s

Harvardda okudu, baba emanetine döndü! 75 tonluk üretim: Bu acıyı böyle hafiflettim

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - 1988 yılında Ankara’da doğan Arzu Şentürk Salık, lise eğitimini tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi'nde seracılık eğitimi aldı. Ardından Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İşletme Yönetimi (Almanca) bölümünden mezun oldu. Eğitim hayatı boyunca Almanya’da Goethe Üniversitesi’nde ve Amerika’da Boston’da dil ve pazarlama üzerine eğitimler aldı. Harvard Üniversitesi’ndeki Uluslararası pazarlama alanındaki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek aile şirketinin tarım alanındaki faaliyetlerinde aktif rol üstlendi.

‘BU ACIYI HAFİFLETMENİN TEK YOLU BABAMIN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAKTI’

Hayatının kırılma noktası ise henüz 24 yaşındayken yaşadığı büyük kayıp oldu. Babasının vefatı, onun için sadece bir acı değil, aynı zamanda bir sorumluluğun başlangıcıydı. ‘Bu acıyı hafifletmenin tek yolu, babamın emanetine sahip çıkmaktı’ diyen Salık, o günden sonra kendini tamamen işe adadı. Bugün geldiği noktada, hem seracılık hem de süt üretimi yapan işletmeleri büyüterek yoluna devam ediyor. 2015 yılında evlenen ve üç erkek bir kız olmak üzere dört çocuk annesi olan girişimci, ailesiyle birlikte çiftlikte yaşıyor. Hayatını işine göre şekillendirdiğini ifade eden Salık, ‘Zamanımın yüzde 80’i çiftlikte geçiyor’ diyerek bu yaşam biçiminin bilinçli bir tercih olduğunu vurguluyor.

‘Aile şirketlerinin kuşaklar arası geçişinin ülkemizde en büyük problemli olan konulardan olduğunu düşünüyorum’ diyen Salık, “Bu konuda da son zamanlarda yine yapılan değişikliklerle birlikte ülke olarak yol aldığımızı düşünüyorum. Aynı zamanda örneğin artık birçok aile şirketinin kendi aile anayasası var bizim de aile anayasamız var. Şu anda dördüncü kuşak olarak çalışmaktayız. Aile anayasamız olduğu için aile şirketimizin kuralları da çok net ve belirli. Şu anda çok başarılı bir şekilde devam ediyoruz, inşallah kuşaktan kuşağa da bu başarımızı artırarak devam ettiririz. Biz çalışıp, çabaladık Allah verdi ama bir günde kaybedebilirsin” şeklinde konuştu.

‘TARIMI, TOPRAĞI, ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ SEVERDİM’

Çiftlik hayatını, tarımı, toprağı çocukluğundan beri sevdiğini dile getiren Arzu Şentürk Salık, “Rahmetli babam, işletmesini kurana kadar biz yazları hep memleketimiz olan Bayburt’ta köyümüzde geçirirdik. Ben oraya gittiğimde sabah 5’te kalkıp halamla birlikte ineklerin damını temizleyip, yemini vermek, benim için en büyük keyifti. Köye bunun için gitmeyi çok isterdim. Daha sonra tarlaya gidip orakla ekinleri biçerdim, orada çalışan akrabalarımıza yardım ederdim. Şimdi o zamanlardan denk geldi ve görüştüğüm akrabamız, eşimiz, dostumuz bana ‘senin zaten belliydi bu işi yapacağın’ diye söylüyor. O zaman böyle bir sektör de yoktuk yer almıyorduk, rahmetli babam bana çok güzel bir emanet bıraktı ve hep söylediğim gibi inşallah hakkıyla, sonuna kadar bu emaneti sonraki kuşaklara devredebilirim” bilgisini paylaştı ve ekledi:

Alıntı Metni
ABD-İsrail-İran savaşında 45. gün! Trump, 'abluka dedi, İran görüntü servis etti... CENTCOM, Hürmüz için saat verdi


‘ÇİFTLİĞİMİZDE GÜNLÜK 75 TON SÜT ÜRETİYORUZ’

