Yarına bırakan ama yanına bırakmayan devlet

Tuncay Sonel…
Tunceli eski Valisi..
Görev yaptığı dönemde Tunceli için önemli ve ses getiren işlere imza attı.
Ama o döneme ilişkin öyle bir iddiayla gündemde ki…
Eğer doğruysa ben de dahil hiç kimse artık onu hizmetleriyle hatırlamayacak.
6yıl sonra ‘kayıp şahıs’tan cinayet soruşturmasına dönen Gülistan Doku vakasında gözaltına alındı Sonel.. Oğlu aynı dosyadan tutuklu.
Demek ki neymiş… Devlet belki yarına bırakırmış ama kimsenin yaptığını yanına bırakmazmış..
Aynı durumun belediye başkanları için de geçerli olduğunu herkes aklının bir köşesine yazsın.
Belli ki bu operasyonların devamı gelecek.
Oturduğu makamdan aldığı gücü kötüye kullanan kim varsa yargı önünde hesabını verecek.
Milletin devletten beklediği tam olarak bu. Siyaset ve medya bu dönemin ruhunu iyi okumalı.
Özellikle de hırsızlığı, yolsuzluğu tam siper savunanlar..
CHP’NİN EPSTEIN’İ İHRAÇ EDİLEMİYOR!
Uşak’taki dört dörtlük belediye skandalı her geçen gün daha da ilginç bir boyut alıyor.
Sevgilileriyleyaptığı tatiller internete düşen belediye başkanının marifetleri sadece
aşırı hareketli özel hayatıyla sınırlı değilmiş.
“Yaparsa Özkan Yalım yapar” diyerek Uşaklıdan oy isteyen Başkan sözünü tutmuş.
Müzikhol adı altında faaliyet gösteren işletmesinde çalışanları belediye kadrosundan maaşa bağlamış!
Hepsi bu kadar mı? Tabii ki hayır… Devamı da var.
Tam 254 video kaydından oluşan bir de arşivi ortaya çıktı kendisinin.
Şimdisoru şu: Bu kasetlerde kimin görüntüleri var? Kim bu kasetlerle hangi şantajlara maruz kaldı! CHP’nin ortaya çıkan bunca rezalete rağmen Özkan Yalım’ı ihraç edememesinin sebebi bu kasetler mi?
Kaleminden kan damlayan candaş gazetecilere çağrımdır.
Hadi yolsuzluk, hırsızlık iddialarına tamamen duygusal sebeplerden giremiyorsunuz..
Uşak’ta ortaya çıkan “Yerli Epstein” skandalına dair iki satır yazın birader..
Siz daha iyi bilirsiniz ama bu dünyanın her yerinde haberdir haber…
EMEKLİ BÜYÜKELÇİ’NİN HEZEYANLARI
Global İlişkiler Forumu Başkanı Timur Söylemez…
Kendisinin bir titri daha var… Emekli bir Büyükelçi..
Dünyanınküresel bir savaş riskiyle karşı karşıya olduğu, Türkiye’nin çevresinin ateş çemberine döndüğü bir süreçte kafayı Dışişleri Bakanlığına takmış!
Efendimneymiş… Dışişleri’nin MİT gibi yönetildiği eleştirilerine katılıyormuş.
Alınan bazı kararlarda ofsaytta kalınan çok an oluyormuş!
Sanki bu açıklamayla ofsayta düşen kendisi olmuş gibi..
Emekli olmadan önce NATO’ya Daimi Temsilci olarak atanmayı çok istediğini duydum.
Acaba isteği karşılansaydı bugün bu açıklamayı yapar mıydı?
Dünyanın en güzel yerlerinde, en iyi imkanlarla Büyükelçilik yaparken Dışişleri de bakanlar da mükemmel.
Ne zaman koltuk gidiyor herkes kötü oluyor...Bilindik hikaye tekrarlanmaya başlıyor.
Sende Yorum yap