Hacıosmanoğlu’na dokunma yanarsın!
Sezon sonu geliyor. İstinasız her kulüp hakem hatalarından şikayetçi ve futbolu yönetenlere öfkeli.
Lakin canları ne kadar yanarsa yansın kimse (ikisi hariç, onlar da sonradan tornistan etti) Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nu istifaya davet edemiyor.
Hedeflerindeki isim Merkez Hakem Kurulu’nun başındaki zat.
Zamanın günahkârı, sezonun günah keçisi. Geçmişte olsa yangının ateşi anında TFF Başkanı’na sıçrar, kavga boyut değişirdi.
Hafızanızı yoklayın; son çeyrek asırda kulüplerin sezon içinde “devri teslim” istemediği kaç federasyon başkanı var?
Futbolla siyaseti birbirine dost edenlerin kulakları çınlasın.
Vergi ve SGK borçlarının affı için meclis koridorlarını mesken tutan, stat projeleri için bakanların kapısında sabahlayan, yasa değişikliği için meclis komisyonlarında vekil kovalayan kulüp yöneticilerini anımsayın.
Korku dağları sarmış
Şimdi bu insanlar nasıl olur da sırtını sağlam yere dayamış bir federasyon başkanını eleştirebilir?
Açın TFF sitesini bakın; son iki yılda İbrahim Hacıosmanoğlu hangi devlet büyükleri, hangi bakanlar veya bürokratlar ile yan yana gelip poz vermiş. Onca imaj pozları boşuna mı?
TFF Başkanı farkında değil mi sahip olduğu gücün?
İddia ediyorum 4 büyük kulüp başta olmak üzere, kimse Hacıosmanoğlu’nun icraatlerine ayar verme cesareti gösteremez.
Bir tanesi de çıkıp, “Bu MHK Başkanı’nı siz göreve getirdiniz, yaşananlardan sorumlusunuz” deme cüretinde bulunamaz.
Onlar ancak, “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” atasözünün ardına sığınıp camialarının gazını almaya çalışabilir.
Başkaldırıp isyan eden Burak Yılmaz’a kesilen ibretlik ceza ortada.
Devran dönünce
Merkez Hakem Kurulu’nun başındaki şahsa gelince... Bunca basiretsizliğe, vizyonsuzluğa ve beceriksizliğe rağmen görevde kalıyorsa, TFF Başkanı’nın sabrına dua etsin.
Ama üstlendiği misyon Türk futbolunun hafızasından silinmeyecek.
8 Mart operasyonunu da dahil ederek söylüyorum, O zat, 2.5 yıllık süreçte ülke hakemliğini uluslararası alanda ve ülkede yerle yeksan eden berbat bir yönetici olarak anımsanacak. Bugün karşısında “el pençe divan duran” hakem, gözlemci ve kim varsa, yarın bayram kutlaması bile yapmaktan imtina edecek.
Korku iklimi sona erip devran döndüğünde, hepsi “yeni ağalarının” önünde sıraya girecek.
TFF Başkanı’nın kralcıkları!
Herkesin yaptığı işe saygım sonsuz.
Ancak merak ediyorum; bir bestecinin, söz yazarının, defterdarın, Kay-kay Federasyonu başkanının, Athena grubu solistinin, bir komedyenin, futbol yorumcusunun, siyasi parti yöneticisinin, bir başkonsolosun, Kosovalı bir restoran sahibinin veya Kırkpınar ağasının Türkiye Futbol Federasyonu Başkanını ziyaret etmesinin nasıl bir haber değeri olabilir ki?
Kabaca saydım, göreve geldiği 18 Temmuz 2024 gününden bu yana 290’dan fazla kabul gerçekleşmiş ve hepsi TFF sitesinde görselleriyle birlikte haber diye sunulmuş.
Tatilleri çıkartırsak her güne görsel bir şölen! Bir gazeteci olarak Sayın İbrahim
Hacıosmanoğlu’na soruyorum; bu tuhaf şovlar bilginiz dahilinde mi, yoksa kralcılarınızın marifeti ile mi yapılıyor?
Olmadı Okan Hoca olmadı
Maalesef üzücü ve sorgulanması gereken bir olay yaşadık.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Burak’ın oğlu Ali Yiğit, Kocaelispor maçından sonra TFF Disiplin Kurulu’na sevk edildi.
İyi de bu çocuğun unvanı ne? G.Saray Kulübü görevlisi.
Ya suçu? Maç sonrası rakip takım mensuplarına karşı sportmenliğe aykırı hareketi.
Soruyorum; bıyıkları yeni terleyen ergeni kulüp adına akredite ettiren kim?
O kartı boynuna takmasına ve kısıtlı alanda dolaşmasına izin veren kim?
Saha içine girmesine ve sağa sola sataşmasına göz yuman kim?
Dahası, “Spor ahlakına aykırı hareket ettiği, tutum ve davranışlarıyla TFF’nin saygınlığını zedeleyip, futbolun değerini düşürdüğü, sporda şiddet ve düzensizliği teşvik” gerekçesiyle 15 gün hak mahrumiyeti cezası almasına yol açan “vicdansız” kim?
Sözüm babasına; “öyküyü” biliyorum ama olmadı Okan Hoca olmadı!
Categories: Hacıosmanoğlu’na dokunma yanarsın!
Sende Yorum yap