılık yapmak, ABD’yi vekil güç gibi kullanmak… Bakalım Amerikan devlet aklı, nereye kadar bu saçmalıklara dayanacak?.. An itibarıyla en sıkıntılı ve öncelikli durum da kırılgan ateşkesin kalıcı hale gelmesi... İş nereye varacak, masaya oturulur ve sonuç çıkarsa nasıl bir uzlaşı olacak, herkesin kafası karmakarışık. Temenni iyi niyetin hakim olması ve barışın sağlanması.. Bölgenin, dünyanın buna ihtiyacı var...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.