Vance’in bıraktığı soru işaretleri

ABD-İran arasında 21 saat süren görüşme maratonu hüsranla sonuçla sonuçlandı. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, “Anlaşma olmadan İslamabad’dan ayrılıyoruz” diyerek sonucu dünyaya ilan etti.

J.D. Vance’in, kısa süren basın toplantısının ardından İslamabad’daki gazetecilere ve dünyaya bıraktığı pek çok soru işareti vardı. En can alıcılarını sıralayalım:
8 Nisan’daki İslamabad mutabakatında varılan ateşkes devam ediyor mu? J.D. Vance, İran’a nükleer konusunda “en iyi teklifi sunduklarını” söyledi ama o teklif neydi? İran’a bir süre verildi mi? Verildiyse o takvim ne?
Masa dağıldı mı? Doğrudan ya da dolaylı formatta bir kez daha bir görüşme olacak mı? Olacaksa, nerede olacak? Bu sorulara yazının sonunda edindiğim bilgilerle yanıt vermeye çalışacağım.

Söylenen, söylenmeyen
Vance, 21 saat süren görüşmelerde tek anlaşmazlık noktası “nükleermiş” gibi konuştu. Oysa görüşmelerde üç temel tıkanma noktası vardı. Bunlardan ilki, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda ABD’nin kontrol talebiydi. İkincisi nükleerdi. Üçüncüsü ise İran’ın füze programıydı. Dünkü yazımda bu konularda tarafların pozisyonlarını aktarmıştım, tekrarlamayacağım ama İran, 3 maddeyi de “egemenlik meselesi” olarak görüyor. Bu açıdan bakıldığında J.D. Vance, Hürmüz Boğazı’na dair tek bir kelime etmedi, füze programı da dahil, taleplerle ilgili tek bir detay bile paylaşmadı.
Kontrol çabası
Hürmüz Boğazı, açıklamada yerini almayacak kadar basit bir mesele olsaydı, ABD Başkanı Donald Trump, görüşmelerle ilgili ilk açıklamalarında buranın kontrolünü Amerikan gemileriyle sağlamaya çalışacağını söylemezdi.
ABD donanmasının geçmişte, yaptırımlar altındaki İran petrolünü “hayalet filoyla” Uzak Doğu’ya taşıyan gemilere açık sularda operasyon yaptığını biliyoruz. Ama savaş – fiilen ateşkes kararı olsa da - devam ederken bunu yapılabilir mi? Göreceğiz.
İsrail’den mesajlar
21 saatlik süren görüşmelerde, perde arkasında yaşananları, Hürmüz Boğazı meselesinin büyük tıkanma yarattığını yine dün aktarmıştım. Fakat rüzgârın ters döndüğü tek yer, bu dosyanın açıldığı an değildi.
Sabaha karşı, İsrail’in tarafının hareketlendiği bilgileri de geldi.
Sadece Binyamin Nethanyahu’nun haritalar önünde çektiği ve “İran’a saldırıların bitmeyeceğini” söylediği videodan bahsetmiyorum. Müzakereler devam ederken ABD tarafı ile kurulan diyalog ve Tel Aviv’den gönderilen mesajlar da, içerideki iklimi bozdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin ertesi günkü açıklamasında bunu doğruladığının altını çizelim. Türk Dışişleri’nin gece yarısı apar topar yaptığı açıklamayı da sadece videoya bir tepki olarak görmemek gerekir.
Teknik heyetler İslamabad’da kaldı iddiası
Yaklaşık 21 saatlik müzakerelerden sonra, ABD ve İran basını, heyet başkanları ve heyetteki tüm isimlerin Pakistan’dan ayrıldığını yazsa da, edinebildiğim bilgiler, işin renginin tam da öyle olmadığını söylüyor. Pakistan’ın “son bir çaba” için teknik isimler üzerinden arayışa girdiği, dolaylı şekilde tarafların cumartesi günü mutabık kalınan konularda bir çerçeveye ulaşmaya çalıştığı bilgisini yine de buraya not düşeceğim.
Bundan sonra ne olacak?
Ateşkes fiilen devam ediyor ama doğrudan görüşmeler şimdilik askıda. Fakat ilerleyen günlerde dolaylı temaslar olabilir. 21 saatte kurulan komiteler üzerinden anlaşılan konularda metinler üzerinde çalışmalar devam edebilir, anlaşılamayan başlıklarda görüş farklılıklarını azaltmak için yeni formüller devreye girebilir. Pakistan’ın yanı sıra bu sürece katkı veren Türkiye, Mısır gibi ülkelerin diplomatik destekleri de mutlaka olacaktır. Fakat geleceğe dair en belirleyici şey yine İsrail’in pozisyonu ve açıklamaları olacak.
Categories: Vance’in bıraktığı soru işaretleri
Sende Yorum yap