Kızılmaske ve Hürmüz...


Eski zamanların popüler çizgi romanı Kızılmaske’de sık tekrar edilen bir konuşma baloncuğu vardı: “Fantom 10 kaplan gücündedir.”
Bugün karşılaştığımız sonuç da buna benziyor, İran’ın tek bir atom bombasına sahip olmaması için açılan savaşın sonucunda Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması dünyanın her ülkesine atılan bir atom bombasına dönüştü.
Avrupa Havalimanları Birliği, Hürmüz’ün 3 hafta daha kapalı kalması durumunda Avrupa genelinde jet yakıtı sıkıntısı başlayacağını açıkladı.
Enerji krizi Asya ve Avrupa kadar ABD’yi de vurdu.
Akaryakıt fiyatları mart ayında yüzde 21 yükseldi, çok önem verilen Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi araştırmasında rekor düşüş yaşandı.
Çin’e karşı Pasifik’te oluşturulmaya çalışılan ABD ittifakı çöktü, Körfez, ABD ne derse yapmanın güvenlik sağlamadığını fark etti, Avrupa, Washington’dan siyasi olarak ciddi anlamda koptu.
Tüm bunlardan öte, enerji yollarının güvenliğini sağlamadan bir savaş başlatan Washington’ın dünya liderliği fiilen bitti.
“Fantom 10 kaplan gücündedir” sözünün günümüz versiyonu “Hürmüz Boğazı, 100 atom bombası gücündedir” diye değişse, kimse itiraz edemez.

41 yaşında ve ipin ucunda…
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, sadece 41 yaşında.
Eski bir deniz piyadesi, Irak savaşında görev aldı ama şimdi hayatının en zor göreviyle karşı karşıya.
Dengesi olmayan, bugün ak dediğine yarın kara diyebilen bir patrona sahip.
İdeolojik kırılmaların giderek arttığı MAGA tabanını, Washington’daki müttefiklik sorgulamasının sadece Trump dönemiyle sınırlı olup olmayacağını merak eden Avrupa liderlerini tatmin etmeye çalışacak.
Vance’in kendi adına yaşadığı tek zorluk tatmin etmek zorunda olduklarıyla sınırlı değil.
Bir yandan dünyanın çeşitli yerlerine geçmişte yapılan müdahaleleri eleştiren geçmişine sahip çıkmak, diğer yandan 2026’da Cumhuriyetçilerin Başkan Adayı olma hayalini korumak zorunda.
Tüm bunları başarmak belki mucize diye adlandırılabilir ama Vance’in mucizelerden fazlasına ihtiyacı var.
2028’de Başkan Adayı olursa, Trump döneminin tüm başarısızlıklarının, çelişkilerinin faturasını kendisinin ödemek zorunda kalacağını biliyor.
İranlılar iyi müzakereciler, Trump dengesi olmayan bir adam ve J.D. Vance masaya boynundaki iplerin sayısını hesap ederek oturdu.

Netanyahu sorgulanıyor işte…
Olması gereken sonunda olmaya başladı, İsrail’de Netanyahu’nun politikaları tartışılmaya başlandı.
Gönül isterdi ki bu sorgulama Gazze soykırımı üzerinden yapılsın, öyle olmadı ama Netanyahu’ya daha zarar veren bir yere ilk taş atıldı.
Maariv Gazetesi, dün “Teşekkürler Bibi” başlığı altında oldukça ağır bir yazı kaleme aldı.
Yazının özeti şu:” Netanyahu’nun politikaları nedeniyle ABD bizden nefret ediyor, gençler arasında İsrail’e duyulan tepki gelecekte Washington’ın yaşamsal desteğinin sona ermesine yol açabilir.”
Bu birçok İsrail vatandaşı için alarm zillerinin çalması demek.
Bu sorgulamanın artarak devam etmesi, seçimlerde Netanyahu’nun şansını zora sokabilir.
ABD Başkanı Trump, 22 Nisan’da İsrail’de olacak ve Büyük Yahudi Ödülü’nü alacak diye biliyoruz, İran’ın ağır bir ders verdiği, askeri başarısına rağmen siyaseten Tahran’a mağlup olmuş Trump, Tel Aviv’de Netanyahu’ya beklediği desteği ne kadar verir, birlikte göreceğiz.
ABD Başkanı, kendi karizmasını kurtarmak adına mutlaka zafer kazandık diyecektir ama destek cümlelerine Netanyahu değil İsrail diye başlarsa, bu soykırımcı Başbakan için sonun başlangıcı olabilir.
Categories: Kızılmaske ve Hürmüz...
Sende Yorum yap