s

Trump’a barış, Netanyahu’ya savaş lazım

Amerikan ekonomisi, ciddi bir krizle karşı karşıya. Bu kadar büyük bir ekonomi, muhtemelen hemen her türlü krizi öyle ya da böyle atlatabilirdi; iki yılda bir yapılan Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı ve Senato’daki 100 sandalyenin 33’ünün yeniden seçileceği ara seçimlere 200 günden az kalmış olmasaydı.

Petrol fiyatlarındaki artış ve Trump’ın İsrail’in (ve NeoCon-Müdahaleci Derin ABD Devleti’nin) son iki İran savaşına katılma kararının getirdiği dış yatırım gelirlerindeki ani azalışın hem kurumsal düzeyde piyasalara hem de sıradan yurttaşların cüzdanına kadar yansımış olduğu bir gerçek. Amerika’da da bizdeki gibi okul tatili ile çok sayıda aile “memlekete” gider; ama medyadan bu yıl iç turizmin olmayacağı, yani alışverişin artmayacağı ihtimali açıkça görülüyor.

Trump, Merkez Bankası’nın başına, para musluklarını ardına kadar açacak bir kuklayı getirmek istiyor; ama bu kişinin Kongre’den gereken onayı alacağı şüpheli. Trump’ın adayı Kevin Warsh’ın Senato’nun ilgili komitesindeki oturumununaçılışında Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren’ın konuşması, Trump’ın beklediği bol para musluğunun açılması ve bu suretle iki savaşın faturası Merkez Bankası’na ödetme planının gerçekleşemeyebileceğini gösterdi. Bu demektir ki, Kasım seçimlerinde Cumhuriyetçiler, yani Trump Kongre çoğunluğunu kaybedebilir ve bu Trump için Kongre’nin yargılama izni vermesine, hatta görevden uzaklaştırma kararı almasına imkân sağlayabilir.

İran’ın İsfahan görüşmelerine katılmayı reddetmesine rağmen Trump’ın ateş-kesi uzatmasının sebebi budur. Trump’ın Obama zamanında 2016’da yapılan ama İsrail’in karşı çıkması sebebiyle Trump’ın Amerika’yı 2018’de çıkarttığı İran ile nükleer anlaşma benzeri bir tavize adım adım yaklaşmasının da sebebi budur.

Ne var ki, İran’ın ABD ile yeni bir nükleer anlaşması yapması ve Trump’ın ordusuna tası-tarafı toplayıp askerini çekmesi ihtimalinin bu kadar yüksek olması, İsrail ve Orta Doğu’ya yeni şekil verme meraklısı NeoCon ve Müdahaleci ABD Derin Devleti’nin hiç mi hiç hoşuna gitmedi; gitmiyor. Önce Trump’a birbiriyle çelişen açıklamalar yaptıran, sonra Hürmüz Boğazı’nı açmak üzere gönderdiği donanmaya boğazı ablukaya aldırtan ve nihayet bir İran’a Çin’den yüklenmiş malları getiren bir sivil gemiyi vurduran bu kirli ittifak, hedefine kısmen ulaştı; ABD’nin, İsrail’i atlayıp İran’la anlaşma imzalamasını önledi.

Fakat Trump’ın bu savaşı bitirmeye, donanmasını ve savaş uçaklarını geri çekmeye o kadar ihtiyacı var ki, siyaseten sıkışan bütün liderler gibi, İran’ın görüşmelere burun kıvırmasına, İsrail’in hop oturup hop kalkmasına aldırmadan, ateş-kes süresini uzattı. Bu yeni ek sürede İran İsfahan’a döner mi? ABD ablukasını kaldırılmamış olmasını telafi etmek ve İran’ı masaya getirmek için, ABD tarafı, açıkça olmasa bile Pakistan aracılığıyla yeni bir takım tavizler önerebilir mi?

Böyle bir girişimin gizli kalmayacağı, eli kolu uzun Netanyahu’nun barışa yol açacak her türlü girişimi sabote edeceği açıktır. Bu amaçla Netanyahu, İran’ı masadan tamamen uzaklaştıracak girişimlerde bulunabilir; mesela Lübnan’daki sözde ateş-kesi ihlal ederek, kitle cinayetlerine yeniden başlaması, hatta Trump’ı ve ateşkesi uzatma kararını bir kenara iterek, doğrudan İran’a saldırması ihtimal dışı değildir.

İsrail’in soykırımcı ve savaş suçlusu hükumeti, ABD kamuoyunun, Demokratların ve az da olsa bazı Cumhuriyetçilerin artık kendilerini desteklemediğini çok iyi biliyor. İşgalci İsrail askerlerinin Lübnan’daki kiliseleri tahribine ilişkin videoların, İsrail aleyhtarı tavrın Trump’ın ve Cumhuriyetçi Parti’nin oy tabanı olan halka da yansımasına sebep olduğu açıktır.

Benzine 1945’ten bu yana en yüksek bedeli ödeyen veren Amerikan halkı bir tarafta, “Bu savaş devam edecek; İran’da rejim değişecek!” diyen İsrail ve Siyonist Lobisi bir tarafta. Trump’ın acilen karar vermesi ve bu kararın etkisini 200 günden önce göstermesini sağlaması lazım.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.