s

İran Savaşı’ndan öğrendiklerimiz

Ülkemdeki sıkıntılardan biri, “bilmiyorum” diyen insan sayısının azlığıdır. Herkesin her şeyi bildiği halde, kişisel sorunlarını bile çözemediği bir tuhaf durum. “Her şeyi bilme” özgüveni, “öğrenme”yi zül sayan insanlar arasında daha yaygın. Oysa insanın öğrenme süreci, bilmediği şeylerin azalma değil artma sürecidir.

Ekranlarda eski siyasetçiler, iktisatçılar, emekli askerler öyle cümleler kuruyorlar ki, konuya onca yıl kafa yoranlar cahil kalıyor. Yapay zekâ, tek kitap okumamışı bile alim yaptı! İran üzerinden yapılan her açıklama, “stratejik iletişim” olarak açıklanıyor. Araya girip, “strateji değil, taktiksel tavır” deseniz, cahil yaftası yiyebilirsiniz, öyle bir kendinden geçiş.

Nobel ödüllü iktisatçı Becker’ın, ekonomideki belirsizliğin akıbetini soranlara verdiği cevap, durumu net ortaya koyuyor: “Kimse bilemez. Ben kesinlikle bilmiyorum.”

Laf kalabalığı arasında, İran Savaşı’nın dünyaya öğrettiği şeyler var;

Bir, yıllar içinde kurulan algılar yerle bir oldu. “Güvenliğin teminatı ABD”, “İsrail dokunulmaz” algıları yıkıldı.

İki, ülkelerin rejimlerinin dış güçler ve zor kullanarak değiştirilmesi fikri, milli bilinci yüksek, onurlu ülkeler için geçerli değil, görüldü.

Üç, “vatan” duygusu güçlü ülkelerin, ömrü uzun olur.

Dört, kazanmak için mutlak zafer gerekmez, direnmeyi bilmek, saldırganı çekilmeye zorlamak da kazanma hanesine yazılır.

Beş, “bölge” kavramı anlamsızdır, kürenin tamamı bölgenin kendisidir.

Altı, haksızsanız yüksek teknoloji bile sizi koruyamaz.

Yedi, düşmanı küçümsemek, en büyük hatadır.

Sekiz, “Batı akıllı, Doğu akılsız” ön kabulü, ters yüz oldu.

Dokuz, kazanmak için gösteriye gerek yok, Çin önemli örnek.

On, komşularınla iyi geçin, yarar da zarar da ondan gelir.

On bir, sabit konum, sabit gerçek yoktur, her durum akışkandır.

Küçük notlar

İran Savaşı’ndaki açıklamaları, stratejik iletişim sananlara şu basit soruyu sorun: “Sonraki hamleyi öngöremediğiniz ortamda, strateji nasıl kurulur?”

Melenia Trump’ın, basın toplantısı düzenleyerek Epstein dosyalarını hatırlatması, biz iletişimciler için “taktiksel ön alma”dır. Algı çerçeveleme. Anlaşılan o ki, Trump ile Netanyahu arasındaki gerilim had safhada.

En tehlikeli mevsim

Her ilkbaharda Tagore’un o şahane dizelerini mırıldanırım:

“Yalnız bir defa için,/ Bahar çiçeklerini / Beraberce toplamaya gidelim.”

Umudu, aşkı, özlemi akla düşürdüğünden tehlikeli mevsimdir, ilkbahar.

Yaşamın sertliğine inat, içinde çiçekler açtırır.

İnsanlıktan umut kesmiş ortamda aşka düşürür insanı. Ne tezat.

Eski aşklar burnunda tüter.

Uçan kuşun kanadına bağlarsın hayatı. Uçar konar, uçar konarsın.

Kötü anılar silinir, yerine gülümsetenler gelir.

Kaygı gider akılla, duygu kalır insana.

Bahar, en tehlikelisidir mevsimlerin.

Dünya Kupası’na giderken

Türkiye, Dünya Kupası’na üç değil dört kez katılma hakkı kazandı. 2002 konuşuluyor, oysa ilk ikisinin hikâyesi daha güçlü. İlkine 1950’de, İkinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik durum nedeniyle katılamadık. İkincisine 1954’te, yazı-turayı kazanarak katıldık.

Cumhuriyet kurulmadan kurulan Milli Takımımız, öyle güçlü bir hikâyeye sahip ki, bunu fark edemeyen bir körleşmeyle iletişimin yönetilmesi, başka hataları da getiriyor. Bir kenara not edin.

Lucescu

Ülkemize gelmiş en iyi teknik direktördü. Karakteri öyle düzgündü ki, futbol ortamımıza alışmakta zorlandı. Buna rağmen, büyük başarılar kazandı. Üstelik, Galatasaray’ı şampiyon yaptığı gün işine son verilince, hainliği gördü.

Lucescu’nun futbol dâhisi olması, futbolumuzdaki lobilerin ve spor medyasının üstesinden gelmeye yetmedi. Biz onu, hep güzel hatırlayacağız.

AKLIMDA KALAN

Hüsamettin Cindoruk: Siyasetin makul aklını kaybettik. Üzgünüm. Ankara günlerinde alt komşumdu. Bir gün Siyasaldan arkadaşım Prof. Dr. Çağrı Erhan (şimdi Cumhurbaşkanı başdanışmanı) aradı. “Evdeysen Hüsamettin Beyle sana geliyoruz” dedi. Telaşlandım, nasıl ağırlayabilirdim, nerede olduklarını sordum. Hazırlık süremi anlamak istedim. Çağrı, “Asansörde” demesin mi! Aramızda bir kat var! Ancak kapıya yetişebildim, o gün dünyanın en mütevazı insanını evimde konuk etmiştim. Rahmetle.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.