Sonun başlangıcı

ABD’de İsrail’in savunma sistemleri özellikle de Demir Kubbe’nin geliştirilmesi için fon ayrılmasını istemeyen gruplar harekete geçtiler.
Bir de İsrail’in ABD’den aldığı her silahın parasının ABD Devleti’nce ödenmesini sağlayan anlaşma var.

O anlaşmanın süresi 2028’de doluyor, Tel Aviv uzatmak istiyor ama Washington’da Yahudi lobisine yakın isimler bile artık uzamayacak diyor.
İtalya, Gazze’deki soykırıma uzunca bir süre sessiz kalmıştı ama Lübnan’da BM Barış Gücü’ndeki İtalyanlara saldırıdan sonra İsrail ile olan savunma anlaşmalarını askıya aldılar.
İsrail’in Gazze’deki soykırımının en büyük destekçisi Almanya bile Batı Şeria’daki işgal konusunda sesini yükseltti.
Avrupa’nın vicdanı durumundaki İspanya Başbakanı, AB’ye, İsrail’e yapılmış olan ortaklık anlaşmasını askıya alma çağrısında bulundu.
Yapay zekâve teknolojide dünyanın en güçlü ülkesi haline gelen Çin için İsrail büyük sorun kaynağı.
Bugüne kadar asla olmaz denilen şeyler olmaya başladı işte.
Bu Netanyahu için sonun başlangıcı demek, İsrail’de başta Cumhurbaşkanı Herzog olmak üzere bir çok isim yaklaşan tehlikenin farkında ve onlar da Netanyahu ve suç ortaklarının artık tasfiye edilmesi gerektiğine inanıyorlar.
Uzun lafın kısası şu, Netanyahu için sonun başlangıcındayız artık, dünyanın bu kanser hücresinden kurtulmasına çok az kaldı…
Bizi düşürdükleri hal...
İran’a yönelik ABD-İsrail saldırısının ilk bir ayında atılan füzelerin, yapılan sortilerin sayılarına baktık.
Sonra Tahran’ın elindeki balistik füze sayısı, İsrail’in elindeki savunma füze sayılarını hesaplamaya çalıştık.
Son iki gündür de Hürmüz’den kaç gemi geçti, geçen gemilerin İran bağlantısı var mı diye sayıyor, araştırıyoruz.
Öldürülen çocuklar, siviller, enerji krizinin yoksullaştırdığı milyonlar falan hep arkadan geliyor.
Netanyahu-Trump ortaklığı dünyayı giderek daha da sevimsiz bir yere dönüştürdü ki, bu daha başlangıç sanki…

İnönü, Ecevit, Kılıçdaroğlu...
CHP üyesi Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün Hüsamettin Cindoruk’un cenaze töreninde CHP Genel Başkanı’nın elini sıkmadı, görmezden geldi.
Oysa Deniz Baykal, yıllar sonra koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu’na her seferinde Genel Başkan’ın görmesi gereken saygıyı göstermişti.
Bülent Ecevit, askeri darbe döneminde Genel Başkanlık’tan istifa ettikten sonra CHP’ye geri dönmedi, DSP ile kendi yolunu çizdi.
İsmet İnönü, tam 33 yıl 4 ay CHP Genel Başkanı oldu, 8 Mayıs 1972’de bu görevinden istifa etti.
İnönü’nün Genel Başkanlık’tan istifa etmesinin sebebi parti delegelerinin desteğini kaybettiği ideolojik ayrışmaydı.
İnönü’nün istifasından 6 gün sonra CHP, Bülent Ecevit’i Genel Başkan seçti.
Partide esen değişim rüzgârından rahatsız olan İsmet İnönü, 5 Kasım 1972’de, kuruluşundan beri üyesi olduğu CHP üyeliğinden de istifa etti.
CHP’den seçilmiş olduğu için 14 Kasım 1972’de de milletvekilliğinden ayrıldı.
İsmet İnönü o tarihten sonra CHP’yle ilgili hiç konuşmadı sadece bir kere “Ben partiyi bırakmadım, parti beni bıraktı” demekle yetindi.
Kemal Bey, ne Baykal ne Ecevit ne de İsmet İnönü gibi davranmadı.
İnönü gibi delegenin kararına saygı duymak yerine, Parti Meclisi’ne giremeyen iki ismi Genel Başkan Başdanışmanı sıfatıyla seçim sürecinde görevlendirdi.
CHP Genel Başkanlığı bittikten sonra Ecevit gibi kendi partisini kendi kadrosunu kurmadı. Aksine alternatif Genel Merkez oluşturdu.
Özgür Özel’in, Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan’ı pas geçen halini savunma çabası ya da zarafeti sonuç verecek bir çaba değil, gereği de yok zaten.
CHP tabanı, mahkeme yoluyla partinin başına dönme çabasından, Ak Parti tabanı da 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin kontrollü darbe olduğunu iddiası nedeniyle Kılıçdaroğlu’na sempatiyle bakmıyor.
Yargı aşaması tamamlandığında, Kılıçdaroğlu evine döndüğünde CHP’nin dertleri biter mi, orası biraz şüpheli işte.
Bir yanda “Ben aday olmazsam Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin meşuriyeti kalmaz” diyen İmamoğlu diğer yanda bir başka ideolojiden gelip, fikirlere değil anketlere bakmak lazım çizgisindeki Mansur Yavaş var.
Kemik oyu, çantada keklik ana muhalefet liderliği pozisyonu, garantili zengin il ve ilçe belediye başkanlıkları o kadar cazip ki kapıdan çıkan bacadan partiye dönmeye çalışıyor. Bu kemik oy oranı artık CHP’nin avantajı değil dezavantajı haline geldi.
Categories: Sonun başlangıcı
Sende Yorum yap