Elbette Aydınlar!
Sözü uzatmadan Fenerbahçe için yeni dönemin başladığını söyleyebilirim. Başkan Sadettin Saran, 6-7 Haziran için genel kurul çağrısı yaparak, kendi geleceğinden çok Fenerbahçe’yi düşündüğünü gösterdi ve “olağanüstü güçlerle” bir “kalk borusu” çalınmasına önayak oldu.
Başkanlığa aday olması beklenen Mehmet Ali Aydınlar, sağlık sektöründe yaptığı olağanüstü verimli hastanelerin kuruluşuyla yabancı ortaklarının da sıraya girdiği örnek yatırımlara girişti. Her yatırımının karşılığını dürüst ve açık yönetim anlayışıyla zirvelere taşıdı.
Öte yandan spor alanında en başta voleybol sponsorluğu ile Fenerbahçe kulübünün en başarılı sponsorlarından biri oldu. Aydınlar, 3 Temmuz süreci olarak bilinen ve dönemin başkanı Aziz Yıldırım’ın da özgürlüğünü çaldırdığı yıllarda oynadığı rolün sorumluluğunu ve cesaretini başarıyla taşıdı. TFF Başkanı olarak yol arkadaşlığı yaptığı hiçbir yöneticisinden vazgeçmedi. Fenerbahçe’nin UEFA ve Tahkim Kurulları’ndaki haklarını korumak için olağanüstü başarıyla çalıştı. O süreçte kendisini hedef gösteren yöneticilere küsmedi, alınmadı, darılmadı. Bu olayların perde arkasını aktardığı inanılmaz tartışmaları ve mücadeleyi sabahlara kadar süren sohbet ortamlarından bildiğim için yazıyorum.
Mehmet Ali Aydınlar, Türk sporunun aradığı ideal yönetici kuşağının öncüsüdür.
Kazanırsa, sadece Fenerbahçe’yi değil, Türk sporunun tümünü ayağa kaldırabilecek büyük başarılara herkesin hazır olmasını öneriyorum.
Başarı diliyorum.
Ederson'un zor günleri
Fenerbahçe kalecisi Ederson, kariyerinin belki de en zor günlerini yaşıyor. Carlo Ancelotti’nin ilan ettiği aday kadroda Dünya Kupası’na hazırlanan Ederson, Fenerbahçe’nin Rizespor ile oynadığı lign maçında yediği hatalı golle ekibinin şampiyonluk umutlarını törpülemişti. Pazar günü Süper Lig’in örtülü finali olarak adlandırılan Galatasaray maçında gereksiz itirazları ve hakem Yasin Kol’a karşı kural dışı davranışları nedeniyle kırmızı kart görmesi, dikkatleri çekti.
Portekiz’de yaşayan Fenerbahçeli dostumuz Bayram Dağdeviren, “Ederson’un sorununu bizim Taffarel çözer” diyor. Dağdeviren’e göre Brezilya Milli Takımı kaleci antrenörü Taffarel, Ederson’un durumunu yakından izliyor ve onu rahatlatacak temasları sürdürüyor. Özetle Fenerbahçe kalecisinin kaderi Galatasaraylı abisinin çabalarına bağlı. Ne diyelim? Geçmiş olsun!
Halil Umut Meler'i mi sordunuz?
Bazı dostlar, Yasin Kol’un tartışmalı kararlarından sonra Galatasaray-Fenerbahçe maçını Halil Umut Meler’in yönetmesi gerektiğini anımsatıyor.
Biraz geç kalmış olamazlar mı? Ankara’da uğradığı yumruklu başkan saldırısından sonra, biliyorsunuz, onu travması ile baş başa çaresiz bırakanlar oldu. Kolay ve sıradan maçlarda görevlendirildi. Böylece UEFA Avrupa Liglerinde kariyerini sürdürme şansını kaybetti. Derken, Dünya Kupası’na çağrılan hakem kadrosunda da yer alamadı. Böylece onu “raporlu” sayarak önce yoklamalardan düşürdük, sonra da el birliğiyle harcadık.
Nasıl? İyi ders değil mi?
Sende Yorum yap