Arkas’tan İzmir’e yeni yıldız
Bir şehrin kültürel gelişiminde içinde yer alan sanat merkezlerinin önemi büyük. Bu merkezler şehir insanının nefes durakları. Hayata sanatın penceresinden bakıp güzelle ilişki kurma fırsatı. Hepsinden önemlisi sanat izleyicisi yetiştirme konusunda rehber kurumlar. İzmir bu açıdan şanslı. Zira arkasında, İstanbul için sanat yatırımı yapmayı düşünür müsünüz sorusuna ”Ben paramı İzmir’e harcarım” diyen vizyoner bir isim, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas var. Yıl geçmiyor ki Arkas Sanat, yeni bir merkezle karşımıza çıkmasın. Oluşturduğu sanat rotasının yedinci durağı Lucien Arkas Sanat Merkezi de geçtiğimiz hafta kapılarını İzmirlilere açtı.

Bayraklı’daki Mistral İstanbul’da bulunan merkez, 2 bin 500 metrekarelik büyük bir alana sahip. Modern ve çağdaş sanata odaklanacak olan Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde uluslararası sergilerin yanı sıra konferanslar, sinema gösterimleri, çocuklar için öğrenme programları başta olmak üzere yıl boyu çok sayıda etkinlik düzenlenecek. Fuaye, konferans salonu ve atölye alanlarından oluşan merkez, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren yeni bir kültür mekânı olarak kurgulanmış.
Merkezin büyük bir sürprizi var. Arkas Sanat, Centre Pompidou ile yürüttüğü iş birliği kapsamında önümüzdeki beş yıl boyunca Centre Pompidou koleksiyonundan yılda iki sergiyi İzmir’de sanatseverlerle buluşturacağını açıkladı. İlk sergi Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde eylül ayında gerçekleşecek. Sonia&Robert Delaunay çiftinin eserleri sergilenecek.

Açılış nedeniyle serginin bir ön izlemesi yapıldı merkezde. “Sonia & Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı” isimli seçkiyi, basın mensupları olarak Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Uluslararası Projeler Küratörü Anna Hiddleston eşliğinde gezdik. Seçki kapsamında Center Pompidou’dan getirilen Robert ve Sonia Delaunay’ye ait iki yapıt var. Ki bu yapıtlar, gelmekte olan görkemli bir serginin ayak seslerini duymamıza imkân sağlıyor. Renkleri ve ışığı cömertçe kullanan Delaunay çifti, yenilikçi yaklaşımlarıyla modern sanat tarihinde dönüştürücü bir etki yaratmış isimler arasında kabul ediliyor.
Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’un, basın toplantısında ”Arkas Sanat’la olan bu güzel ilişki ve iş birliğimizle Arkas’ın İzmir’deki takım yıldızları arasında biz de bir yıldız olarak yerimizi alacağız,” demesinden de anlaşılıyor ki, İzmir’i yıldız gibi parlayacak bir sergi bekleniyor. Arkas Sanat’tan yapılan açıklamaya göre Centre Pompidou koleksiyonundan gelecek Delaunay eserleri modern sanatın renk teorisi, ışığın algısal etkisi ve soyutlamanın tarihsel dönüşümü üzerine zengin bir perspektif sunacak.
★ ★ ★
Basın toplantısı için İzmir’e gitmişken bu ay Milliyet Sanat dergisinin kapağında yer alan, Arkas Sanat Merkezi’ndeki “Moda ve Resim” sergisini görme imkânım da oldu. Sergi, Arkas Sanat koleksiyonundan görülmemiş eserlerle Fransız kostüm arşivi La Dame d’Atours’dan gelenleri bir araya getiriyor. 19. YY.’dan 1940’lara uzanan bu seçkide birbirine eşlik eden tablolar ve kostümler arasında rüya gibi bir yolculuğa çıkıyoruz. Arkas Sanat sergiyi “Burjuvazinin yükselişiyle ağırbaşlı bir görünüme kavuşan erkek modasından, kadın silüetini şekillendiren krinolin ve turnürlerin dramatik değişimine kadar her detay, bir toplumsal hafıza kaydı hâlini alıyor,” sözleriyle açıklıyor. Gerçekten de toplumsal ve tarihsel bir anlatı perspektifinden dönemin ruhunu açığa çıkaran bir seçkiyle karşı karşıyayız. Renkli, sesli muazzam bir sergi. Kostümlerdeki kumaş hışırtılarını bile duymak mümkün biraz kulak verilirse. Sergide yer alan bazı sanatçılar, Paris’e giderek eğitim alan ilk kuşak Türk ressamları üzerinde önemli etkiler bırakmış. Bu açıdan bakıldığında Avrupa resminin Türk resim geleneği üzerindeki etkilerini de “Moda ve Sanat” sergisinde görmek mümkün.
Sergiyle ilgili Evrim Altuğ’un Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ile ilgili yaptığı geniş söyleşiyi Milliyet Sanat dergisinin nisan sayısında bulabilirsiniz. Dergiyi okuyup sergiyi görmenizi çok isterim.
İyi pazarlar.
Sende Yorum yap