Süt Kardeşler firmasının seracılıktan sonra kurulduğunu dile getiren Salık, “Seracılık sektöründe, ürün alamadığınız dönemde de maaş ödemesi yapmak zorundasınız. Tüm hazırlıklarınızı buna göre planlamalısınız. Nakit akışınız zor da olduğu günler olabiliyor, çünkü hiçbir ürün satışınız olmadığı için geliriniz olmuyor. Bu yüzden rahmetli babam sürekli gelir getiren ve nakit akışını yönetebileceği bir sektör olarak düşündüğü süt üretim tesisimizi kurdu. Farklı sektördeki arkadaşlarıyla birlikte ortak olarak kurmayı planlıyorlar ve ismine de Süt Kardeşler diyorlar, böylece süt çiftliğimiz de kurulmuş oluyor. Çiftliğimizde günlük olarak toplamda 75 ton süt üretiyoruz. Sağdığımızda 37 derece olan sütümüzü anında 4 dereceye soğutuyoruz. Depolama tanklarımıza alıp oradan da tankerlere yükleyip sevkiyat yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Hayvanların bakımında refahın kendileri için çok önemli olduğuna dikkat çeken Salık, “Düzenli olarak tırnak bakımlarını yapıyoruz aynı zamanda hayvanlarımız kendi gübresinde yatıyor. Gübrenin hepsi katısı ayrıldıktan sonra 72 derecede 24 saat boyunca dezenfekte ettikten sonra hayvanlarımıza yataklık olarak bu gübremizi kullanıyoruz. Beslenme konusunda da rasyonumuzu kendimiz yapıyoruz. Hazır yem almıyoruz, fabrikalardan ham maddeleri alıp kendi rasyonumuzu hazırlayıp hayvan barınaklarımıza gruplarına göre dağıtım yapıyoruz. Genellikle yüzde 50 kaba yem yüzde 50 kesif yemden oluşuyor rasyonumuz” bilgisini paylaştı.

‘KAYNAĞINI BİLMEDİĞİNİZ ÇİĞ SÜT YERİNE PASTÖRİZE İÇMENİZİ ÖNERİRİM’

Tüketicilerin özellikle çiğ süt alırken muhakkak bildikleri çiftliklerden süt almalarının önemine vurgu yapan Salık, “Aldıktan sonra da çok iyi kaynatmalarını öneriyorum. Çünkü maalesef ülkemizde brusella gibi hastalıklar hâlâ mevcut. Bu yüzden önlem için yukarıda söylediklerimin hassas olduğunu düşünüyorum ve kaynağını bilmediğimiz çiğ süt yerine pastörize süt içmeyi tavsiye ediyorum” ifadelerine yer verdi.

SURVIVOR ELENEN İSİM! Survivor kim elendi? 12 Nisan 2026 Survivor kim gitti, elenen isim kim oldu?

Bu işin kazancını bir süt işletmesi için yorumlayacak olursam büyük işletmelerde ve kaliteli süt üreten işletmelerde küçük üreticilerimize kıyasla kazançlar çok daha iyi’ diyen Salık, "Çünkü yemini daha ucuza alabiliyor, sütünü çok daha iyi fiyatlara satabiliyor ve sanayiciye karşı söz sahibi olabiliyor. Fakat küçük üreticimiz hem yemini pahalıya alıyor hem sütünü sanayici hangi fiyata isterse o fiyata satmak zorunda kalıyor. Hem de bir sorun yaşadığında sesini duyuramadığı için çok daha az kazançlarla üretimini yapmaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

‘BU İŞİ SEVİYORSANIZ TÜM ZORLUKLARINA KATLANMALISINIZ’

‘Türkiye’de gençlerin tarım sektörüne ilgisini artırmak için öncelikle kesinlikle sektörümüzün itibarını artırmalıyız’ diyen Salık, “Köylerdeki, kırsaldaki imkanlarımızı artırmalıyız. Sektörümüzün çok daha değerli olduğunu bir an önce anlatmalıyız ve tabii ki üreticilerimizin kazançlarını artırmak için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Hem itibarsız bir sektör hem de para kazanamayan bir sektörde ne yaparsak yapalım gençleri tarım sektörüne teşvik edemeyiz. Kadınların da sadece tarım ve hayvancılık sektöründe değil tüm iş hayatında daha çok yer alması için işyerlerindeki olanakların artırılması gerektiğini düşünüyorum. Örnek verecek olursam, çocuğu olan bir kadın için ya esnek çalışma saatleri ya da kreşi olan işyerleri gibi” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:

Alıntı Metni
Galatasaray - Kocaelispor maçındaki iki penaltı pozisyonunu eski hakemler yorumladı! Gol öncesi ofsayt tartışması
Kocaelispor maçı sonrası Osman Şenher'den Galatasaray'a eleştiri! 'Okan Buruk’un çok başı ağrıyacak'

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.