s

Cumhuriyetçiler de tartışmaya başladı

İran ile süren savaşın 60. günü dolmak üzereyken, Demokratlar’ın ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın kendi partisi Cumhuriyetçiler de “yetki” tartışması başlattı. ABD Senatosu’nda Cumhuriyetçiler’in, 1973 Savaş Yetkileri Yasası uyarınca askeri harekatın devamı için Kongre onayı gerekip gerekmediği konusunda görüş ayrılığı yaşadıkları belirtiliyor.

Alaska Senatörü Lisa Murkowski, Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, Maine Senatörü Susan Collins ve Utah Senatörü John Curtis’ten oluşan bir grup Cumhuriyetçi, Başkan Trump’ın gelecek ay askeri operasyonları azaltmaması halinde Kongre’nin savaşı yetkilendirme konusunu oylaması gerektiğini ifade ediyor. Buna karşın, Senato Çoğunluk Lideri John Thune ve Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı James Risch, İran’a karşı askeri güç kullanma yetkisi (AUMF) tanıyacak bir karar tasarısını yakın zamanda Genel Kurul’a getirmeyi planlamıyor.

Zamanlama sorun!

Thune, muhtemel bir savaş yetkilendirme oylamasını tamamen dışlamamakla birlikte, pek çok Cumhuriyetçi senatörün, zorlu ara seçimlerden sadece birkaç ay önce kamuoyu nezdinde popüler olmayan askeri bir çatışmanın sürdürülmesi yönünde oy kullanmaktan kaçınmayı tercih ettiği belirtiliyor. Thune ayrıca, Trump’ın İran’la ateşkesi uzattığını, Washington ile Tahran arasında kısa sürede bir barış anlaşmasına varılmasının “ideal” olacağını kaydetti.

Senato’daki Cumhuriyetçiler, Çarşamba günü Trump’ın askeri eylemlerini durdurmaya yönelik Demokrat destekli bir savaş yetkileri tasarısını 5. kez bloke etmişti.

İlgili yasa uyarınca başkanın, ABD silahlı kuvvetlerini bir askeri çatışmaya dahil etmesi durumunda 48 saat içinde Kongre’yi bilgilendirmesi ve Kongre’den resmi yetki almadığı sürece bu angajmanı 60 günle sınırlaması gerekiyor. Yasada, birliklerin çatışma bölgesinden çekilmesi için ilave 30 günlük bir süre daha tanınıyor.

Donanma Sekreteri gönderildi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Donanma Sekreteri John Phelan’ın görevden ayrıldığını duyurdu. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, sosyal medya paylaşımında, Phelan’ın kararının “derhal geçerli” olacağını söyledi. Phelan’ın tam olarak neden görevden ayrıldığı bilinmiyor. Ancak Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır gerilim yaşadığı söyleniyor.

Ancak “Politico” internet sitesine konuşan kaynaklara göre, görevinde bir yılı biraz aşan bir süre görev yapan Phelan, Başkan Donald Trump’ın gözüne girmek amacıyla yeni savaş gemilerinin tasarlanmasına katkıda bulunmuştu.

Yetkileri alınmıştı

“Trump Sınıfı” savaş gemileri, Pentagon’un daha küçük, daha ucuz ve mürettebatsız gemilere yönelme stratejisine uymadığı için Hegseth ve Bakan Yardımcısı Stephen Feinberg için büyük bir hayal kırıklığı kaynağıydı. Başka kaynaklara göre, Phelan’ın da son zamanlarda bazı temel sorumlulukları elinden alınmıştı.

Donanma Sekreteri, Deniz Kuvvetleri’ndeki en üst düzey sivil yetkili ve Savunma Bakanı’na bağlı çalışıyor. Donanmanın uzun vadeli savunma stratejilerini, modernizasyon planlarını ve operasyonel önceliklerini belirliyor, donanmanın bütçesinin nasıl kullanılacağına dair siyasi kararlar alıyor, donanmanın yıllık bütçesini hazırlayıp Kongre’ye sunuyor.

