Ücretin gününde ve eksiksiz ödenmesi şart

Ücret çalışanların hayatlarını sürdürebilmeleri için tek kaynaktır. Bu nedenle işçilerin hak mücadelesinin temelini oluşturur. 1 Mayıs’ta konuşulması gereken konuların da başında geliyor. Ücretin korunmasına ilişkin kurallar yetersiz olsa da belirli bir koruma alanı sağlıyor. Ne var ki bu kuralların işletilebilmesi daha hızlı bir denetim sisteminin kurulmasını, daha hızlı bir yargılama yapılabilmesini gerektiriyor. Aksi takdirde korumaya ilişkin kurallar uygulansa da o tek geçim kaynağı olmadan kaynaklanan yıkımları engelleyemiyor. Bu nedenle aşağıda belirtilen koruyucu hükümler, uygulama ile birlikte tekrar değerlendirilmeli.
Hak kazanma anı önemli: Ücret ödemelerinde farklı dönemler belirlenebilir. Kanuna göre ücret en erken haftada bir, en geç ise ayda bir ödenebilir. Dolayısıyla, işveren çalışanın ücretinin iki ayda bir ödeneceğine ilişkin bir düzenleme yapamaz. Ücretin ayda bir ödeneceğine karar verilmesi halinde, işveren ödeme yapacağı ayda, önceki ayda ödeme yaptığı günden daha ileri bir günde ödeme yapamaz. Örneğin, bir önceki ay ücretler ayın 8’inde yatırılmışsa, bir sonraki ay en geç 8’inde ücretin ödenmesi gerekir.
Gecikme halinde iş bırakılabilir: Ücreti ödenmeyen işçiye çalışmaktan kaçınma hakkı tanınmıştır. Ücreti ödenmeyen çalışan işyerine gelip mutat işlerini yapmama hakkına sahiptir. Fakat ücretin ödenmediği ilk gün çalışmayı bırakmanın kötü niyetli bir davranış olacağı düşünülerek buna bir sınırlama getirilmiştir. İşçiler ancak 20 gün boyunca ücretleri ödenmezse, 20. günün sonunda çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptirler.
Gününde ödenmeyen ücrete faiz talep edilebilecektir: Ücrete uygulanan faiz, yasal faizden daha yüksek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Hatta bu ücret toplu iş sözleşmesinden kaynaklanıyorsa, bu kez daha da yüksek olan işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanacaktır. Fakat bu faizlerin istenebilmesi için işverenin temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Bunun için de ücretin ödenmesi için işverene ihtar çekilmesi zorunludur.
Derhal talep: Çalışanların en çok karıştırdıkları konuların başında ödenmeyen ücretlerin en fazla ne kadar sürede talep edilebileceği gelmektedir. Ücretlere ilişkin zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Ücretin ödeme zamanından itibaren 5 yıl içinde dava veya diğer takip yollarıyla talep edilmeyen ücret zamanaşımına uğrayacaktır. İşçinin o işyerinde çalışmaya devam etmesi sonucu etkilemeyecektir. Örneğin, 15 yıldır aynı işyerinde çalışan bir işçi, 10 yıldır fazla çalışma yaptığını fakat bunların ücretinin ödenmediğini iddia ediyorsa, ancak dava açtığı tarihten önceki 5 yıl içinde ödenmeyen bir fazla çalışma ücreti varsa, onu talep edebilecektir.
Fesih kaçınılmaza kıdem hakkı doğurur: Ücretin ödenmemesi halinde çalışanların iş sözleşmelerini derhal feshetme hakları vardır. İşçi ücretin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini derhal feshederse kıdem tazminatına hak kazanır. Fakat fesih kendisi tarafından gerçekleştirildiği için bu durumda ihbar tazminatına hak kazanamayacaktır. İşçinin ücretinin sadece ödenmemesi değil, geç ödenmesi de derhal fesih nedenidir. İşveren ücreti geç ödüyorsa, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.
Sende Yorum yap