Türk CASı!
Son dönemde futbol o kadar çok "hukuk"la haşır neşir oldu ki; Futbol Federasyonu değil, adeta "adalet sarayı"...
Yasadışı bahis, şike; işte futbol işte... Tabii bu görünen buzdağının üst kısmı... Yani henüz bir şey görülmedi bile. "Müsabaka sonucunu etkileme" anlamında ne kişilerle hesap görüldü ne de takımlarla... Hele bir mahkemeler duruşmalarını yapsın da...
Zaten konumuz da bu değil... Biz Riva'da "hukukun temel kavramları"nın işlemesini beklerken, bir de ne görelim; "tarafsız" olmayan bir Tahkim Kurulu... Kişiler değil burada söylemek istediğim. Tahkim'de Ahmet olmuş, Mehmet olmuş fark etmez. Anayasa Mahkemesi, atamayla gelen bir TFF'nin görevlendirdiği "kurul"un bağımsız olamayacağını belirtmiş.
Bu işi takip edenler zaten biliyor ama bilmeyenlere söyleyeyim; Türkiye Futbol Federasyonu Kanunu değişecek. TFF'nin genel kurulunda statü değişecek ve artık Tahkim Kurulu, TFF Genel Kurulu tarafından seçilecek. Bunun için yeni bir kongre mi olur yoksa mali genel kurul ile birleştirilir mi bilemem.
Nasıl bir yol izlenecek, nasıl bir değişiklik olacak, bundan sonra neler yaşanacak, sağ olan görecek. Çünkü bu sürecin tamamlanması için koskoca bir 9 ay var. Tam da bir çocuğun dünyaya gelmesi için gerekli zaman! Halbuki TFF, çocuğu, Anayasa Mahkemesi kararıyla kucağında buldu.
Tarafsız olmadığı ilan edilmiş bir Tahkim Kurulu, 9 ay boyunca nasıl görev yapabilecek? Soru işareti...
Mevcut kurallar gereği 4 yıl için işbaşına gelen mevcut Tahkim Kurulu görevine devam edecek mi? Soru işareti...
Anayasa'ya uygun olmadığı ifade edilen bir Kurul'un aldığı kararlar ne kadar geçerli olacak? Soru işareti...
Üstelik, Anayasa ile "büyük bir güç"ü elinde bulunduran bir Tahkim Kurulu ise bu...
* * *
Anayasa Mahkemesi'nde bu konuyla ilgili karşı oy kullananlar da haklı! 4 yıl için seçilen kurul üyelerinin, istifa etmedikçe ayrılmayabileceğini belirtmişler. Kağıt üzerinde doğru tabii ki... Ama ya göreve gelirken peşin peşin "istifa"sını verdiyse... Bakın "verdiler" demiyorum, ya verdilerse... Kuyruğunu kıstıran bir kurul üyesi ne kadar tarafsız olabilir ki? TFF Yönetimi'nin kararını nasıl onamadan durabilir ki?
* * *
Biraz beyin cimnastiği de yapalım mı? Yeni kurgulanacak bir Tahkim Kurulu nasıl tarafsız olabilir?
TFF Genel Kurulu'nun önüne götürülecek adayların seçimi nasıl olacak? Mesela, gücü elinde bulunduran TFF Yönetimi, isimleri seçim öncesinde delegelere dayatırsa ne yapacağız? Bu kez "tarafsız" bir Tahkim mi olacak?
Ya da şöyle yapsak... Aynen "Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS)" gibi, çoklu hakem listesiyle bu işi görsek... Spor Hukuku'nda yetkin isimlerden oluşan bir hukukçu ordusuyla hareket edebilsek...
Davacı istediği hakemi, davalı istediği hakemi seçebilse, Tahkim heyeti de iki taraftan bağımsız olarak bir başkan verse, üç kişi çatır çatır hukuk tartışması yapsa...
Söyleyişi güzel ama futbolda kararlar ışık hızıyla alınmalı... Bu yapıya sürat kazandırılabilecek mi?
CAS bunu Dünya Kupası'nda, Avrupa Şampiyonası'nda ya da Olimpiyat Oyunları'nda pek güzel becerebiliyor. Kararlar 24 saat içerisinde alınabiliyorsa, Türk CAS'ında da bu neden başarılı olamasın?
Dikkat ederseniz, böyle olsun demiyorum, neden olmasın diyorum.
Bakmayın böyle düşünce fırtınası yaptığıma... Türkiye Futbol Federasyonu, en idealini bulabilme adına özellikle, kulüp avukatlarını, spor hukuku ya da futbolun hukuku üzerine çalışanları, ister bir araya getirsin, isterse onlardan rapor alsın pekala uzlaşı kültürünü oluşturabilir.
Yeter ki istesin!
NOT: Bu konuda farklı düşüncesi olanların fikirlerini öğrenmekten onur duyarım.
Sende Yorum yap