‘Yönetim Devrim Muhafızları’nda’

ABD merkezli “New York Times” gazetesinin, İranlı ve Batılı yetkililere dayandırdığı haberine göre, ortalara çıkmayan yeni dini lider Mücteba Hamaney’in, ülkeyi Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) komutanlarından oluşan bir “danışma kurulu”yla yönettiği öne sürüldü. İddialara göre Hamaney, dış dünyadan gelen bilgileri el yazısı notlarla alıyor, karar süreçlerinde daha çok onay makamı olarak rol oynuyor.

İranlı siyasetçi Abdolreza Davari ise, gazeteye yaptığı açıklamada, Hamaney’in yönetim tarzını “bir yönetim kurulu başkanı”na benzetti. Davari’ye göre Hamaney, karar süreçlerini güvendiği IRGC komutanlarına devretti. “Generaller artık kurul üyeleri gibi hareket ediyor” ifadelerini kullanan Davari, özellikle savunma ve dış politika alanlarında bu yapının belirleyici olduğunu söyledi.

Etkileri fazla

Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü ve ABD istihbarat raporlarına göre de, Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi, Mücteba Hamaney’la birlikte hem askeri hem de siyasi kararları doğrudan alıyor. Bir dönem ABD ile müzakerelerde muhatap olarak görülen Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, artık IRGC’nin onayı olmadan hareket edemiyor.

‘Saflarda kırılma var’

İran dini lideri Mücteba Hamaney, “Halk arasında oluşan olağanüstü birlik nedeniyle düşman saflarında bir kırılma meydana geldi. Bu nimete şükredilirse, birlik daha da güçlenip çelik gibi olacak ve düşmanlar daha da aşağılanacaktır. Düşmanın medya operasyonu, halkın zihin ve psikolojisini hedef alarak ulusal birlik ve güvenliğe zarar vermeyi amaçlıyor” dedi.

Trump’tan ‘Vur’ emri!

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’na mayın döşeyen her türlü deniz aracının “vurulması” için donanmaya talimat verdiğini açıkladı. Trump, Truth Social’da yaptığı açıklamada, mayın tarama gemilerinin şu anda “normal kapasitenin üç katı” bir tempoyla çalıştığını belirtti. Hürmüz Boğazı’nı tamamen kontrol ettiklerini ve izin vermedikleri hiçbir geminin boğaza girip çıkamayacağını söyleyen ABD Başkanı, “Zaman onların lehine işlemiyor. Anlaşma sadece ABD, müttefiklerimiz ve dünyanın geri kalanı için uygun olduğunda yapılacaktır” dedi. Başkan Trump Oval Ofis’te yaptığı açıklamada ise “Vietnam’da 18 yıl geçirdik, Irak’ta uzun yıllar harcadık. (İran’da) Bu işi daha 6 haftadır yapıyoruz ve ordularını yendik. İran bir anlaşma yapmak istiyor. Onlarla görüşüyoruz ama ülkenin başında kimin olduğunu bile bilmiyorlar” dedi. “İran’da neden nükleer kullanayım ki?” diyen Trump, “Onları geleneksel yöntemlerle yok ettik. Dolayısıyla hayır kullanmayacağım” diye konuştu.

Lübnan’da ateşkes uzatıldı

Trump, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin ise 3 hafta uzatılacağını açıkladı. ABD medyası da, Hürmüz’deki mayınların tamamen temizlenmesinin 6 ay sürebileceğini, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş sona ermeden bu işlemin gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu iddia etti. “Washington Post” gazetesinin haberinde, Kongre’ye bir sunum yapan ABD’li yetkililer, Kongre üyelerinin, İran’ın Hürmüz çevresinde “20 ya da daha fazla” mayın yerleştirmiş olabileceği, ayrıca bazı mayınların GPS teknolojisiyle uzaktan yüzdürüldüğü, dolayısıyla mayın yerleştirme esnasında ABD güçlerinin bunları tespit etmekte zorlandığı konusunda bilgilendirildiğini öne sürdü. Bu arada İngiltere Savunma Bakanlığı, İngiliz askeri dalgıçların, Hürmüz Boğazı’nda ihtiyaç duyulması halinde mayın temizleme operasyonları yürütmeye hazırlandığını bildirdi.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.