s

Hazal Kaya’nın tek eksiği ne?

Hazal Kaya’nın katıldığı programlarda öğrencilik, gençlik yılları ve 16 yaşında başladığı oyunculuktan sonra yaşadığı psikolojik sorunlara dair anlattıkları şu sıralar sosyal medyanın gündeminde.

Oyuncunun samimi itiraflarını insanların caps yapmasının sebebi belli:

Anne ve babası avukat olan Hazal Kaya’nın öğrencilik yıllarındaki gibi oyunculuk hayatında da torpilli biri olduğunu göstermek. Son günlerde bu torpilli çocuk işi çok gündemde çünkü...

Kusura bakmasın ama ünlü oyuncu da, yaptığı şu açıklamalarla sosyal medyada Hazal Kaya’yı sevmeyenlerin eline böyle kozlar verdi.

İşte sosyal medyada bir hayli eleştiri alan Hazal Kaya’nın açıklamaları:

“Hazal Kaya, lisede sıfır alarak nasıl mezun olduğunu anlattı!”

“Matematik hocam anneme, ‘22 yıldır böyle öğrenci görmedim’ demiş. Babamı aradım, ‘Helal olsun’ dedi.”

“Lise son, 16 dersin 12’si zayıf, bir tanesi de sıfırdı. Geometri hocasına gidip, ‘Senin Allah’ın var mı?’ dedim.”

“Sene sonu kaldım kalacağım, ikmal sınavına girdim. Ben bunları yapamayacağım, kalacağım ‘Beni bir yıl daha burada görmek istiyor musun?’ diye sordum, hoca yardım etti, o şekilde geçtim. Mezuniyette aynı hocayla göbek attık.”

Gençliğinde nasıldı?

Hazal Kaya, gençlik yıllarındaki metalci hâlini, piercing merakını ve çocuklukta verdiği kavgaları şöyle anlattı:

“Lisede tam bir metalciydim. Piercing’i tekrar takmak istedim.”

“Ali, ‘Biz evliyiz ve çocuğumuz var, lütfen dudağındaki o piercing’i takma’ dedi.”

“Yüzüme beyaz pudra sürüyor, kırmızı göz kalemi çekiyordum.”

“Çantama çengelli iğneler takıyordum.”

“O dönem dudağımı deldirip, piercing takmıştım.”

“Mor ve Ötesi konserine giderken o ruh yeniden geldi.”

“Ben küçükken de çok kavgacıydım.”

“İlkokulda kızların eteğini açanları pusuya yatıp bekliyordum.”

“Ben şort giyiyordum.”

“1’inci sınıftayken 3’üncü sınıfları dövüyordum.”

Psikolojik destek

Ekranların ünlü isimlerinden Hazal Kaya, yıllar boyunca oyunculuktan kazandığı parayı nerelere harcadığını Kafa TV’de Enis Arıkan’a anlattı:

“Kendimi sevmeyi ve kabul etmeyi o kadar zor öğrendim ki! Benim terapiste, reikiciye, enerjiciye, NLP’ciye verdiğim paralarla şu an gayrimenkul zengini olurdum. Kendime harcadım o parayı ben. Hazal olarak kendimi kabul etmeye ve bunu sevmeye harcadım.

Çünkü 17-18 yaşımdan beri benimle ilgili söylenmeyen laf yok. O kadar zor ki. Çünkü dışarının gözüyle bakıyorsun kendine. Sen mutlu musun, iyi misin? Bu hiç yok. Hiç sormadım ben bunu. Dışarıdan kendime baka baka geçti yıllarım. Daha yeni üç yıldır, ‘Bir dakika ya’ demeye başladım ve bu bana o kadar iyi geliyor ki. Artık diyorum ki: Evet, Hazal bu. Seversin, sevmezsin”

Hazal Kaya gibi 4.5 yaşında keman, yedi yaşında bale öğrenen, İtalyan Lisesi’nden sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Görsel Sanatlar Yönetimi Performans Bölümü’nde okuyan, sekiz film ve 16 dizide oynayan ve birçok ödül kazanan birinin sosyal medyada, “Doğuştan torpilli” diye lanse edilmesi haksızlık değil mi?

Gel gör ki; Ayla Algan’dan drama, Ümit Çırak’tan oyunculuk teknikleri öğrenen, 16 yaşından beri kameralar karşısında olan, İngilizce, İtalyanca ve Almanca bilen Hazal Kaya, yaptığı dobra açıklamalarla kendisini sevmeyenlere malzemeyi bizzat kendi verdi.

Oyuncu, mesleki gelişim için onca ders alırken keşke ‘şöhret yönetimi’ konusunu ihmal etmeseydi.

GÜNÜN SÖZÜ

“Hayatta anlamı olan en küçük şey, anlamı olmayan en büyük şeyden daha değerlidir.” (Carl Gustav Jung)

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.