s

Yaz Tahtaya Bir Daha

Geçen sene Mart ayında, “Galatasaray bu yıl şampiyon olsa bile önümüzdeki sezon Okan Buruk ile devam edilmemeli.” diye yazmıştım. Bunu, “ben demiştim” demek için söylemiyorum; görünen köyün kılavuz istemediğini belirtmek için ifade ediyorum. Galatasaray bu sezon şampiyon olsa da bu fikrimde bir değişiklik olmayacak. Çünkü bu düşüncem hiçbir şahsi nedene dayanmayan, tamamen futbolun doğruları ve yaşananlar çerçevesindeki somut delilerden kaynağını alıyor. Kocaelispor maçı da bunun son örneği oldu.

Evet, özellikle son zamanlarda gerek Avrupa gerekse de Türkiye Süper Ligi’nde Galatasaray adına oynanan kötü futbol ve alınan sonuçların sorumluluğu büyük oranda Okan Buruk’a ait. Bu zincirin zon halkası olan Kocaelispor karşılaşmasını da şimdi mercek altına alalım.

İlk olarak maç öncesinde çok gereksiz bir açıklama yaptı Okan Buruk. Kocaelispor Başkanı da buna aynı gereksizlikle cevap verdi. Okan Buruk, bu şekilde oyuncularını ve taraftarları motive edeceğini sandı ama motivasyon yerine çok gereksiz bir gerginlik oluştu ve gördük ki bu gerginlik Galatasaray’ın aleyhine oldu.

Yine de Kocaelispor karşısında üstün bir ilk yarı oynadı sarı- kırmızılılar. Evet, golün geldiği 30. dakikaya kadar kontrollü ama tutuk ve üretkenlikten uzaktı Galatasaray. Ama topa ve oyuna hâkimdi ve özellikle Sane ile sağ kanadı çok iyi kullanıyordu. Nitekim 30’da bu kez sol kanattan gelen bir atakta Jakobs’un orta değil, adeta adrese teslim pasında güzel bir kafa vuruşu ile sarı- kırmızılıları 1-0 öne geçirdi Sane.

İşte bu golden sonra oyunu iyice kontrolü altına aldı Galatasaray. İkinci topları kısa sürede geri kazanan, rakip kaleyi baskı altına alan sarı- kırmızılılar; kendi kalelerinde ise tek bir pozisyon gördüler bu devrede.

Gol bulmak zorunda olan Kocaelispor, ikinci yarıda yaptığı değişikliklerle de birlikte oyunu önde oynamaya başladı. Yeşil- siyahlıların birbiri ardına gelen atakları ile gol de adeta geliyorum diye bağırıyordu. Okan Buruk; top tutamayan, kolay geçilen, gittikçe daha çok düşen orta sahayı en azından 60’ta Lemina ile dirençli hale getirmeliydi. Ama o bunun yerine sağ bekini değiştirmeyi tercih etti! Evet, Sallai çok etkili değildi ve Lang hemen herkesin hemfikir olduğu bir tercihti. Fakat Boey- Singo değişikliği yerine orta sahaya Lemina takviyesi gerekiyordu. Bunu yapmadı Okan Buruk ve hiç de sürpriz olmayan bir şekilde 72’de kalesinde golü gördü. Ancak bu golden sonra orta sahaya müdahale edebildi Buruk ve Lemina’yı 75’te Torreira’nın yerine sahaya sürdü. Torreira ile birlikte İlkay Gündoğan’ı da Yunus Akgün’le

değiştirdi. Oysa Yunus’un bir haftanın ardından Cumartesi günü antrenmana çıktığını kendisi söylemişti. Torreira da devam edebilecek durumdaydı. İlkay çıkıp Torreira sahada kalsa daha iyi olmaz mıydı?

Gelelim Icardi meselesine... Göztepe maçında santrforda etkili bir performans sergileyen Barış Alper Yılmaz, Kocaelispor maçının ilk yarısında aynı performansı sergileyemedi. Çok top ezdi ve çok dağınıktı. Üstelik ikinci yarı da aynı şekilde devam etti. Zaten en başından bu maçın Icardi’ye uygun bir karşılaşma olduğu çoğu kişi tarafından dile getiriliyordu. Hadi güvenmedi ve Icardi ile başlamadı Buruk. Ama Barış Alper’in bu kötü performansına rağmen 80 dakika kulübede oturtulmamalıydı Arjantinli! Olması gereken ikinci yarının ortalarından itibaren sahada kaybolan Sane’yi Icardi ile değiştirip Barış Alper Yılmaz’ı kanada, Icardi’yi de santrfora monte etmekti. Bunu da yapmadı Okan Buruk ve Sane o haliyle maçı tamamladı, Barış Alper top ezmeye devam etti, Yunus antrenman eksiği nedeniyle fiziksel anlamda hazır olmadığı için sürekli faul yaptı, 80’de lütfen oyuna dâhil edilen Icardi de doğru dürüst top alamadı. Çünkü son bölümde iyice paniğe kapılan Galatasaray hiçbir şekilde top yapamadı. Icardi’nin bunca zamandır hazır hale getirilememesi ayrı bir sorun, onun doğru kullanılamayıp küstürülmesi başka bir sorun. Koca kulüpte bu sorunu çözebilecek bir kişi bile yok mu? Trabzonspor maçından sonra da yazdım, Osimhen yoksa Galatasaray da olmuyor! Tek bir oyuncuya dayalı bu yapı sağlıklı mı? Elbette hayır. Osimhen’in alternatifi Icardi nasıl üçüncü santrfor konumuna düştü. Çok kaliteli dediğimiz Galatasaray kadrosu neden bu durumda? Kaliteli bir kadro bir oyuncunun eksikliğinde bu kadar çaresiz kalır mı? Oyun nasıl bu kadar geriledi? Fiziksel ve mental düşüşün nedenleri neler? İşte bu soruların muhatabı, tüm bu sorunların temel sorumlusu olan Okan Buruk!

Galatasaray umut vermiyor. Şampiyonluk şansı bitti denilen Fenerbahçe ise şu anda her açıdan çok daha iyi durumda. Puan farkının ikiye inmesi de sarı- lacivertliler için büyük bir motivasyon olacaktır. Elbette derbi öncesinde iki takımın da oynaması gereken birer maç var. O maçları oynamadan derbiyi düşünmek çok büyük bir hata olur. Okan Buruk’un doğru müdahalelerde bulunması, oyunu geliştirmesi ve paniğini yok ederek onun takıma bulaşmasını engellemesi lazım. Bunları yapabilecek mi, hep birlikte göreceğiz...

Categories: Yaz Tahtaya Bir Daha

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.